SÖYLEŞİ

Türk tenor Bayreuth Festivali'nin merakla beklenen prömiyerinde söyleyecek

24.07.2017


Paylaş:

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu tenor Tansel Akzeybek’in Alman besteci Richard Wagner'in, yalnızca kendi operalarının sahnelenmesi amacıyla kurduğu, günümüze kadar yaşamını sürdürebilmeyi başaran ünlü Bayreuth Festivali’nde 2015 yılından beri solist rolleri söylediğini biliyor muydunuz?
 
Akzeybek’i ilk kez 2013 yılı Aralık ayında kadrolu solisti olduğu Berlin’deki Komische Oper’de sahnelenen Leonard Bernstein’ın Batı Yakası’nın Öyküsü müzikalinde izleyip çok beğenmiştim. Sonraki yıl yine aynı kurumda Barrie Kosky’nin izleyene müthiş keyif veren Sihirli Flüt rejisinde Tamino rolünde alkışladım Akzeybek’i. O tarihten sonra kariyerini daha yakından izlemeye başladığım sanatçımız 2015 yılında Bayreuth Wagner Festivali sahnesine çıktığında ise yakın markaja aldım. İzmir Dokuz Eylül’ü bitirdikten sonra Almanya’nın Lübeck şehrinde bulunan müzik yüksek okulundan da mezun olan 1978 Berlin doğumlu Tansel Akzeybek halen düzenlenmekte olan dünyanın en eski klasik müzik festivali olarak da kabul gören Bayreuth Festivali’nde sahneye çıkma macerasını sohbetimiz sırasında şu sözcüklerle anlattı:

‘Festivalde 2015 yılından beri söylüyorum. 1876 yılından beri yapılan bu festivalde sahneye çıkan ilk Türk opera sanatçısıyım. 2015 yılında festivalin müzik direktörü olan Alman orkestra şefi Christian Thielemann’ın yönettigi ve festival müdürü (Richard Wagner’in torunu Wolfgang Wagner’in kızı) Katharina Wagner’in sahneye koyduğu Tristan ve Isolde operasında Junger Seemann (Genç Denizci) ve Hirt (Çoban) rollerini seslendirdim. 2016 yılında Tristan ve Isolde’deki rollerimin yanına Parsifal operasında 1. Gralsritter ve rejisör Frank Castorf’un çok tartışılan rejisiyle sahnelenen Das Rheingold operasında Froh rollerini ekledim ve bu operada da ünlü orkestra şefi Marek Janowski ile çalışma fırsatı yakaladım. Bu sene ise Tristan ve Isolde ile Parsifal operalarındaki rollerimin yanı sıra Nürnbergli Usta Şarkıcılar operasındaki usta şarkıcılardan biri olan Kunz Vogelgesang rolünü seslendireceğim.’
 
Evet, yanlış okumadınız. Tansel Akzeybek, 1876 yılından beri düzenlenen Bayreuth Festivali’nde solist olarak sahneye çıkan ilk Türk opera sanatçısı unvanına sahip. Cumhuriyet tarihimizin ilk opera sanatçısı olarak kabul edilen dramatik soprano Semiha Berksoy’un Bayreuth Festivali’nde sahneye çıkmış olduğu arada bir dillendirilir ama bunun doğru olmadığı, sanatçımızın -benim bildiğim kadarıyla- (diğer torun) Wieland Wagner’in önünde bir dinleti yapmaktan öteye gitmediği daha doğru olsa gerektir. Bayreuth Festivali’nin ünlü bileşenlerinden biri olan Festival Orkestrası’nda ise en azından korno virtüözümüz Mahir Çakar’ın 1975 yılından itibaren epeyi uzun süreyle görev yaptığını biliyoruz. Bir diğer ünlü bileşen olan Festival Korosu’nda ise bir Türk koristin geçmişte ya da bugün görev yapıp yapmadığını bilmiyorum. Bu satırları okuyanlar arasında bu konuda bilgisi olan varsa benimle iletişime geçebilir.
 

Fotoğraf: Kartal Karagedik 

Bayreuth Festivali nev-i şahsına münhasır, çok ama çok özel bir buluşma. Kendine özgü ritüellere sahip. Bu festivalden Türk basınında ilk kez müzikolog Filiz Ali müzik yazarı olarak akredite olup gittiğinde köşesinde bahsetmiş, ondan yıllar sonra da ben yine aynı şekilde akredite olup o zamanki Radikal gazetesindeki köşemde etraflıca anlatmıştım. Tansel Akzeybek ise Bayreuth Festivali’nin kendisi için taşıdığı önemi şöyle anlatıyor: ‘Söylediğim gibi, festival tarihindeki ilk Türk sanatçı olmamın verdiği gurur ve bunun sorumluluğunu üzerimde hissetmenin yanında, dünyanın en ünlü ve en önemli klasik müzik festivalinde sahneye çıkmanın mutluluğunu da yaşıyorum. Sadece Richard Wagner’in bestelediği 10 operanın değişimli olarak sahnelendiği ve bestecinin bizzat tasarladığı opera binasında düzenlenen bir festival. Bu, benim için stres kaynağı olan ama bana bir o kadar da keyif veren bir faktör. Zaten bu mesleğin içinde her zaman biraz stres vardır. Tabii bu kadar göz önünde olmak, yaşadığımız stresi biraz daha perçinliyor.’
 
