CD-DVD

Çocuksu bir haykırış ile olgun bir son söz arasında

19.10.2016


Paylaş:

Fazıl Say ve Mozart hiç de yadırgatıcı bir ikili değil. 1997 yılında bestecinin üç sonatı ve KV265 çeşitlemelerinin olduğu kayıt, piyanistin hala en başarılı stüdyo projelerinden biri niteliğinde. Neredeyse 20 yıl sonra, değişik bir Türkiye ve değişik bir Fazıl Say dinliyoruz. Artık ülkenin medar-ı iftiharı olan genç piyanistin eksantrik Mozart’ını değil de; yorgun, savaşmış, kendisiyle ve çevresiyle mücadele eden, seveni kadar sevmeyeni de olan bir müzisyenin orta yaşlarında dönüp geçmişine, yaşadığı topluma ve hayallerine baktığı, kırgınlık, kızgınlık, zaman zaman dizginlemediği bir çocuksuluk ama yine de umut dolu, inatçı bir Mozart görüyoruz.
 
Tüm sonatlara bakmadan evvel, sonatların sıralamasından bahsetmek kaçınılmaz. Say burada tuhaf ve benim pek anlam yükleyemediğim bir sıralama yaparak, sonatları CD'lerin her birine tonlarına göre bölmüş. Dolayısıyla do majör, fa majör, re majör ve si bemol majör sonatlar ayrı ayrı birer CD’de toplanmış. Diğer sonatlar ise, la majör ile la minörün, ya da do minör ile mi bemol majörün bir araya gelmesi gibi birbiriyle tutarlı olmayan çözümlerle kotarılmış. Mozart’ın eserlerinde minör ve majör tondaki eserlerin karakterlerinin birbirinden farklı olması gibi kesin bir çizgi olduğunu söylemek mümkün. Buna karşılık aynı tonda sonatların, diğer tondaki sonatlara göre farklı karakterde olduğunu söylemek iddialı olurdu. Say eğer bir dönem enstrümanında çalıyor ve her tona göre piyanosunu yeniden akort ettiriyor olsa idi bu tavrın müzikal ve tarihsel gerekçesi görülürdü. Oysa bu haliyle çok yorucu bir dinleme tecrübesi sunuyor. Arka arkaya üçer tane do majör veya fa majör sonat dinlemek, zorlayıcı ve algıyı sınırlayan bir tecrübe kanımca.
 
İlk 6 sonat
 
Bu sebepten dolayı, ilki hariç tüm dinlemelerimi ben yine sonatların numara sırasını takip ederek yaptım. Say’ın sonatları hangi sırayla kaydettiğini de bilmediğimiz için, aslında güzel bir yap-boz imkânı oldu. İlki, yani KV279 Do majör 1. Sonat (* * * *) cümlelerin netliği, fraz sonlarında güzel sönüşler, yuvarlak bir tuşe, itinalı bir pedal kullanımı ile berrak, duru bir Mozart’ın habercisi. Dozunda bir oyunculuk bizi bekliyor hissini veriyor. Son bölümde şakacı ile şeytani olanın karışımına dair ipuçları da var. Eserdeki hem mikro ölçekte forte/piano, hem de makro drama dengesi abartısız ve örneğin Barenboim'in yorumundaki (EMI 5 73915 2) kadar köşeli, belirlenmiş, kuralcı gelmiyor kulağa. Barenboim’in ikinci bölümü kadar teatral değil Say’ın Andante’si ve ilk dinleyişte cazip de gelmiyor kulağa fakat birkaç dinlemeden sonra aslında burada meditatif bir çocuksuluk ve röpriz sonrası dışa dönük farklı bir yorum ile Barenboim’den daha başarılı. Son bölümde nostaljik, oyuncu, koşturmacayla, sabırsız hissi sevmemek zor. Ne demek istediğimi anlamak için röprizde nasıl güzel bir telaşla başa döndüğüne bakmak yeterli.
 
