HABER

İdil Biret'e teşekkür

07.12.2016


Paylaş:

Profesör Filiz Ali'nin önderliğinde kurulmuş olan Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi AIMA'nın her yıl düzenlediği İdil Biret ile Ustalık Sınıfı'na 2015 yılında katılmış olan genç piyanistler, öğretmenleri İdil Hanım'a teşekkürlerini 25 Aralık günü saat 17.00'de Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde verecekleri bir konserle sunuyor.

 

Paris'te Bir Gece adını verdikleri bu temalı konserin perde arkasını ve gelişimini, konserde çalacak gençlerle konuştuk. 

 

Bu konserin ortaya çıkış öyküsünü anlatır mısınız? Neden Paris ve neden Fransız repertuvarı?

 

UTKU GEÇGEL: Aslında her şey 2015’te İdil Hanım’ın ustalık sınıfına katılmamızla başlıyor. Benim için çok önemli bir olaydı, zira İdil Biret benim için çok önemli bir kişilik; klasik müzikle ilk tanışmam İdil Hanım’ın Chopin’in piyano konçertolarını seslendirdiği albümüyle olmuştu. Ayrıca ustalık sınıfı sonrasında vereceğimiz konserse benim hayatımda vereceğim ilk konser olacaktı. İlk olmasından ötürü o zaman dilimi içerisinde hissettiğim duyguları hiç unutamadım ve adeta tadı damağımda kaldı. O duygu yoğunluğunu beraber yaşadığım arkadaşlarımla tekrar deneyimlemek istedim, dolayısıyla 2015 Ustalık Sınıfı grubumuza böyle bir teklif sundum ve her şey bu şekilde başladı.

 

EMRE NURBEYLER: İdil Biret, 1940’lı yıllarda kendi adına çıkan “Harika Çocuklar Yasası” kapsamında eğitimini sürdürmek için Paris’e gönderilmişti. Biz de buradan yola çıktık, İdil Hanım ile ilgili bir tema oluşturmak istedik ve hayatında çok büyük yer kaplayan Paris’i seçtik. Paris’te yaşamış ve oranın kültürüyle harmanlanarak eser vermiş olan bestecilerin eserlerini icra edeceğimiz “Paris’te Bir Gece” oluşturmak istedik.

 

 

İdil Biret’le bugüne kadar yaptığın kişisel çalışmalardan bahseder misin?

 

NİHAN ULUTAN: İdil Biret ile çalışma şansı yakalamış her genç piyanistin de düşüneceği üzere İdil Biret ile çalışmak benim için hayatımdaki dönüm noktalarından biri oldu. Piyanoya ve piyano literatürüne olan eşsiz hâkimiyeti, bizim gibi henüz yetişmekte olan piyano öğrencileri için son derece kıymetli. Arkadaşlarımla bir haftalık masterclass sürecinde bir ömürlük birikimler kazandık. İdil Hanım bize bir eserdeki her notayı anlamlandırmayı, öznel yorum yapabilmeyi, sorgulamayı ve cesur olmayı öğretti. İdil Biret'in eşsiz bir sanatçı olmasının yanı sıra bir o kadar da eşsiz bir kişiliğe sahip olduğunu söylemek isterim. Biz piyanistlere hiçbir zaman yardımlarını asla esirgemedi. İdil Biret ile çalışma fırsatı yakalayabildiğimiz için benim ve arkadaşlarımın çok şanslı olduğunu düşünüyorum.

 

FERHAT CAN BÜYÜK: Ben İdil Biret ile Bach ve Chopin eserleri üzerinde çalışma fırsatı buldum. Küçük yaşlarımdan beri hayranı olduğum, İdil Biret'in tüm dünyada kabul görmüş Chopin yorumlarındaki inceliklerini  yaptığımız derslerde keşfetmeye çalıştım. Kendisi hayatım boyunca faydalanacağım çok önemli ipuçlarını benimle paylaştı. Kullandığı pedal teknikleri ve eserlerin üzerindeki yorumsal yaklaşımlarını kendisi ile bire bir çalışmak, ifade becerilerime boyut kazandırdı.


YILDIZ ÇİÇEK SİVRİ: Esasında bu benim hayallerimden biri idi, zira kendisi ile 4 yaşında, piyanonun ne olduğunu bile bilmiyorken, Chopin Piyano Konçertolarını kayda aldığı kaset ile tanışmış, o günden beri büyük hayranlık duymuşumdur. Küçüklüğümden beridir tüm hocalarımın ellerimi ve ezberimi ona benzetmesi sebebi ile de biraz kendisini idol edindiğimi itiraf edebilirim. Onun gibi olabilmek elbette hepimizin hayali. Nihan arkadaşımın da söylemiş olduğu gibi, piyanoya ve piyano literatürüne olan eşsiz hâkimiyeti, bizim gibi yetişmekte olan piyano öğrencileri için son derece kıymetli. Her yıl Aima çatısı altında olan masterclasslardan haberdardım ve nihayet 2015 senesinde ben de Aima'da ilk kez İdil Hanım ile çalışma şansı yakaladım. Zaten hayran olduğum piyanistliğinin yanı sıra ne muazzam bir öğretmen ve kişilik olduğunu da yakından görme şansına eriştim. Chopin ve Schumann'ın eserlerini çalıştık. Verdiği müzikal anlayışla adeta ufkumu genişletirken, teknik ipuçları ile de beni gerçekten çok rahatlattı. İnanılmaz bir anlayış kazandırdı. Her dersimizde en ufak detaylara kadar çalıştık ve konserlerden sonra tek tek yorumlarını sundu. Minnettarım. 10 gün gibi kısa bir sürede belki yıllarca edinilemeyecek kadar çok değer kattığını düşünüyorum. Onunla çalışmak ayrı, onu çalışırken dinlemek ayrı, bir şeyler paylaşabilmek ayrı keyif ve şanstı. Bazen saatlerce aralıksız çalıyor, o konçertodan bu konçertoya atlıyor, bizi inanılmaz hafızasına hayran bırakıyordu ve şaşkınlıkla, hayranlıkla izliyorduk onu. Bu süreçte kendisi ile kurduğum ilişki için de ayrıca çok memnunum. Bu camiada yaşıtlarımızda bile olan kibiri onda hiç görmedim. Bizle ilgilenen, güzel fikirlerini ve desteklerini paylaşan ve desteğini hissettiren bu muazzam insanı tanıdığımız için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Bu konseri de bu onurla yapmaktan gurur duyuyorum.

 


Konserde seslendirilecek eserler hakkında bilgi verir misin?

 

YAĞMUR ŞİMŞEK: Oldukça renkli bir program aslında. Daha çok romantik dönem ve empresyonist dönem eserlerine ağırlık vereceğimiz bir resital olacak. Ben Ravel’in Sonatine’ini çalacağım. Emre de yine Ravel’in Aynalar albümünden Alborado del Gracioso’yu çalacak. Utku Chopin mi bemol minör Polonez ve Debussy Clair de Lune çalacak. Nihan da yine Chopin’den Berceuse ve iki numaralı Scherzo’yu çalacak. Yıldız ise Chopin’in bir numaralı Balad’ını seslendirecek. Leyla Debussy’den Estampes albümünü çalacak. Ferhat Can ise yine Chopin’in üç numaralı Scherzo’su ile la minör tonundaki Mazurka’sını seslendirecek.

 

 

İdil Biret’ten Fransız repertuvarına ilişkin öğrendikleriniz arasında hafızanda en çok yer etmiş olanları bizimle paylaşır mısın?

 

LEYLA CEMİLOĞLU: Özellikle Debussy ve Ravel’in eserlerini çalışırken, bestecilerin piyano için yazdıkları eserlerin hepsinde orkestral düşünmemiz gerektiğini aklımdan çıkaramıyorum. Debussy ve Ravel’in piyano yapıtlarının icrasında bestecilerin istedikleri ve kullandıkları seslerin tıpkı orkestrada çalan enstrümanlardan çıkan sesler gibi olması gerektiğini vurgulardı. Debussy’nin Pagodes adlı eserini çalıştığımız dönemde eser aynı anda birden fazla melodinin aynı anda çalınmasını gerektirdiği için bana sanki her melodinin farklı bir enstrümandan çıkıyormuş gibi düşünmemi tavsiye etmişti. Bununla beraber İdil Hanım özellikle Ravel’in özgünlüğünü ve hayal gücünü çok takdir ettiğini belirtir. Ravel’in yazısının Liszt’in yazısına çok benzer olduğunu ancak buna karşılık Ravel müziğinde şaşırtıcı piyanistik yeniliklere rastlandığını söyler.

 

 

 

İdil Biret’in bu konser projesine yaklaşımı nasıl oldu? Konseri izlemeye de gelecek mi?

 

UTKU GEÇGEL: Proje İdil Hanım’ın eşi Şefik Bey’e iletildiğinde geri dönüş olarak çok sevindiklerini öğrendik. Daha sonrasında da İdil Hanım’ın 75. yaş günü vesilesiyle BİFO ile verdikleri konserde Şefik Bey ile karşılaştığımda projeyi çok beğendiklerini, İdil Hanım’ın duyunca çok mutlu olduğunu fakat maalesef o tarihlerde yurtdışında turnede olacaklarını öğrendim. Hepimiz İdil Hanım’dan birçok şey öğrendik ve ondan öğrendiğimiz incelikleri kendi müziğimize yansıtmak için çabalıyoruz. Bu proje tamamen ona bize kattığı paha biçilemez incelikler ve bize aşıladığı bazı soru işaretleri için teşekkür niteliğinde. Katılamayacak olsa bile, mutlu olması bizim için yeter de artar bile…

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20