Bayreuth Festspielhaus yani Festival Binası demek aynı zamanda ‘akustik bakımdan mükemmellik’ demek. Binanın hâlâ ilk yapıldığı gibi, ahşap yapı elemanlarından oluşması, oditoryumdaki balkonların yerleşimi, üzeri kapatılmış orkestra çukuru gibi faktörler akustiğin mükemmelliğini sağlayan ana unsurlar. Akzeybek de sohbetimiz sırasında Festspielhaus’un efsanevi tınısal güzelliğinden dem vuruyor: ‘Opera binasının akustiğinin dünyada bir eşi benzeri daha yok. Orkestra çukurunun üzerinin kubbe biçiminde kapalı olması sayesinde hem oditoryum içinde inanılmaz bir akustik ortam doğmuş oluyor hem de izleyici sahnedeki eseri sanki 3 boyutlu bir sinema filminin içindeymiş gibi izliyor. Çukurun üzerinin tamamen kapalı olması aynı zamanda orkestra şeflerine, sesin oditoryuma nasıl yansıdığını anlamaları bakımından güçlük çıkartan bir durum ve onlar da oditoryumdaki akustiği ve balansı sürekli kontrol altında tutmak için dışarıdan birçok asistana ihtiyaç duyuyorlar. Festival izleyicilerinin çoğu Wagner operalarının fanatikleri ve eserlerin her kelimesini, müziğini ezbere bilen insanlar. Yani en ufak bir hatanın bile, bilgili izleyiciler ya da eleştirmenler tarafından rahatlıkla cezalandırılabileceği bir atmosfer altında çalışmaktayız.’


 Bayreuth Festival Binası oditoryumunun üzeri kapatılmış meşhur orkestra çukuru 

Tansel Akzeybek bu yılki Bayreuth Festivali’nin en fazla merak edilen yapımı olan ve 25 Temmuz’da kapılarını açacak festivalin ilk akşamı sahnelenecek Nürnbergli Usta Şarkıcılar (Die Meistersinger von Nürnberg) operasında önemli rollerden birinde sahneye çıkacak. Yapımın rejisörlüğünü üstlenen Barrie Kosky aslında Bayreuth Festivali için oldukça ‘aykırı’ bir kişilik. Yahudi asıllı bir Avusturalyalı olan Kosky bu festivalde bir eser sahneleyen ilk Yahudi yönetmen unvanına sahip oldu. Wagner’in Yahudi karşıtı görüşleri iyi bilinir. Bestecinin Nürnbergli Usta Şarkıcılar operasında ise yoğun bir Alman milliyetçiliğinin dinleyiciye aşılandığı ve eserin Yahudi karşıtı ögeler barındırdığı düşünülür, özellikle Beckmesser karakterinin bir Yahudi karikatürü olduğu kimilerince iddia edilir. Tansel Akzeybek yönetmen Barrie Kosky ile son beş yıldır yoğun bir mesai yürütüyor. Sanatçımızdan, Kosky’nin bu ikonik opera için oluşturduğu konseptin ipuçlarını öğrenmek istediğimizde ise bize şunları söylüyor:
 
‘Barrie Kosky benim 2012 yılından beri kadrosunda olduğum Berlin’deki Komische Oper’in 2012 yılından beri müdürüdür. Onunla Sihirli Flüt, Batı Yakasının Öyküsü, Tavrisli İfigenya ve Güzel Helen başta olmak üzere bugüne kadar birçok eserde birlikte çalıştım. Barrie beni çok iyi tanıyan biri olduğu için bana bu eserde ekstra görevler verdiğini söyleyebilirim. Yorucu ama keyifli bir prova dönemi geçirdik. Barrie oyunculuğu her zaman ön plana çıkartan bir yönetmen ve bu rejisinde de genel olarak çizgisini sürdürdüğünü düşünüyorum. Wagner’in bu operası Nazi Almanyası’nın en sevilen ve o dönemde neredeyse milli marş gibi görülen eseriydi. O yüzden bir Yahudi yönetmenin bu yönüyle de çok meşhur olan bu esere nasıl bir bakış açısı getireceği merakla bekleniyor. Eseri Wagner’in gözünden ve yaşamından kesitlerle yorumladık. Yani eserin içinde bestecinin kendisini, ailesini ve yakın dostlarını birçok kez göreceğiz. Eseri bu yıl canlı olarak sahnede izleyecek olan okurlarınızı da düşünerek dilerseniz daha fazla ayrıntı vermeyeyim. Bayreuth’a gelemeyecek olanlar da düşünülerek Almanya genelindeki sinemalarda da gösterimler olacak. 2018 yılı yazında ise bu rejinin DVD’si yayınlanacak.’
 

Yapımın rejisörlüğünü üstlenen Barrie Kosky aslında Bayreuth Festivali için oldukça ‘aykırı’ bir kişilik.