“Toplu sonat” kurgulaması da, eleştirmesi de zor bir konsept aslında ve her ne kadar okuyucu ve dinleyici için tek tek sonatların üzerinden geçmek faydalı ise de, bir yandan da burada esas önemli olanın kaydın tümüne ve Say’ın Mozart’ına bakmak olduğunu unutmamalı. Yoksa tek tek sonatlara bakınca, birinde sevdiğimiz bir fikrin diğerinde aleyhe bir his verdiğini görmek kaçınılmaz ve kolay olur. Nitekim, yukarıdaki sonatta saydığımız olumlu ifade biçimleri sonatların hepsine olmasa bile geneline yayılmış. Lakin Say’ın KV280 Fa majör 2. Sonat (* * *) yorumu, bir önceki sonattaki oyunculuğun “tutmadığı” bir örnek. Bu sefer Say, CD notlarında yazdığı ve yakalamayı hedeflediğini söylediği Mozart doğallığına ulaşmış değil. İlk bölümdeki İtalyan tarzı genişlemeler belki çok yapay gelmiyor kulağa ama doğal bir Mozart gibi de gelmiyor. Oysa ilk sonat ne kadar da Mozart idi! İkinci bölümde, kendi tarif ettiği gibi, bir Venedik havası yakalamış, doğru, ama bu sanki onu bir kalıbın içinde kısıtlamış. Bu bölümün sonunu ve son bölümün başını Clara Haskil’den (DG 437 676-2) dinleyerek kıyaslamak, zenginleştirici bir tecrübe. Haskil’in ikinci bölüm sonunda sekizlik notalarda yakaladığı büyüleyici ifade gücünü 53. ölçüsünde onaltılık notalara taşıyışı ve çözmesi Say’ın aradığı ama ulaşamadığı cennet gibi. Sviatoslav Richter de bu sonata enfes bir gizem katan piyanistlerden.
 
KV281 Si bemol majör 3. Sonat (* * * *) Say’ın önceki iki sonata göre daha farklı bir artikülasyon ve tuşeyi tercih ettiği ve dinleyiciye bir Mozart seyrine çıkıldığı hissini veren, başarılı yorumlardan biri. Özellikle de Horowitz’in (DG 474 375-2) dengesiz ve dalgalı yorumuna karşı, derli toplu olduğu kadar parıltı ve ışık dolu da bir yorum. Bu sonat ile birlikte Say’ın Mozart yorumundaki düaliteyi fark etmek mümkün. İkinci bölüm nostaljik ve romantik olduğu kadar özgür de; triolelerin uçarı haline dikkat edin! Son bölümdeki rondo, büyümeye çalışan bir ergenlik sallantılarında adeta. Öyle geliyor ki Say Mozart’ın zıtlıklarını forte/piano dinamik kontrastının ötesinde, bölüm içi tavır değişiklikleri ya da sonatlar arasında tamamen farklı ses dünyaları arayarak yakalamaya çalışıyor. Sofistike ve yaratıcı bir tavır.
 
Sonraki, KV282 Mibemol majör 4. Sonat (* *) kutunun daha az beğendiğim yorumlarından oldu. Bu belki de, Say’ın notlarında iddia ettiği Haydn benzerliği fikrinin onu kısıtlamış olmasından ötürü olabilir. İlk bölümdeki tempo oynamaları rahatsız edici. Modülasyonlarda aşırı bir belirginlik ve duraksama hissi var; sanki kişiliğini yitirmiş burada Say. Sviatoslav Richter’in (CMX 356029) Prag konser kaydının duruluğunun gölgesinde kalan bir yorum. Yine de güzelliklerden yoksun değil; son bölümde acıklı bir sesini duyurma gayreti var ki bu hoşuma gitti. Say’ın ısrarcı, vurgulu nüansları; özgürleşmeye çalışan, itiraz eden haliyle Say’ın Mozart konseptinin ortasında duruyor.
 
İlk 6 sonatın son ikisi mükemmel icra edilmiş. KV283 Sol majör 5. Sonat (* * * *) ikinci bölümünde Richter’in Philips kaydında yakaladığı (478 6778) masumiyeti kaybetmiş gibi duyulsa da son bölümdeki ışıltı, enerji ve yaşam coşkusu ancak Say’ın ifade edebileceği türden. Bir sonraki KV284 Re majör 6. Sonat (* * * * *) ise setin belki de en güzel yorumlanmış sonatı. Bu sonatta Barenboim bir kez daha fazla planlı olmak zorunda hissediyor, müzikal olabilmek adına. Say’ın son bölüm çeşitlemelerini çok sevdiği belli; zaten çeşitleme ve akıl oyunları tam Say’lık kavramlar. Ben ilk iki bölümdeki tavrını daha heyecan verici buldum. Özellikle süslemeler, stile uygunluk ve cümlenin bir parçası olabilme uygunluğu açısından Say’ın doğal yeteneğini gözler önüne seriyor. Bu sonatla birlikte ve bu süslemelerle Mozart ifadesinde yeni bir imkanı daha ön plana çıkartıyor Say.
 
