CD-DVD

Fransız İhtilali'nin ruhunu tekrar yaşatan albüm

19.03.2015


Paylaş:

Flütist Emmanuel Pahud’un solist olduğu “Revolution” albümü, Fransız İhtilali’nin yaşandığı yıllara götürüyor dinleciyi. Monarşiye karşı tepkilerin artıp, Cumhuriyet fikirlerinin ateşli bir şekilde tartışıldığı Fransa’ya doğru yol alıyoruz eserleri dinlerken. Seçilen flüt konçertoları, ihtilalin gerçekleştiği 18. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan bestecilere ait. Albüme “Devrim” isminin verilmesinin iki sebebi var aslında. Birincisi, albümde eserleri çalınan besteciler bu ihtilalin olduğu yıllarda aktif olmuşlardır. İkinci sebebi ise, Fransız İhtilali’nin gerçekleştiği 1789 senesi, klasik müzik tarihinde “Klasik Dönem” olarak adlandırılır. Aydınlanma fikirlerinin toplumda artmaya başladığı bu dönemde, müzik Klasisizm akımının etkisine girerek sadeleşir. Yani, ihtilal fikirleri müzikte de devrim yapılmasını sağlamıştır. Bu toplumsal hareket bir tek monarşileri değil, müzikal ifadeyi de etkilemiştir. Albümde, soliste eşlik eden Giovanni Antonini yönetimindeki Kammerorchester Basel, bu ifadeyi çok iyi yansıtmış.
 
Başarılı Flütist Emmanuel Pahud albümünde ilk olarak Francois Devienne (1759-1803)’nin Mi minör Flüt konçertosunu icra ediyor. Flütist Devienne, İhtilal zamanlarında monarşi karşıtı sıkı bir cumhuriyetçi. Pahud albümün giriş yazısında, Devienne’nin isyana davet eden marşlar ve şarkılar bestelediğini belirtmiş. Eserini dinleyecek olursanız hırslı ve mücadeleci karakterini hemen anlayabilirsiniz. Orkestrada etkili bir şekilde çalınan kornolar ve obualar, enerjik yaylılar ile birleşince, hakikaten müzikal devrim başlamış diyorsunuz. Devienne, flüt tekniğinde de devrim yapmış bir besteci, yani albümün ilk sırasında yer alması çok isabetli bir karar olmuş.
 
İlk eserin ardından gelen Luigi Gianella (1778-1817)’nın Re minör flüt konçertosu da Klasik Dönemi güzel yansıtan bir diğer eser. Pahud bu eser için “Bu konçerto yeni dünyaya ait” diyerek mükemmel bir tanımlama yapmış. Kimi Klasik Dönem bestecileri tarzlarında barok havanın bulunmasından ötürü “geçiş dönemi bestecisi” olarak tanımlanırlar. Solist bu etkiyi hissetmemiş olacak ki, bu konçertoyu tamamen devrim sonrası yeni dünyanın eseri olarak tanımlıyor.
 
Üçüncü olarak çalınan Flüt konçertosu ünlü besteci Cristoph Willibald von Gluck’a (1714-1787) ait. Tarihe bakacak olursanız kendisinin Barok Dönem içinde doğduğunu görebilirsiniz (1750’den önce). Gluck, biraz barok biraz da klasik stili andıran bir besteci olduğu için, “Erken Klasik Dönem Bestecisi” olarak da adlandırılır. Bir başka ifadeyle Gluck’un tarzı Galante Stili’dir. İşte bu sebeple, Gluck’un Sol Majör Flüt konçertosunda baslara eşlik eden klavsen unutulmamış. Bazı orkestralar Barok Dönem’den gelen bu geleneği, farklı bir hava katmak için daha geç zamanda yazılan konçertolarda da uyguluyorlar.
 
 Bu eserden sonra gelen Ignaz Pleyel’in (1757-1831) Do Majör Konçertosu ilk olarak klarnet için yazılmışsa da daha sonra flüt konçertosu haline gelmiş. Bu konçerto da yeni dünyaya ait olduğunu her anında hissettiriyor. Pahud bu konçertonun ilk bölümünü Fransız stili olarak tanımlarken son bölümüne Viyana havasını yakıştırıyor.
 
Son olarak çalınan eser ise Antoine Hugot’un (1761-1803)  Si minör Flüt Konçertosu’nun Rondo bölümü. Antonie Hugot Paris Konservatuvarı’nın ilk flüt hocalarından biri olması nedeniyle, tarihte önemli yer tutan bir başka müzikal devrimci olarak biliniyor.

Volkan Işılay

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20