Konser-Opera

Salzburg Festivali'nden Fidelio İzlenimleri

15.08.2015


Paylaş:

Bu yılki Salzburg Festivali’nin programı açıklandığı andan itibaren en çok ilgi çeken etkinliklerden biri Beethoven’ın Fidelio operası oldu. Bunda hiç kuşkusuz, yapıtın yeni bir sahnelemeyle seyircilere sunulacak ve “Florestan” rolünü günümüzün en tanınmış tenorlarından Jonas Kaufmann’ın seslendirecek olmasının büyük payı vardı. 4 Ağustos 2015 tarihinde seyirciyle buluşan operayı, 13 Ağustos’ta seyredip, bu olağanüstü akşama ait izlenimlerimi sıcağı sıcağına Andante okurlarıyla paylaşmak istedim. Aslında bir hafta kalacağım Salzburg’da tek izleyeceğim etkinlik Fidelio değil. Bugüne dek Anna Netrebko’nun “Leonora” rolünü canlandırdığı Il Trovatore’yi ve piyanist András Schiff’in Haydn, Mozart, Beethoven ve Schubert’in son piyano sonatlarını seslendirdiği üç resitallik dizinin son akşamını da seyretme olanağı buldum. İstanbul’a dönünceye dek, Massenet’nin Werther’inin konsertant versiyonu (Angela Gheorgiou ve Piotr Beczala ile) da seyredeceğim etkinlikler arasında. Kapsamlı bir “Salzburg Festivali 2015” yazısını Andante’nin Eylül ya da Ekim sayısına yazma sözü vererek bu yazıda yalnızca Fidelio’dan bahsetmek istiyorum.
 
Fidelio Beethoven’ın tek operası ve onu yaşamı boyunca belki de en çok uğraştıran yapıtı. Haksız yere hapse atılan kocası Florestan’ı kurtarabilmek için erkek kılığına girip, Fidelio adını alarak hapishanede çalışmaya başlayan Leonore’nin öyküsü üzerine kurulan yapıt ilk kez 20 Kasım 1805 tarihinde Fransız işgalindeki Viyana’da sahnelenmiş ve sonuç tam bir fiyasko olmuştu. Salonun çoğunluğunu Fransız askerleri oluşturmuş, müziğin aralarındaki uzun Almanca diyaloglar seyircilerin büyük bölümü tarafından anlaşılamamıştı. Beethoven bir süre sonra dostlarının ısrarıyla yapıtta önemli kısaltmalar yapmış ve opera 29 Mart 1806’da yeniden sahnelenmiş, ancak sonuç değişmemiş, seyirci Fidelio’yu beğenmemişti. 1814 bahar aylarında yapıtın tekrar sahnelenmesi gündeme gelmiş, Beethoven yaklaşık on yıl sonra bir kez daha Fidelio ile uğraşmaya başlamıştı. Metin üzerinde ciddi düzeltmeler yapılmış, üç perdelik yapıt iki perdeye inmişti. Beethoven yaptığı işi, “Eski bir şatonun ıssız duran yıkıntılarını onarmak,” şeklinde tanımlamıştı. 23 Mayıs 1814’te sahnelenen Fidelio sonunda beğeni kazanmış, Viyana izleyicisi çalgı yapıtlarını büyük bir hayranlıkla izlediği Beethoven’ı bir opera bestecisi olarak da kabul etmişti. Bu başarıya rağmen Fidelio günümüzde opera dağarcığının en sık sahnelenen yapıtları arasında yer almaz. Bunda belki de, yapıtın ilk bestelenmeye başladığı andan, son noktanın konmasına dek çok uzun bir süre geçmesinin ve bu süre içinde Beethoven’ın anlatım dilinin önemli değişiklikler geçirmesinin de payı vardır.
 
Bu yılki Salzburg sahnelemesinde Viyana Filarmoni Orkestrası’nı yöneten orkestra şefi Franz Welser-Möst, Alman televizyonuna verdiği bir söyleşide Fidelio’yu bir operadan çok, “konusu olan müzik,” şeklinde tanımlamış. Bu tanımlama iki yüz yılı aşkın süredir operanın müzik yönünün daima daha ön planda olmasını çok çarpıcı biçimde açıklıyor. Sahneleme, gerek çağdaş yapıtlar, gerekse Wagner ve Mozart operaları söz konusu olduğunda günümüzün en tanınmış rejisörlerinin başında gelen Claus Guth’a ait. Dekor ve kostüm Christian Schmidt, ışık ise Olaf Freese tarafından yapılmış.


 
Yapıtta rol alan sanatçılara gelince: Florestan’ı günümüzün en tanınmış tenorlarından Jonas Kaufmann canlandırıyor. Leonore rolünde son yıllarda adından giderek daha sık bahsedilen ve dünyanın tüm önemli sahnelerinde izlenen Kanadalı soprano Adrianne Pieczonka var. Marzelline’yi Olga Bezsmertna, Jacquino’yu Norbert Ernst, Rocco’yu Hans-Peter König, Don Pizarro’yu Tomasz Konieczny seslendiriyor. Az önce de değindiğimiz gibi, şef Franz Welser-Möst, Viyana Filarmoni Orkestrası ve Viyana Opera Korosu ile tüm akşamın kusursuz olmasına büyük katkı sağlıyor.
 
Fidelio’nun sahnelenmesinde Claus Guth’un yaptığı en önemli değişiklik operanın içinde yer alan diyalogları tümüyle kaldırmış olması. Guth, aslında bu konuşmalar boyunca önemli bir bilgi aktarılmadığını, müziğin arasına giren diyalogların yapıtın bütünlüğüne zarar verdiğini belirtiyor. Beethoven da, 1814 yılında yazdığı bir mektupta bu konuşmaların istenildiği gibi kısaltılabileceğini belirtmiş, ancak tümüyle kaldırılması oldukça çarpıcı bir yenilik. Claus Guth, kaldırdığı konuşmaların yerini  elektronik ses efektleriyle doldurmuş. Bunlar seyirciyi bir anlamda gelecek olan müzik parçasına hazırlıyor. Ancak ikinci perde başında Leonore’nin zindana indiği zaman söylediği ve Beethoven’ın partisyonda “Melodram” olarak adlandırdığı, konuşma ve müziğin iç içe geçtiği bölüm Claus Guth’un uygulamasıyla biraz anlaşılmaz bir şekle bürünmüş. 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başındaki bazı sahne eserlerinde görülen bu uygulama, Mozart’ın yarım kalan operası Zaide’de, Weber’in Freischütz’ünde ve daha pek çok romantik dönem yapıtıyla Fidelio’da da karşımıza çıkmakta ve müzik tarihi açısından Beethoven’ın dayandığı temelleri gözler önüne sermektedir.


 
Claus Guth’un sahnelemesinin bir başka ilginç özelliği, oyunda rol alan sanatçılar arasında  Leonore ve Don Pizarro’nun gölgelerinin de bulunması. “Gölge” olarak adlandırılan ve konuşmayan bu karakterler, oyundaki en iyi ve en kötünün bir yansıması gibi. Kimi zaman işaret dilini çağrıştıran hareketlerle duygularını anlatan bu figürler, gölgesi oldukları kahramanlardan bağımsız olarak hareket edip, bir anlamda onların gizli kalmış duygularını açığa vuruyor. Kocasını kurtarmak için erkek kılığında hapishanede “Fidelio” adıyla çalışmaya başlayan Leonore’nin gölgesi, açık saçlarıyla kadınsı yönünü bastırmak zorunda olmayan, onu erkek olarak değerlendirdiklerinde tepkilerini gizleme gereği duymayan bir figür. Oyunun en kötü karakteri olan hapishane yöneticisi Don Pizarro’nun gölgesi de onun iç çatışmalarını seyirciye yansıtıyor.
 