KV 309-311
 
Bazı sonatlarsa, doğal yeteneğin üzerine, müzikal düşünceliliği ve analiz sonuçlarını gösteriyor. KV309 Do majör 7. Sonat (* * * *) Say’ın, CD notlarından anladığımız şekilde, orkestral tonlar içeren bir sonat olarak tasarlanmış piyanistin kafasında. Sonat boyunca renk arayışlarını takip etmek ve piyanistin zihnindeki resmin çizilişine tanıklık etmek zevkli. KV311 Re majör 8. Sonat (* * * * *) bunlardan bir tanesi ve de en beğendiğim kayıtlardan biri oldu. İlk bölümde ana temanın ortaya çıkışındaki espri, sürpriz ve beklenmediklik hissi Fazıl Say’ın kontrolde olduğunun bir göstergesi. Bu iki sonatta da yine Barenboim’e kıyasla Say’ın serbesti hissi daha tercih edilesi geliyor.  Örnek olarak KV311’in ağır bölümünün genelinde Barenboim daha müzikal ise de, Say’ın öyle incelikleri var ki farklı bir sihir katıyor. Diğer yanda, bu grubun sonunda yer alan ve bestecinin en sevilen eserlerinden KV310 La minör 9. Sonat (* * *) problemsiz değil. Burada ilk bölümde bir kez daha Say’ın imzasını görüyoruz; meramını anlatabilme telaşı içinde. Ana temanın hüzünlü sunumu ve tekrarladıkça hiddet ve sabırsızlık içermesi, Richter’in yorumundaki sıcaklığı kaçırmasına sebep oluyor, fakat daha tutkulu çaldığı da bir gerçek. Fazıl Say dinamiklerde farklılığı çok tercih etmiyor ve bu haliyle daha özgün bir yanı var. Bunun yaratacağı açığı kapatmak için, bu sonatta da orkestral renklerin peşinde gidiyor. Neticede Mozart’ınızı nasıl sevdiğinize bağlı biraz da beğeniniz. İkinci bölümde, dramanın arttığı noktaya getirisi ve yarattığı karanlık atmosferde başarılı, ilk bölümdeki tutkuyu son bölüme taşıması güzel bir bütünlük hissi yaratıyor. Ne yapmak istediğini anladığımı düşündüğüm ama diğer yorumları kadar özgün bulmadığım bir kayıt KV311.
 
KV330-333
 
Bundan sonraki dört sonatın, hiç şüphesiz, Fazıl Say için ayrı bir önemi var, zira 1997 yılında bunlardan üçünün kaydı epey ses getirmişti. KV330 Do majör 10. Sonat (* * * *) gösteriyor ki Say, ne o zaman ne de şimdi, Gould gibi kristal bir tuşe ile transparan bir Mozart hayal etmiyor. Say için ara tonların arayışı ve bu amaçta kullanılan artikülasyon Mozart ifadesindeki en temel unsurlar. Bu sonatta kendi 1997 kaydına göre daha kıvrak, hareketli ve yerinde duramıyor Say. Ben 1997 yorumunu tercih ediyorum fakat hala çok güzel çaldığı, hatta en çok ona ait olabilmiş sonatın da bu olduğunu düşünüyorum, özellikle de ikinci bölüm. KV331 La majör 11. Sonat (* * * * *) Say’ın ifade imkânlarına en yatkın olan sonat. Burada kendi önceki kaydına göre farklılıklar var. İlk bölüm kavgacı, mücadeleci,  zıtlıklardan beslenircesine yorumlanmış. Say burada her varyasyonda bile farklı tuşe ve ton arayışlarında ve mesela Ciccolini’nin “ne pahasına olursa olsun bütünlük” tercihinin zıttı bir tavırda. İlk bölümün zirvesi ve bu kayıtlarda Say’ın en başarılı olduğu sayfalar, 5. Çeşitleme. Daha ilk notadan, farklı bir dünyanın kapılarını açtığını hissettiriyor Say. Otuzikilik notaların yükselmesinde yaptığı çok ince, belli belirsiz rubato ile nasıl tüm cümlenin ağırlığını toplayıp sonra da dağıttığını dinlemeniz lazım. Bu noktada önceki kaydına göre çok daha incelikli. Keza ikinci bölümde ilk forte akor, arkasından gelen piano ve 6. ölçüdeki crescendo gibi öyle pasajlar var ki, hem itinayla takip ediyor notada yazanları, hem de kendi ihtiyacına göre uyarlıyor. Son bölümde 1997’ye göre daha yoğun bir ironi hissi var, buna karşılık aynı bölümdeki “mehter” hissi ve vurmalı sazlar efektleri yeni kayıtta daha rafine ve örtülü. Ama Say’ın ısrarcı, inatçı Mozart tavrı burada da gözüküyor; sol eldeki la notasının tekrarlarına dikkat etmemek ve sevmemek zor. KV332 Fa majör 12. Sonat (* * * *) ilk bölüm Say’ın sekiz tane değişik melodinin karakterini verebildiği, müzikal-virtüözite olarak tüm setin güzel anlarından biri yine. İkinci bölümdeki süslemeler ve son bölümün parlak virtüözitesi sonatlar ilerledikçe Say’ın bu setinin bugüne kadar yapmış olduğu sadece en büyük proje değil, en başarılı kayıt olduğunu da doğrulamaya başlıyor. KV333 Si bemol majör 13. Sonat (* * * *) Say’ı hem kendi eski kaydıyla, hem de Horowitz gibilerle kıyaslayabileceğimiz bir yorum ve bir kez daha her iki kıyastan da bu setteki yeni yorum tercih edilesi çıkıyor. Horowitz maskülen tarzı ile zaten Say’ın müzikalitesinden çok uzak. Say konçertant bir tavır ile yaklaşırken sonata, 1997 kaydından daha olgun, özellikle ikinci bölümde içe dönük, son bölümdeyse daha zarif bir anlayış içerisinde.
 
Mozart’ın Do Minör’ü
 
KV457 Do minör 14. Sonat (* * * *) kayıtlar içinde daha tartışmalı bir yerde duruyor. Sonatın KV475 Do minör Fantezi (* * *) ile ardışık çalınmasını anlamlı bulmayanlardanım. Fazıl Say anlamlı bulanlardan ve bu eseri bir nevi giriş olarak tasarlayıp çalmış. Bu bakış açısı farklılığı sebebiyle Say’ın yorumuna katılmam mümkün değil ama eğer siz de bu eseri bir “giriş” olarak düşünüyorsanız onun daha önemsizleştirici yaklaşımını benimseyebilirsiniz. Sonata dönersek, Say’ın girişindeki gizemli tavrı çok sevdim. Bu sonat serisinde Say’ın dinamik farklılıklarındaki alternatif arayış ve çözümleri zaten kaydı başarılı kılıyor. Burada da forte girişi takiben piano’ya inişi dâhiyane bir incelik. Bu sonatta favori yorumcum Richter ama ilk bölümdeki tavrıyla Say, o eski zamanın büyük piyanistlerinin yanında yer alıyor adeta. Say do minör tonalitesinin, Beethoven kadar Mozart’a ait ve karakterini veren bir tonalite olduğunu hissetmiş. İkinci bölümde rubato ve süslemelerde yine tutarlı ve bunları bütünün içinde konumlandırması başarılı; meraklıları 17-19. ölçüleri dikkatle dinleyebilirler. Say bir kez daha atipik ama tutarlı, geçerli ve ikna edici yoruma ulaşmış.
 
Son sonatlar
 
KV533 Fa majör 15. Sonat (* * *) sadece CD kitapçığında Fazıl Say’ın samimi itirafı sebebiyle bile merakla dinlenmeli. Benim kendimi daha az yakın hissettiğim sonatlardan bu. Daha çok bir piyanistin tat alabileceği eserlerden biri. Ben ilk bölümde Richter’in mesafeli dinginliğini ve rahatlığını, ya da ikinci bölümdeki basitliğini, Say’ın serbestisine tercih ediyorum, fakat ikinci bölümde Say’ın arayışları ve müziği taşıdığı boyutlar ilham verici. Yerine göre hafifliyor ve uçuyor, yerine göre de yılgın ve bitkin. Kitapçıktan bahsetmişken, kısaca belirtmek gerekir ki, Say sonatlarla ilgili samimi ve kişisel fikirlerini açıklarken çok zevkli bir okumaya izin veriyor. Ne var ki kitapçık iyi bir editöre ihtiyaç duyuyor; bazı ifadeler tekrar edilmiş, samimi cümleler içerse de daha derin veya yoruma dair bazı fikirlerin eksikliği var. Müzisyenlerin kitapçığa not yazmaları zaten nadiren başarılı sonuçlar veriyor. Say da istisna değil; okuması zevkli ama okuma öncesine göre daha az soru işareti kalmıyor kafanızda. Belki de amacı bu zaten.
 
Bestecinin ünlü ve piyano öğrencileri arasında en popüler sonatı olan KV545 Do majör 16. Sonat (* * *) dinlemeden önce hikâyesi okunması gereken eserlerden. Say için özel bir yeri olan bu eserde de, Say diğer sonatlara göre ilk kez bu kadar az arayış içinde ve bestecinin yazısındaki sadeliği aktarmaktan ötesine geçmek istemeyen kasıtlı bir mesafesi var. Benzer bir şekilde daha sınırlı müzikal imkânlar sunan KV570 Si bemol majör 17. Sonat (* * * *) Say tarafından iyi kotarılmış ise de diğerleri kadar iz bırakan bir yorum değil. Bestecinin son ve teknik olarak da en zor sonatı olan KV576 18. Sonat (* * * *)'ta Say girişteki korno çağrısı ile onun zıttı niteliğindeki zarif cevabi temayı kusursuz bir estetikle, tüm bölüm kontrpuanı hep hissettirerek veriyor. Son bölümdeki nostalji hissi ve son akorların kesinliği tam bir nokta. Keşke setin son sonatı bu olsaydı ama neyse ki istediğimiz sırayla dinleme özgürlüğümüz var.
 
Özetle, Fazıl Say'ın bu setiyle kayıt kariyerinin zirvesine çıktığını söylemek mümkün. Hem genel bir Mozart tavrı var, hem de her sonatı, kendi özelliklerine göre farklı bir tuşe, artikülasyon ve inceliklerle sunuyor. Olabilecek ideal “toplu sonat” yaklaşımı da bu olurdu herhalde; ortak bir karakter ve farklılaştırıcı incelikler... Say’ın Mozart'ın piyano sonatlarına getirdiği yorumlar, bestecinin bu eserlerinin piyasada kaydını satın alabileceğiniz en güzel yorumlarının başında geliyor.

FEYZİ ERÇİN



Mozart: Complete Piano Sonatas
Warner Classics 0825646942060 (6 CD)


CD 1 – YELLOW CD - “ALLA TURCA” "A minor"

Sonata No.11 in A major K 33 "Alla Turca" (Vienna, 1783)
1. Andante grazioso
2. Menuetto,Trio
3. AllaTurca, Allegretto

Sonata No.9 in A minor K 310 (Paris, 1778)
4. Allegro con spirito
5. Andante cantabile con espressione
6. Presto

CD 2 – BLUE CD - "C major"

Sonata No.10 in C major K 330 (Vienna, 1783)
1. Allegro moderato
2. Andante cantabile
3. Allegretto

Sonata No.16 C major K 545 (Vienna, 1788)
4. Allegro
5. Andante
6. Rondo Allegretto

Sonata No.7 in C major K 309 (Mannheim, 1777)
7. Allegro con spirito
8. Andante un poco adagio
9. Rondeau, Allegretto grazioso

Sonata No.1 C major K 279 (Munich, 1775)
10. Allegro
11. Andante
12. Allegro

CD 3 – WHITE CD - "F major"

Sonata No.12 F major K 332 (Vienna, 1783)
1. Allegro
2. Adagio
3. Allegro Assai

Sonata No.2 F major K 280 (Munich, 1775)
4. Allegro assai
5. Adagio
6. Presto

Sonata No.15 F major K.533 (Vienna, 1788)
7. Allegro
8. Andante
9. Rondo, Allegretto

CD 4 – RED CD – D major

Sonata No.18 in D major K 576 (Vienna, 1789)
1. Allegro
2. Adagio
3. Allegretto

Sonata No.6 in D major K 284 (Munich, 1775)
4. Allegro
5. Rondeau en Polonaise, Andante
6. Tema con 12 Variazioni

Sonata No.8 in D major K 311 (Mannheim, 1777)
7. Allegro con spirito
8. Andante con espressione
9. Rondeau, Allegro

CD 5 – GREEN CD - “B flat major”

Sonata No.13 B flat major K 333 (Linz, 1783)
1. Allegro
2. Andante cantabile
3. Allegretto grazioso

Sonata No.3 in B flat major K 281 (Munich, 1775)
4. Allegro
5. Andante amoroso
6. Rondeau

Sonata No.17 in B flat major K 570 Vienna, 1789
7. Allegro
8. Adagio
9. Allegretto

CD 6 – BLACK CD - "C minor"

“Fantasia” C minor, K. 457b Vienna, 1784

Sonata no. 14 C minor, K. 457 Vienna, 1784
1. Molto Allegro
2. Adagio
3. Allegro

Sonata No.4 E Flat major, K. 282 (Munich, 1775)
4. Adagio
5. Menuetto I-II
6. Allegro

Sonata No.5 in G major K 283 (Munich, 1775)
7. Allegro
8. Andante
9. Presto

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet mersin escort instagram begeni hilesi instagram takipci hilesi instagram takipçi hilesi