Nürnbergli Usta Şarkıcılar operasının 25 Temmuz akşamı yapılacak prömiyeri sadece Almanya genelindeki 140 sinemada değil Avrupa’nın bazı seçilmiş noktalarındaki sinemalarda da izlenebilecek. Yeri gelmişken belirtelim, 19 Temmuz 2017 tarihi itibariyle bu yılki festivalde sahnelenecek Wagner operaları için 78 ülkeye toplam 58 bin bilet satıldığı açıklandı. Festivali bu yıl da açması beklenen ve Wagner hayranlığıyla tanınan Angela Merkel'in hükümetinin bundan birkaç yıl önce aldığı son derece yerinde bir kararla festivalin biletleri dünya üzerinde bulunan yüzlerce Bayreuth Cemiyeti üyelerine ve festivalin aile boyu abonman sahiplerine artık el altından dağıtılamıyor. Bu paydaşların aldıkları bilet sayısı ciddi miktarda azaltılırken festivali izlemek isteyen dünyanın her köşesinden sade müzikseverlerin payına düşen bilet sayısı arttı. Festival yönetimi her yıl önemli sayıda bileti internet sitesi üzerinden satışa çıkartıyor. Anlayacağınız, ‘Bayreuth Festivali’nde bir opera izlemek için 10 yıl sırada beklemek gerekir’ cümlesi artık tarihe karıştı.
 
Tansel Akzeybek’in bu yılın Bayreuth’taki en gözde opera yapımının kadrosunda yer almakla her zamankinden daha çok öne çıkacağı kesin ama Bayreuth müdavimleri onu bu yıl hem Parsifal hem de Tristan ve Isolde yapımlarında da izleme şansı bulacaklar. ‘Parsifal’deki rolüm 1. Gralsritter. Bu rolde daha çok oyunculuğumla öne çıkacağım. Çok fazla bir şey söylemediğim halde eserin 1 saat 40 dakika süren Birinci Perdesi boyunca sahnede yer alıyorum. Geçen sene prömiyerini yaptığımız bu rejinin İslam dinine yönelik olumsuz bir eleştiri getirdiği yorumlarına katılmıyorum. Eseri İslam topraklarında yer alan yıkık bir Katolik kilisesinde oynuyoruz. Bu yüzden hem İslam hem de Hıristiyanlığa yapılan vurgular var. İşte maalesef bu okuyuş yanlış yorumlandı ve alınan tehditler nedeniyle bu yıl da festival binasının çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınacak. Bu rejinin 21 Temmuz 2017 tarihinde DVD kaydı çıktı. Bence bu noktadan sonra yorumu izleyiciye bırakmakta yarar var. Bu yıl festivalde Tristan ve Isolde operasındaki rollerimi (Junger Seemann ve Hirt) de seslendirmeye devam ediyorum.’
 

Fotoğraf: St Heibach


Tansel Akzeybek Berlin Komische Oper’deki yoğun trafiğinin yanı sıra 2010’lu yılların başından itibaren Avrupa’nın başka önemli sahnelerinde de söyleme başarısı gösterdi. Brüksel La Monnaie/De Munt (Roméo et Juliette-Tybalt), Letonya Ulusal Operası ve Graz Operası (Sevil Berberi-Kont Almaviva), Salzburg Paskalya Festivali (Palyaçolar-Beppe) söylediği ünlü sahneler arasında başı çekiyor. Başarılı sanatçımızı önümüzdeki sezon çok daha heyecan verici bir trafik bekliyor: ‘Önümüzdeki sezon uzun yolculuklara çıkıp heyecan verici sahnelerde söyleyeceğim. Berlin’deki rollerim Paris (Güzel Helen) ve Tamino (Sihirli Flüt) dışında en çok heyecanlandıklarım, benim de Tamino rolünü söyleyeceğim Paris Opera Comique, Güney Kore ve Japonya’ya yapacağımız Sihirli Flüt turneleri olacak. Ayrıca dünyaca ünlü Dresden Semperoper ve Güney Kore’nin Seul Ulusal Operası’nda sahnelenecek Das Rheingold operasında Froh rolünü seslendireceğim. Bu yıl restorasyonu bitecek olan Brüksel’in ünlü La Monnaie/De Munt Operası’nda Beppe-Arlecchino (Palyaçolar) rolünü tekrar seslendirip üzerine bir de solo tenor konseri vereceğim. 2018 yazında ise tekrar Bayreuth’taki çalışmalarıma başlayacağım. Sonrasında Avusturya’nın Graz Operası’nda Kont Almaviva (Sevil Berberi) rolünü bir kez daha seslendireceğim.’
 
Andante dergisi olarak Tansel Akzeybek’in Bayreuth Festivali sonrası iyiden iyiye hareketlenen uluslararası kariyerinde yolunun bundan sonra da açık olmasını diler, opera dünyasının büyük bir merakla beklediği 25 Temmuz’daki Bayreuth prömiyerinde kendisine başarılar dileriz.

Serhan Bali

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers hacklink istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet