Konser-Opera

Müzikte 'Türk tarzı'nın iki güzel örneği Abu Hassan ve Zaide

21.09.2011


Paylaş:

Avrupa'da 18. yüzyıl ve 19. yüzyılın ilk yarısında moda haline dönüşen bir akım olan 'Türk tarzı'nın (Turquerie) opera sanatındaki iki güzel örneği olarak kabul edilen Abu Hassan ve Zaide bu sezon Antalya ve Mersin'de sahneleniyor.      

 
Abu Hassan  
 
Alman Romantik Okulu'nun müzik alanındaki en önemli bestecisi hatta kurucusu diyebileceğimiz Carl Maria von Weber'in (1786-1826) 1 perdelik Abu Hassan şarkılı oyunu ya da singspiel'i, şair ve yazar Franz Karl Hiemer (1768-1822) tarafından, 1001 Gece Masalları'nın Abu Hassan ya da Uyanık Uykucu adlı öyküsünün ikinci bölümünden sahneye uyarlanmıştır. Besteci, metin kendisine 1810 yılının Mart ayında teslim edilir edilmez çalışmaya koyulmuşsa da, eseri ciddi anlamda bestelemeye ancak Silvana operasının 1810 yılı Eylül ayındaki ilk seslendirilişinden sonra başlayabilmiştir.   
 
Partisyon, 1811 yılı Ocak ayında tamamlanmış ve Münih'te sahnelenerek kayda değer bir başarı elde etmiştir. Bu başarı aynı yılın Temmuz ayında, Württemberg Kralı I. Frederick'in sarayındaki temsille (Ne gariptir ki temsil Kralın yokluğunda yapılmış ve programa bestecinin adı konmamıştır) perçinlenmiştir.   Eser, Weber'in, Dresden temsili ve Saks-Gotha sülâlesinden Dük August'un sarayındaki temsil için yaptığı eklemelerden ve özellikle Der Freischütz (Sihirli Av) operasından sonra, çok sayıda Avrupa sahnesinde büyük başarılar elde etmiştir. Oyunun unutulduğu bir dönem yaşanmışsa da, 1900 yılında Bruno Walter, 1910 yılında Felix Mottl ve 1924 yılında Richard Strauss yönetiminde yeniden sahnelenmiştir.  
 
Eserin konusu, Halife Harun Reşit, eşi Zübeyde ile hizmetkârları Abu Hassan, eşi Fatime ve tefeci Ömer arasında geçer. Tefeci Ömer'e borçlanan Abu Hassan ve Fatime'nin Halife ve eşinden para kopartmak için entrika düzenlemeleri, çeşitli oyunlardan sonra entrikalarının ortaya çıkması üzerine hizmetkârların af dilemeleri ve Halife'nin onları bağışlaması, Abu Hassan'ın konusunun çok genel hatlı bir özetidir diyebiliriz. Canlı, parlak uvertürden başlayarak, son mezürüne kadar gayet esprili, neşeli bir eserdir Abu Hassan.   
 
Saraydan Kız Kaçırma operasının hayranı olan besteci, orkestrayı 'Türk' renkleriyle bezemiş (ikinci trionun içindeki marş); iki gitarla fagotu ve trompetleri aynı aryada bir araya getirerek (Abu Hassan'ın parlak 'Ich liebe Gasterein' aryası) değişik birliktelikler ortaya çıkartmıştır. Abu Hassan'dan alacaklı olanların kısacık korosu 'Geld! Geld!' veya çiftin güzel ikinci düeti 'Tränen sollst du' ve Fatime'nin sevgi dolu yumuşacık aryası 'Wird Nachtigall', singspiel'in güzel bölümlerini oluşturur.   
 
Weber'in müzik dehası, Ömer'le olan üç ansambl, Fatime ile düet ve müziğin gerek karakterleri gerek olayları çok güzel biçimde yansıtan iki triosu olan 'Ich such' und such' ve 'Ängstlich klopft es' doruğa çıkar. 1823 yılında Dresden temsili için Weber'in eklediği, Fatime'nin son derece güzel, acıklı armonilerle dolu, hüzünlü bir vokal çizgiye sahip lamento'su ise operayı komik olan genel havasından uzaklaştırırken, sanki Der Freishütz'teki Agatha'yı anons eder. Gerek Hassan, gerek Fatime'nin, sanatçılara vokal becerilerini gösterme imkânı veren solo aryaları vardır. Diğer karakterler ise konuşma rolü şeklindedir. Abu Hassan, 19. yüzyıl arifesinde, 'komik opera' tarzının güzel örneklerinden biridir; adeta bir küçük mücevher gibidir. Bestecisi, daha sonra, 1821 yılında ilk kez sahnelenecek olan Der Freischütz ile operada iki yüzyıldır hâkimiyetini kabul ettirmiş olan İtalyan hegemonyasını aşacak ve dönemin yerleşik İtalyan stiline kararlılıkla karşı çıkan en büyük Alman romantik müzisyen olarak müzik tarihindeki yerini alacaktır.   
 
