Konser-Opera

Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde Stabat Mater

06.01.2017


Paylaş:

Herkesin bildiği, duyduğu, izlediği tatsız olaydan sonra bir süre kapalı kalan Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin kapıları yeniden açıldı ve küçük konser salonu, müzik repertuvarının kanımca en içli yapıtlarından birinin, Giovanni Battista Pergolesi’nin Stabat Mater adlı eserinin genç sanatçılar tarafından seslendirilişine tanık oldu.
 

26 yaşında hayata veda eden Pergolesi’nin en ünlü eseri olan Stabat Mater, Barok müziğin şaheserlerinden biri addedilir. Iacopone da Todi (1230-1306) adlı Fransiskan rahip tarafından yazılan, üçer mısralık 20 kıtadan oluşan litürjik bir metni (Sequenza) Pergolesi 12 bölüm olarak, soprano, alto, sınırlı sayıda yaylı (keman I ve II) ve sürekli bas için 1736 yılında, ölümünden iki ay önce bestelemiştir. Yapıt özellikle 1739 yılından sonra büyük beğeni kazanmış, her yerde seslendirilmeğe başlanmıştır.
 

Hz. İsa’nın çarmıha gerilmiş bedeni karşısında annesi Meryem Ana’nın çektiği acıyı son derece içli şekilde yansıtan yapıtı Pergolesi kadın sesi için besteleyerek, bir annenin çektiği ıstırabı yansıtma yükünü kadın sesine bırakmıştır. Soprano ve altonun düet veya dönüşümlü olarak solo seslendirdiği birbirine bağlı 12 bölümün, benzer başka yapıtların aksine, kendine öz bir karakter ve melodisi vardır.
 

Ülkemizde daha önce de seslendirilmiş olan Stabat Mater’in 5 Ocak akşamı Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeki seslendirilişini, soprano Funda Yazıksız, mezzosoprano Ayşe Dağıstanlı Parlar ve piyanoda Dengin Ceyhan gerçekleştirdi. Funda Yazıksız bir yandan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nda yüksek lisans eğitimini sürdürürken, diğer yandan da konser faaliyetlerinde bulunmakta, şan yarışmalarına katılmakta, konserler vermekte. Mezzo soprano Ayşe Dağıstanlı Parlar’ın şan etkinlikleri dışında, sahneleme eğitimi de alarak, çeşitli operaların sahnelenmesinde reji asistanlığı ve hatta bizzat sahneleme faaliyetleri olduğu anlaşılıyor. İki sopranoya piyanoda eşlik eden Dengin Ceyhan da, aynı şekilde, bir yandan konser faaliyetlerine devam ederken, diğer yandan öğrenimini sürdürüyor.
 

Her üç sanatçı da esere özenle hazırlanmışlar, güzel bir uyum sağlamışlar, gerek solo, gerekse düetlerin iç içe geçen melodilerinde dinleyiciye acı çeken annenin ruh halini iyi yansıtabilmişlerdi. İkili, özellikle başlangıçta, kalın tonlarda söylenen bölüme güzel girişleriyle baştan dikkat çektiler. Bu sade yapıda olmasına rağmen, güçlü ifade isteyen, her iki solistin de parlak üst tonlarda partiye sahip olduğu, yakınırcasına söylenmesi gereken pasajları olan, yumuşak geçişler gerektiren güzel eserde piyanoda solistlere eşlik eden Dengin Ceyhan da abartısız, yalın ve temiz yorumuyla, kulakların alışageldiği diğer çalgıların eksikliğini hissettirmedi.
 

Gecenin tatsız tarafı, o küçük salonda gürültülü deklanşörleriyle, oradan oraya geçerek sürekli resim çeken fotoğrafçıların varlığıydı. Bizlerin dikkatini dağıttılar; iki şancının nasıl oldu da konsantrasyonu bozulmadı, hayret ettik ve içimizden ayrıca ”bravo” dedik. Öte yandan, konserden hemen önce sahneye çıkarak ülkemizin yaşamakta olduğu tatsız olaylara rağmen hayatın devam ettiğini söyleyerek, şehitlerimizin önünde saygıyla eğildiklerini belirten piyanistin seslendirilecek olan yapıtın 12 bölümden oluşmasına rağmen, bütünlük arz ettiğini açıklamış olmasını dilerdik: Kısacık bölümlerin alkışlarla kesintiye uğramasına engel olunmuş olurdu. Öyle ya, çok seslendirilmeyen bir eser hakkında dinleyicinin bu kısa aralarda alkışlamaması gerektiğini bilmesini beklemek boşunaydı.
 

Çağdaş Sanatlar Merkezi’ni klasik müzik etkinlikleri nedeniyle bir kez daha kutlamak gerek.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20