Konser-Opera

Tutu Aydınoğlu ile doğu-batı arasında müzikal bir zaman yolculuğu

05.02.2017


Paylaş:

Sanat yönetmenliğini İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyelerinden piyanist Tutu Aydınoğlu’nun üstlendiği, proje koordinatörlüğünü ise yazarlarımızdan genç piyanist Utku Geçgel’in yaptığı “Batı Müziğinde Osmanlı İzleri” adlı konser 27 Ocak 2017 Cuma akşamı İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicisiyle buluştu. Takip edebildiğimiz kadarıyla, İstanbul’un muhtelif yerlerindeki billboardlar, yazılı-görsel-işitsel basında günler boyu bolca işlendi bu ilginç konser projesi ve de sanat kamuoyunda bir hayli ses getirdi.
 
Okurlarımız, Tutu Aydınoğlu ve ekibinin bu projesinden, sanatçımızla konserinden önce yaptığımız söyleşi sayesinde haberdar olmuşlardı. Konservatuvardaki hocası Prof. Meral Yapalı’yla sohbet ettikleri sırada ortaya çıkan bir fikir ve bu fikrin yarattığı heyecanla yola düşmüş Aydınoğlu. Bu fikirden yola çıkarak bir yılı aşan bir süre boyunca üzerinde derin araştırmalar yaptığı temel konu, Osmanlı İmparatorluğu’yla Batı dünyası arasında yüzyıllar boyu kültür-sanat alanında yaşanan karşılıklı etkileşim.
 
Batı uygarlığına mensup imparatorlukların 'Turquerie' (Türköri) diye tabir edilen, Doğu coğrafyasına yönelik ilgilerinin odağında Osmanlı İmparatorluğu bulunuyordu. Bu Oryantalist moda Rönesans’ta başlayıp Aydınlanma Çağı’na kadar sürmüş ve Batılılar bu dönemde Doğu toplumlarının yüzyıllar boyunca oluşturmuş olduğu inanılmaz zenginlikteki kültürel birikimden çokça faydalanmışlardır.


Tutu Aydınoğlu yaptığı araştırmalar sonucunda sadece Kanuni Sultan Süleyman için yirmi tane opera bestelendiğini öğrendiğini söylüyor.

Dönemin Batılı bestecileri Doğu etkisiyle yazdıkları eserlerde bu toprakları ve üzerinde şekillenen medeniyeti ilham kaynağı olarak görmüşler. Yine bu devirde Osmanlı padişahlarını konu alan çok sayıda opera yazılmış. Tutu Aydınoğlu yaptığı araştırmalar sonucunda sadece Kanuni Sultan Süleyman için yirmi tane opera bestelendiğini öğrendiğini söylüyor. Osmanlı padişahlarının tümü için tarih boyunca 300’den fazla eser bestelendiğini de ekleyen Aydınoğlu, sadece ‘Türk’ temasının işlendiği eserlere sıra geldiğinde ise araştırmacının dipsiz bir kuyuyla karşılaştığının altını çiziyor.
 
Bu projeyi tasarlayıp üzerinde çalıştığı sırada tek gayesinin içinde yaşadığımız bu coğrafyanın kültürel bakımdan ne kadar derin olduğunu ve sahip olduğu niteliklerle, sınırlarının çok  ötesine uzanarak koskoca Batı coğrafyasının sanatına yüzyıllar boyu yön verebildiğini ortaya koymak olduğunu da sözlerine ekliyor Aydınoğlu. Konserin ardından gelen dinleyici yorumlarından, projesiyle vermek istediği mesajın toplum tarafından da anlaşıldığını gördüğünü söyleyen Aydınoğlu tek bir konserle kalmamasını arzuladığı bu projeyi gelecekte farklı mekanlarda farklı dinleyici toplulukları önünde de yinelemek istediğini ısrarla vurguluyor.
 
Piyanist Tutu Aydınoğlu’nun “Batı Müziğinde Osmanlı İzleri” adlı konseri zengin bir programa sahip bulunuyordu. Handel’in Tamerlano operasından Sultan Bayezit’in aryasıyla başlayan konser şu eserlerle devam etti: Rameau’nun Les Indes Galantes (Zarif Hindistan) opera-balesinden Gavotte, Gluck’un Le Rencontre Imprevue (Beklenmedik Karşılaşma) operasından Ali’nin aryası, Haydn’ın Askeri Senfonisi’nin Menuet bölümü, Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operasından Terzett, Beethoven’ın Atina Harabeleri’nden Türk Marşı ve Dervişler Korosu, Mozart’ın Türk Marşı’nın Tutu Aydınoğlu tarafından koro ve piyano için yapılan uyarlaması, Weber’in Abu Hassan operasından Ali ile Fadime’nin düeti, Rossini’nin Maometto II (II. Mehmet) operasından Anna’nın aryası, Alvars’ın Bir Arpistin Doğu Yolculuğu adlı eseri ve Liszt’in Sultan Abdülmecid için yazdığı Grand Paraphrase’ı.

 

Eserlerin her birinin farklı bir hikayesi ve karakteri olduğu için konser sırasında dinleyici her an diriydi ve dikkatler bir an olsun dağılmadı. Alvars’ın Türklere ithaf ettiği Bir Arpistin Doğu Yolculuğu adlı eserinin Türkiye'de ilk kez seslendirildiğini söylüyor Tutu Aydınoğlu. Ülkemizde bu konuda bir çetele tutulmadığı için Aydınoğlu’nun bu yargısını -aksi iddia edilmedikçe- doğru olarak kabul edebiliriz. Bu eserde arpist Yonca Özkan Bilenoğlu’nun başarılı yorumunun altını mutlaka çizelim. Beethoven’ın elinden çıkma, İslamiyet’e güçlü vurgular yapılan gayet ilginç bir eser olan Dervişler Korosu’nun eşlik partisinin Fransız besteci Saint-Saens’a ait olduğunu hatırlatırsak eserin yorumlanmasının ne denli güç olduğunu herhalde anlatmış oluruz. Aydınoğlu’na bir tebrik de, Mozart’ın Türk Marşı’nın koro ve piyano için yaptığı usta işi uyarlama için.

Tutu Aydınoğlu ve başını çektiği ekip konserin sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı. Tutu Hanım konser boyunca mikrofonu elinden düşürmeyip her eserden önce hem o eserle ilgili spesifik bilgiler verdi hem de konserin genel teması üzerine görüşleriyle dinleyicilerini aydınlattı. Öte yandan, eserler sahnede icra edildiği sırada sahne arkasında bulunan barkovizyonda eserlerin el yazması notaları, bestecileri, ithaf edildikleri kişiler ve eserlerin oluşumunda etkisi olan tüm unsurlar yansıtıldı. Barkovizyon konserin sadece işitsel değil görüntüsel olarak da dinleyicilerin belleklerine kazınmasını sağladı diyebiliriz. Bu görüntülerin hazırlanmasında çok emeği geçtiğini öğrendiğimiz İsmail Zeynalov’a da buradan teşekkürlerimizi sunalım.
 


Dinleyicilerin ellerinden hiç bırakmadıkları kitapçıklarda ise sahnede anlatılan ve perdeye yansıtılan bilgilerin kısa ve öz halleri bulunuyordu. Özetle, konser her açıdan hem keyifli hem de eğiticiydi. O akşam CRR Konser Salonu’nu dolduran tüm dinleyicileri zaman içinde zengin bir müzikal yolculuğa çıkartan müzisyenlerin isimlerini saymadan yazıyı bitirmek olmaz: Kemancı Oleksandr Samoylenko, viyolonselci Jülide Canca Eke, arpist Yonca Özkan Bilenoğlu, sopranolar Bengisu Çimen ve Ekin Su Paker, tenorlar Algın Özcan ve Uğur Etiler, bas Erdem Sarıkaya. Şancılarımızın hocaları Çiçek Kanter’i de kutlamayı ihmal etmeyelim.
 
Tutu Aydınoğlu, projesine başından itibaren her türlü desteği veren hocası Meral Yapalı’ya elbette çok müteşekkir. Ayrıca projesini sahnelerine buyur ettikleri için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a ve CRR Konser Salonu yönetimine de sanata verdikleri destekten ötürü şükran duygularıyla dopdolu.
 
Bu destek ve ilgi, Tutu Aydınoğlu’nu hem bu kayda değer projesini bundan böyle başka mekanlarda da dinleyiciyle buluşturmak hem de benzeri başka yaratıcı projeleri hayata geçirmek yolunda eminiz ki fazlasıyla motive etmiştir.
 
Serhan Bali

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet mersin escort instagram begeni hilesi instagram takipci hilesi