Abu Hassan şarkılı oyunu, ülkemizde ilk kez 16 Aralık 1983 tarihinde, İstanbul DOB tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde Yekta Kara'nın sahnelemesi ve Işıl Öztunç'un yönetiminde seslendirilmiştir.   
 
Kayıtlar  
 
Bavyera Devlet Operası/W. Sawallich. CPO. 1998 
Capella Coloniensis/B. Weill. Deutsche Harmonia Mundi. 2002      
 
Zaide   
 
Wolfgang Amadeus Mozart'ın (1756-1791) uvertürsüz ve tamamlanmamış durumda bıraktığı, 'Türk tarzı'ndaki 2 perdelik singspiel'i Zaide, bestecinin ölümünden sonra, karısı Constanze ile bestecinin eserlerini derleyerek onların baskıya hazırlanmasına yardımcı olan danışmanı, rahip Maximillian Stadler tarafından, 1799 yılında, el yazmaları arasında bulunmuştur. Eserin bestelenme süreci hakkında fazlaca bir bilgi bulunmamaktadır. Mozart partisyondan, ilk olarak, Idomeneo operasını bestelediği Münih'ten babasına yazdığı 18 Ocak 1781 tarihli mektupta söz etmiş ve babasından, Cannabich ailesine dinletmek üzere, Schachtner operetini göndermesini istemiştir (Bu da, librettonun Salzburg'lu trompetçi Johann Andreas Schachtner'e ait olabileceğini göstermektedir).  
 
Viyana'dan gönderdiği 18 Nisan tarihli bir başka mektupta ise, partisyondan bir kez daha söz etmiş ama İmparatoriçe Maria Theresa'nın ölümü nedeniyle tüm tiyatroların kapalı olması ve Viyanalıların daha çok komedi türüne meraklı olduklarından bahisle, 'Schachtner oyunu'yla artık yapılacak bir şeyin kalmadığını yazmıştır. Bununla beraber, Stephanie'nin 1 kendisine yeni bir metin vereceğini (Bu, Saraydan Kız Kaçırma operasının metni olacaktır) de belirtmiştir.  Eserin yazılışının, gezgin tiyatro topluluklarından Johann H. Böhm'ün 1779-80 yıllarında Salzburg'u ziyaret ettiği döneme rastladığına dikkat çeken bazı müzik yazarları (Otto Jahn 2), siparişin de Böhm tarafından verilmiş olabileceğini öne sürmektedirler. (Bir başka varsayım da Mozart'ın Viyana'daki yeni Alman tiyatrosunda sesini duyurabilmek için bir denemede bulunduğu şeklindedir).  
 
Schachtner'in librettosu bugün mevcut olmasa bile, çok yakın bir benzeri bulunmaktadır ki, bu, müziğini Joseph von Friebert'in 3 bestelediği, librettosu Franz Josef Sebastiani'ye ait, Das Serail 4 adlı, döneminde başarısız olmuş bir operadır. Zaide'nin mevcut partisyonundaki numaralar büyük ölçüde Das Serail'in numaralarıyla aynıdır ki bu da Schachtner'in Das Serail'den açıkça esinlendiğini göstermektedir.  Partisyonda eserin ne adı ne de metni mevcuttur; tamamlanmamıştır da. Yayımcı Johann Anton André 1800 yılında el yazmalarını satın aldıktan sonra, Constanze'nin tereddüt etmesine rağmen, eserin Mozart'a ait olduğundan emin olduğu için, 1825 yılında basmış ama satışa sunmamıştır. 1831 yılında oyunun piyano versiyonu, 1838 yılında da yeni bir baskısı yapılmıştır. Constanze eserin adını bulamadığından dolayı André Zaide adını vermiştir. Metin ise müzisyen ve oyun yazarı Carl Gollmick tarafından tamamlanmıştır.   
 
Partisyonda eksik bölümlerin olup olmadığı ya da varsa bunların neler olduğu kesinlik kazanmamıştır. Müzikologlar mevcut 15 numaranın orkestrasyonunun müsveddeye benzemediğini belirtmektedirler. Zira Mozart'ın tamamlanmamış eserleri hep aynı özellikleri taşır: Orkestrasyon yer yer eksik kalır, karalamalar vardır, bazen sadece vokal çizgi belirtilmiştir. Burada ise, komple bir partisyondan bölümler çıkartılmış gibidir. 5 Uvertürün olmaması, müzikologlar tarafından kısmen açıklanabilmektedir: Mozart uvertürleri bestelemeyi genellikle en sona bırakmaktaydı. Her halükârda, bu konuda çok sayıda spekülasyon yapılabileceği aşikârdır.   
 
Zaide'nin konusunu kısaca sunalım: Zaide, Sultan Süleyman'ın sarayında esir olarak bulunan ve Sultan'ın âşık olduğu Hıristiyan bir köledir. Hâlbuki Zaide kendisi gibi köle olan Gomatz'a âşıktır ve Gomatz da onu sevmektedir. İki sevgili, Sultan'ın favori kölesi Allazim'i ikna ederek kaçmayı plânlar. Allazim de onlarla kaçacaktır. Ama âşıklar başaramazlar; favorisinin kaçtığını öğrenen Sultan küplere biner; yakalanınca da sevgilileri ölüme mahkûm eder. Allazim, Sultan'ı ikna etmeye çalışır. Mozart'tan elimize ulaşan son numarada üç köle Sultan'dan af diler ama boşunadır. Opera burada sona erer. Ancak Schachtner'in kendi eseri için temel aldığı singspiel'in sonu daha beklenmediktir. Gometz ve Zaide'nin, Allazim'in çocukları olduğu ortaya çıkar ve Sultan üçünü de affederek, ülkelerine dönmelerine izin verir.   
 
Eserin en ünlü müzik sayfasını, Zaide'nin obua, fagot, alto ve kemanların eşliğindeki yumuşak, tatlı aryası 'Ruhe sanft mein holdes Leben' oluşturur. Mozart'ın konser aryalarının içerisinde en güzellerden biri olan 1777 tarihli K.272 'Ah lo previdi-Deh non varcar' aryasında, insanı büyüleyen bu melodiyi duyar gibi oluruz. Zaide'nin iki aryası daha vardır ki biri tatlı bir andantino, diğeri ise sol minör tonalitede daha hırçın ve dramatik bir aryadır.   Partisyonun dikkat çeken bir özelliği de iki 'melodram' 6 (Mozart 'melologo' diye söz etmiştir) içermesidir. (Mozart 1778 yılında Mannheim'da Çek besteci Jiri Antonin Benda'nın Medea adlı melodramını izlemiş ve o denli etkilenmiştir ki, Semiramis adlı bir duodram bestelemeyi bile düşünmüştür). 
 
Zaide'nin iki melodramı kusursuz bir müziğe sahiptir ve Mozart'ın sonraki operalarında kullanacağı eşlikli resitatif türünü düşündürür. Sultan'ın melodramını, partisyonun en uzun, tutku dolu aryası izler; yüksek bas sese sahip Allazim - biri isyan dolu, diğeri yalvaran - iki aryasında ve ansambllerde kendini ifade eder. Bestecinin kaleminden çıkan son numara olan dörtlü, Mozart'ın dramatik müzik alanındaki gelişimini ortaya koyar ve bizleri Idomeneo'nun, Saraydan Kız Kaçırma'nın o muhteşem ansambllerine hazırlar.   
 
Zaide operası/singspiel'i Türkiye'de ilk kez 1991 yılında Ankara DOB'da, Yekta Kara'nın sahnelemesi ve Naci Özgüç'ün yönetiminde seslendirilmiştir.   
 
Kayıtlar   
 
CD   Stuttgart RSO/A. Rischner. Myto. 2007 
Staatskapelle Berlin/B. Klee. Philips. 1991 
Academy of Ancient Music/P. Goodwin. Harmonia Mundi. 1997  
 
DVD Camerata Salzburg/L. Langrée. Idéal Audience. 2008
Salzburg Mozarteum Orkestrası/I. Bolton. DG. 2006   
 
Dipnotlar    
 
1 Gottlieb Stephanie (1741-1800: Avusturyalı oyun ve libretto yazarı.  
2 Otto Jahn (1813-1869): Alman arkeolog, sanat ve müzik yazarı. 1856 yılında bir Mozart biyografisi yazmıştır.   
3 Joseph von Friebert (1724-1799): Avusturyalı besteci ve müzik direktörü. 
4 'Das Serail, oder die unvermittelte Zusammenkunft in der Sclaverei zwischen Vater, Tochter und Son' (Saray ya da Baba, Kız ve Oğulun esarette beklenmedik karşılaşmaları). 
5 Emmanuelle ve Jérome Pesqué: 'Bir sanat şaheseri ve sorular', 2003. http://www.ron3.fr/phpBB2/portal.php 
6 Melodram: Libretto metninin bazen belirli bir müzik eşliğinde ve sırf konuşularak, bazen de yalnız edebi bir okuyuş halinde icra edilmesiyle elde edilen sanat türüdür (C. M. Altar: Opera Tarihi, Cilt 1, s.72). 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başlarında çok moda olmuştur. İki şarkıcı veya aktör söz konusu olduğunda, 'duodrama' adını almaktadır.         
 
AYŞE ÖKTEM
oktem.ayse@isbank.net.tr 

YORUMLAR


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers hacklink istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik