Konser-Opera

İdil Biret Maratonu

04.06.2016


Paylaş:

Görkemli açılışı ardından 44. İstanbul Müzik Festivali hızına hız katarak devam ediyor. Festivalin ikinci gününden itibaren İstanbullu klasik müzik severler dünyaca ünlü virtüözümüz İdil Biret ile bir maratona başladı.

Maratonun ilk adımı Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’dü. Akıllara durgunluk verecek cinsten ağır bir programla dinleyici karşısındaydı İdil Biret. Dayanamayıp konser sonrasında sordum niçin bu eserleri seçtiğini. Programdaki eserleri birbirine çok uyumlu bulduğunu ve özellikle Gaspard de la Nuit çalmaktan çok büyük haz aldığını dile getirdi piyanistimiz.

Resital sonunda dopdolu bir salon tarafından dakikalarca ayakta alkışlanan İdil Biret, resitaline Gabriel Faure’nin piyanoya dair tek denemesi olan Op.73 numaralı ‘Tema ve Varyasyonlar’ adlı eseri ile başladı. Lirik bir temayla başlayan ve bu tema üzerine kurulmuş on bir çeşitleme ile devam eden eser İdil Hanım’ın senfonik derinliğe sahip kusursuz yorumu ile dinleyiciyi fethetti. İkinci eser ise Macar besteci Bela Bartok’a ait olan Sz.41, İki Eleji idi. Oldukça yoğun olan, yüksek virtüözite isteyen ve de birbirinden çok farklı karakterlerde olan bu iki eserden birincisine dair bilmediğim birkaç şey varmış, program notlarını okurken fark ettim. İlk Eleji, Bartok ilk aşkı olan Stefi Gayer tarafından terk edildikten sonra 1908’de bestelenmiş. Gayer, bestecinin bu zamana kadar birçok eserinde kullandığı aşk motifi olarak adlandırdığı leit-motif aracılığıyla müzikal olarak sembolize ediliyormuş aslında. Ustalıkla yorumlanan İki Eleji ardından Igor Stavinski’nin Petruşka’sını dinledik. Bu eseri pek çok kelimeyle tarif edebiliriz tabii ki, fakat sanırım bir anket yapılsa herkesin yapacağı ilk yorum ‘Çok zor.’ olurdu herhalde. Zira eser çok zor. Petruşka gibi zor ve de karmaşık bir eserin icrasının şimdiye kadar olan eserlerden biraz daha farklı zorluklar istediğini düşünüyorum. Zira bu eser aslında bir bale, dolayısıyla bu balenin de bilinmesi ve o dansların, Rus kültürünün ve dönemin anlayışının da farkındalığını gerektiriyor. Müziği oluşturan bu elemanların hepsi birlikte olunca da tam olarak dün geceki gibi dinlemeye doyamayadığımız bir icra çıkıyor ortaya.

Yazının başında akıllara durgunluk verecek cinsten ağır bir program olduğundan bahsetmiştim. Bu zamana kadar icra edilen eserler zaten akıllara durgunluk vermeye yeterli. Fakat bu eserler programın sadece ilk yarısıydı. İkinci yarı benim dinlemekten en haz aldığım eserlerden biri olan Maurice Ravel’in Gaspard de la Nuit’siyle devam etti. Beni en etkileyen bestecilerden biridir Ravel. Dolayısıyla resital süresince en pür dikkat dinlediğim eser Gaspard de la Nuit oldu. Üç bölümden oluşan eser 1807-1841 yılları arasında yaşamış olan Aloysius Bertrand’ın şiirleri üzerine bestelenmiş. İlk bölümün adı olan Ondine ‘su perisi’ demektir ve bir su perisinin narin ve zarif şarkısını betimler. İkinci bölüm olan Le Gibet ‘darağacı’ demektir. 52 ölçülük bölümde toplam 152 kere tekrarlanan si bemol notası uzaktan çınlayan ölüm çanlarını simgeler. Üçüncü bölümün adı ise Scarbo’dur. Scarbo ise ‘kötü kalpli cüce’ demektir. Birinci bölümdeki düşünceye tamamen kontrast oluşturan Scarbo’da Ondine ve Le Gibet bölümlerinde zaten dinlenme fırsatı olmayan ve sürekli olarak zorluklar içerisinde güzellik yaratmaya çalışan icracının sınırlarını daha da zorlayıcı unsurlar vardır. Repertuvarın en zor eserlerinden biri olarak kabul edilen Gaspard de la Nuit’nin İdil Biret’in tüylerimizi diken diken yapan yorumu karşısında söyleyecek tek bir kelime dahi bulamadığımı da belirtmek istiyorum.

Gecenin son eseriyse Sergei Prokofyev’in Re minör tonundaki 2. Piyano Sonatı’ydı. Konser programlarında diğer sonatlarına nazaran daha nadir karşımıza çıkan bu sonatı dinlemekten çok büyük keyif aldım. Prokofiev’in daha aşina olduğumuz şakacı, şeytani ve oyuncu karakterinin yanı sıra lirik yönünü de görebildiğimiz muazzam eseri yüksek bir derinlikle yorumlayan İdil Biret son notayı da çalmasıyla salondan alkış seslerinin yükselmesi bir oldu.

İdil Biret ile beraber koşacağımız bu maratonun bir sonraki adımı 6 Haziran 2016’da saat 18:00’da Kadıköy Süreyya Operası’nda olacak.

 

Utku Geçgel

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet mersin escort instagram begeni hilesi instagram takipci hilesi instagram takipçi hilesi