HABER

İstanbulluları perşembe akşamı çok önemli bir karar bekliyor

07.03.2017


Paylaş:

Evet, İstanbullu müzikseverlerin 9 Mart Perşembe akşamı çok önemli bir karar vermeleri gerekiyor.

Ya BİFO'nun Hasan Uçarsu'ya sipariş verdiği eserin dünya prömiyerine ya da İş Sanat sahnesine konuk olacak kemancı David Garrett'ı dinlemeye gidecekler.

BİFO mu yoksa İş Sanat mı? Ya da Hasan Uçarsu mu yoksa David Garrett mı? Konserleri bir kez daha tanıtmak Andante'den, karar vermek İstanbullulardan...

BİFO çarşamba akşamı bir Türk eserinin dünya prömiyerine imza atıyor

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’yla bu sezon Mart ayının ilk konserinde, dünyaca tanınan ve çağdaş müziğin Türkiye’deki önde gelen isimlerinden biri olan Hasan Uçarsu’nun piyano ve viyola için konçertosunun dünya prömiyerini dinleme şansına sahip olacaksınız. Konserleri ve özellikle de albümleri ile müzik otoritelerinin büyük beğenisini toplayan piyanist Özgür Aydın, Avustralya ve Japonya’yı da kapsayan turne programı ile oldukça yoğun bir yaz sezonu geçirdi. Dünya çapındaki ününü konserleri ve kayıtlarıyla artırmaya devam eden Aydın, BİFO eşliğindeki bu dünya prömiyerinde 2009 yılından bu yana Berlin Filarmoni üyeleriyle birlikte oda müziği çalıştığı viyolacı Naoko Shimizu ile sahneyi paylaşacak. Berlin Filarmoni’nin birinci viyolacısı olan Shimizu, kariyerini Boston Senfoni Orkestrası’nın Tanglewood Festivali’nde, Bavyera Radyo Senfoni Orkestrası’nda ve Suisse Romand Orkestrası gibi köklü kurumlarda geliştirmiş. Tecrübeli ikilinin Hasan Uçarsu’nun çok yankı uyandıracak yeni yapıtının dünya prömiyerindeki performansı, müzik tarihine geçecek bir yaprak olmaya aday.


 
Hasan Uçarsu yeni yapıtını anlatıyor
 
Henüz daha adına karar veremediğim piyano ve viyola için bu ikili konçerto, değerli orkestra şefimiz Gürer Aykal’ın öngörüsü ve Borusan Sanat’ın desteğiyle solist olarak icracılığıyla gurur duyduğumuz piyanist Özgür Aydın ve eşi viyola sanatçısı Naoko Shimizu için 2016 yılının sonbahar aylarında bestelendi.
 
Genellikle müziğimde müzik dışı izlekler oldukça yönlendirici olmakla birlikte ilk icrası gerçekleştirilecek olan bu son eserimde öncekilerde olduğu kadar belirleyici olmadı. Yine de konçerto türünün yapısından kaynaklanan solo-orkestra ilişkisinin 19. yüzyılın ikinci yarısından bu yana insani bir çerçevede yorumlanıp ele alınışı bu konçertonun oluşumunda etkili oldu. Konçerto, anlam dünyasını solist çalgıların temsil ettiği bireyselliğin, orkestranın temsil ettiği toplum ile karşılıklı ilişkisinde bulur.
 
Müzik edebiyatında ikili konçertolar görece olarak az sayıdadır ve çoğunlukla iki keman, keman-viyola, keman-çello, flüt-obua, klarnet-viyola, flüt-arp gibi aynı cins ya da birbirine yakın çalgılar için sanki solist çalgıların bir bütün oluşturması gözetilerek bestelenmişlerdir. Bestelediğim konçertodaki solist çalgıların karakter, güç ve yapı olarak birbirlerinden uzak düşmeleri teknik sorunlar, dengesizlikler üretmesine karşın eserin iç dünyasına doğrudan katkıda bulunmuştur. Solist çalgılar olan viyola ve piyano geç romantik konçerto anlayışı doğrultusunda bireyleri temsil ederler fakat bu kez erkeği ve kadını. İki solistin birlikteliği, iç içe girerek birlikte oluşturup taşıdıkları uyum, bazen solistlerden birinin uzaklara kanatlanmasına karşın diğerinin farklı tutumunun duyurduğu uyumsuzluk tam anlamıyla iki insanın ilişkisini duyuran biçimde inişleri ve çıkışlarıyla ele alınır. Toplumsal zemini temsil eden orkestra ise memleketimi yansıtmaktadır. Evet, ikili konçerto bir kadın ve bir erkeğin duyarlılıklarıyla birlikte ördükleri, Türkiye’de yaşanan şehirli bir aşk serüvenidir. 
 
Müzik dili önceki müziklerimden daha yalın, daha doğrudan, gereksiz zorlamalardan, yüklemelerden özellikle kaçınan duru bir söylemdedir. Anadolu müziğinde çok sık kullanılan üçlü aralığına yerleşen küçük bir ezgisel figüre, bu bir tek müziksel öz, bir yandan tonal zeminde, öte yandan modal-makamsal zeminde olmak üzere farklı bağlamlarda ele alınarak farklı duyarlılıklara açılıp geliştirilir.



Sahnelerin fenomen keman yıldızı David Garrett İş Sanat'ta


Keman virtüözü David Garrett Mart ayında İstanbul Opera Orkestrası eşliğinde İş Sanat’a konuk oluyor. Eleştirmenlerin “müziğin dâhi çocuklarından biri” olarak övgüyle söz ettiği Garrett, kemanla ilk kez dört yaşındayken tanıştı. 10 yaşındayken Hamburg Filarmoni Orkestrası eşliğinde ilk konserini veren sanatçı, 13 yaşında Deutsche Grammophon ile özel bir anlaşma imzaladı. Juilliard School’da müzikoloji ve kompozisyon eğitimi alan Garrett, Itzhak Perlman’ın yönlendirmesiyle performanslarına yeni teknik ve stiller ekledi. Müzikteki en büyük hedeflerinden birinin de klasik müziği genç kuşaklara sevdirmek olduğunu her fırsatta dile getiren sanatçı, bu doğrultuda klasik eserleri pop, rock, blues öğeleriyle harmanlıyor ve crossover parçalar düzenliyor. 2008 yılında Yabanarısının Uçuşu adlı eseri olağanüstü bir hızda çalarak Guinness Rekorlar Kitabı’na adını “Dünyanın en hızlı keman çalan insanı” olarak kaydettiren Garrett’a gecede, İş Sanat’ta daha önce Avishai Cohen ve Buika gibi sanatçılara da eşlik eden İstanbul Opera Orkestrası katılacak. Konser 9 Mart Perşembe akşamı saat 20.30’da.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20