Konser-Opera

Rudolf Buchbinder'den 3 sonatlık şölen

07.05.2016


Paylaş:

Ankara bu sezon, şüphesiz her biri birbirinden değerli piyanistlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Ekim ayında Volodos’la müthiş bir açılış yapan Ankara Piyano Festivali’nin Nisan ayı konuğu yaşayan en büyük Beethoven yorumcularından Rudolf Buchbinder’di. Beethoven’in 32 Piyano Sonatı’nın tamamını dünyanın pek çok yerinde defalarca seslendiren sanatçı Ankaralı müzikseverleri de Beethoven’in en çok bilinen ve sevilen 3 sonatıyla ödüllendirdi diyebiliriz. Buchbinder’i canlı izlemenin ötesinde onu Beethoven çalarken izlemek insanın hayatta her zaman yakalayabileceği bir fırsat değil kuşkusuz.
 
Konser programı Beethoven’ın 8, 14 ve 23 numaralı sonatlarından oluşuyordu. Bu eserler daha çok sırasıyla “Patetik Sonat”, “Ayışığı Sonatı” ve “Appassionata” takma isimleriyle bilinirler. Beethoven’in piyano sonatları, özellikle de bu 3 piyano sonatı, piyano repertuvarının en sık seslendirilen ve kaydedilen eserleridir. Bugün hangi müzik mağazasına gitsek bu 3 sonatın olduğu birden fazla yorumcunun CD kayıtlarını bulabiliriz. Bu 3 sonatın bir arada çalınması belki de konserin eleştirilecek tek noktası olabilir, en azından benim açımdan. Çünkü, ne yazık ki bu 3 eserin toplam süresi en fazla 1 saati doldurmakta ve 1 saat bir resital için kanımca biraz kısa bir süre. Bu eleştirinin altında yatan bir nedenin de Buchbinder’in icrasıyla daha fazla Beethoven dinleme arzum olduğunu da belirtmek isterim.
 
Bugünlerde müzik eleştirmenlerince neredeyse hiç değinilmeyen bir konudur konser programındaki eser seçimleri. Bence her konser ilk önce konser programındaki eser seçimiyle değerlendirilmelidir. Dinleyicilerin tüm konser boyunca ilgisinin dağılmayacağı, icracılar içinse insanüstü denebilecek zorluklar içermeyen dengeli bir program hazırlamak göründüğü kadar kolay değildir. Beethoven’in en sevilen 3 sonatının icrası şüphesiz dinleyici için bir şölen, Buchbinder içinse bu programı icra etmek yemek yemek kadar doğal ve kolay.
 
Buchbinder günümüzde ne yazık ki az rastlanan bir stile sahip. 21. yüzyılda pek çok solistin, hattâ orkestra şefinin sanatı adeta bir “show business” olarak gördüğü düşünüldüğünde Buchbinder’in bu sektördeki az sayıda “ahlaklı” piyanistten biri olduğunu söylemek gerekir. Bestecinin eserdeki isteklerine sadık kalarak getirdiği derin yorum ve dinleyicinin dikkatini dağıtıcı hareketlerden kaçınışı Buchbinder’i çağımızın tartışmasız en büyük piyanistlerinden biri olarak konumlandıran birkaç etmen arasında. Bir eseri yorumlamayı, canım nasıl istiyorsa öyle çalarım sanan “sanatçıların”, kuşkusuz Buchbinder’den öğrenecekleri çok şey var. Enstürmanına belli bir seviyede hâkim olan her solistin virtüoz kabul edildiği, sanatın diğer alanlarından, edebiyattan, felsefeden, hattha hermeneutikten bir haber olan “sanatçıların” deha kabul edildiği bu yüzyılda Buchbinder gibi ahlaklı sanatçıların kıymetini çok iyi bilmek gerekir.
 
Buchbinder’in konserdeki performansıysa nefes kesiciydi. Ancak Appasionata’nın ilk bölümünde dikkatimi bir nokta çekti. Birazdan bahsedeceğim bu durum Buchbinder’in CD kayıtlarından da doğrulanabilir. Appassionata’nın birinci bölümü, girişindeki ilk üç notasından oluşan bir motifin üstüne kuruludur. Bu motif eser başlarken aşağı yönlü bir hareket (yani ince sesten kalın sese doğru) sergiler. Buchbinder ise bu motifi ritmini bozarak, tabiri caizse, sündürerek çalmayı tercih etti. Motif’in her aşağı hareketi ne yazık ki sündürülerek icra edildi. Bu durum CD kayıtlarında da doğrulanabilecek bir detay. Ama konserde, kayıtlarındaki halinden bile belirgin bir sündürme vardı. En ilginciyse eser boyunca devam eden bu çalış tamamiyle bilinçliydi. Nedeniyse benim için halen bir sır. Bu mükemmel konserde aklımda kalacak olan diğer bir hatıram ise kuşkusuz Appasionata’nın üçüncü bölümünde son 8-10 ölçüde Buchbinder’in parmak ucuyla pedala basarken topuklarını yere vurmasıydı. Muhteşem konserdeki güldüren bir ayrıntı olarak anılarıma yerleşen bu hadise, Buchbinder’in müziğe kendini ne kadar verdiğinin bir ispatıdır benim için.
 
Her konserde böyle sanatçıları soluk almadan dinledikten sonra olabildiğince fazla bis yapmasını dilerim. Bu konserdeyse muhteşem 3 Beethoven sonattan sonra, özellikle de Appassionata’dan sonra, bis yapmasını hiç istemedim. Beethoven’in muazzam dünyasından başka bir dünyaya geçmek doğru gelmedi. Ancak Buchbinder bizi bis’siz bırakmadı ve Johann Strauss’tan bir transkripsiyon seslendirdi.
 
Ankara Piyano Festivali’nin bu sezonki son konuk sanatçısıysa Kanadalı piyanist Angela Hewitt. 7 Mayıs’ta CSO Konser Salonu’nda bu değerli sanatçıyı dinleme şansını da kesinlikle kaçırmamak gerekir.
 
YİĞİT SALİH KOY
 

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet mersin escort instagram begeni hilesi instagram takipci hilesi