Oyunun dekorları ilk bakışta kesinlikle bir hapishane ortamını yansıtmıyor. Gerek rejisör Claus Guth, gerekse dekor ve kostümü tasarlayan Christian Schmidt gerçek bir hapishaneden çok insanın içini kuşatan psikolojik bir tutsaklığı yansıtmayı amaçladıklarını program kitapçığında belirtmişler. Bu nedenle, II. Perde’deki zindan sahnesi hariç, sahne çepeçevre beyaz bir duvarla kuşatılmış ancak, ortada bu çevreyle tam bir tezat oluşturan simsiyah devasa bir kütle var. Sık sık dönen, yerine göre sahneye giren ve çıkanları seyricinin gözünden saklayan bu kütle II. Perde’deki zindan sahnesinde çok daha farklı hareket ederek, Florestan için kazılan mezara dönüşüyor.


 
Fidelio’da rol alan sanatçıların tümü partilerini kusursuz seslendiriyor. Günümüzün süper tenorları arasında yer alan Jonas Kaufmann’dan zaten herkes böylesi bir performans bekliyor. Sanatçının sesi ve oyunculuğu tek kelimeyle kusursuzdu. Ancak oyunun sonunda, reji gereği, zindandan kurtulup özgürlüğüne kavuştuktan sonra bile karısına özlemle sarılmak yerine hâlâ yaşadığı kâbustan kurtulamaması operanın finalindeki coşku ve görkeme bir anlamda gölge düşürüyor. Leonore rolündeki Adriannea Pieczonka, Don Piazarro rolündeki Tomasz Konieczny, Marzelline rolündeki Olga Bezsmertna ve Jaquino rolündeki Norbert Ernst, Salzburg Festivali’nin görkemine yaraşır bir oyunculuk ortaya koyuyor. Rocco rolündeki Hans-Peter König ise kelimenin tam anlamıyla kusursuz. Hem oyunculuğu, hem de sesinin rengi ve ona hükmetmedeki ustalığı diğerlerinden (Kaufmann ve Pieczonka dışında) bir adım öne çıkmasını sağlıyor. Gecenin en çok alkış alanları ise Franz Welser-Möst yönetimindeki Viyana Filarmoni Orkestrası ve Viyana Opera Korosu idi. Özellikle final sahnesinden önce seslendirilen III. Leonore Uvertürü müzikal yönden gecenin doruk noktasıydı.
 


Salzburg bu yıl da, Festivali iliklerine dek yaşıyor. Festival binalarının önü konser öncesinde ve sonrasında gerçekten görülmeye değer. Sanatla böylesine içli dışlı olabilen oldukça az sayıda kent var dünyada. Etkinlikler sonrasında çevredeki lokantalar hem yemek yemek, hem de az önceki etkinliği tartışmak isteyen sanatseverlerle dolup taşıyor. Fidelio’dan sonra Salzburg Festivali’nin devamlı izleyicilerinden sevgili Zeynep Oral ve dostlarıyla birlikte operanın değerlendirmesini yaptık. Kalabalık masada oyun hakkında oldukça ilginç fikirler öne sürüldü. Zeynep Oral izlenimlerini yakın zamanda kendi köşesinde okuyucularıyla paylaşacağı için onun fikirlerini burada yazmıyorum.
 
Salzburg Festivali her yıl olduğu gibi birbirinden etkileyici gösterilerle bir ayı aşkın bir süre devam ediyor. Festivalin web sitesine (www.salzburgerfestspiele.at) bir göz atmak nasıl bir şölenle karşı karşıya olunduğunu hemen gözler önüne seriyor. Bu yıl Salzburg’a gelemeyecek olanlar medici tv’nin web sitesinden (www.medici.tv) Fidelio temsilini, Mozart’ın Figaro’nun Düğünü operasını ve 16 Ağustos’ta gerçekleşecek Riccardo Muti yönetimindeki Viyana Filarmoni Orkestrası ve kemancı Anne-Sophie Mutter’i izleyebilirler. Yazının başında da belirttiğim gibi, ayrıntılı izlenimleri Andante’nin gelecek sayılarında bulabilirsiniz.

Fotoğraflar: Monika Rittershaus
 

BENZER HABERLER

    1 YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers hacklink istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet mersin escort