ANDANTE (Sayı 131)

Sayı: 131

Yayın Tarihi: 05.09.2017

Fiyat: 12 TL


Andante’nin Eylül sayısında neler var?

Gitarist Tolgahan Çoğulu’nun 2008 yılında tasarlayıp patentini aldığı, 2014 yılında dergimizin düzenlediği Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde ‘Özel Başarı Ödülü’ne değer görülen ‘mikrotonal gitar’ın ünü artık ülkemizin sınırlarını aşıyor. Çoğulu’nun önderliğinde geçtiğimiz ay Almanya’da düzenlenen Guitarplus Microtonal Würzburg adlı etkinlikte, gitar dünyasının bu yeni çalgısı için Türk ve yabancı besteciler tarafından yazılan eserler bir araya getirildi ve böylelikle mikrotonal gitar serüveninde yeni bir sayfa daha açıldı. Emre Ünlenen ve Tufan Kurdoğlu yazdılar.

Dergimizin önceki sayılarında yayımladığımız farklı yazılarda müzik tarihindeki değeri ve öneminin altını kalın çizgilerle çizdiğimiz Christoph Willibald Gluck, bu kez Tuğrul Tanyol'un kaleminden, çok daha geniş bir çerçeve içinde, yaşadığı dönemin düşünsel ve sanatsal iklimi bağlamında ele alınıyor.

Emre Aracı'nın Odesa ziyaretinin unutulmaz anıları, Çaykovski İstanbul’da belgeselinin çekimleri sırasında, yazarımızın zihnine doluveriyor. Trajik Rus bestecinin İstanbul’dan gelip geçtiği mekânları keşfe çıkmak, hem o hem de onu izleyen bizler için tarifi mümkün olmayan bir his...

Şefik Kahramankaptan’ın Gençlerden Haberiniz Var mı? sayfasının konuğu, Almanya’da iki yılda bir verilen, ince elenip sık dokunan bir ödüle ortak olan genç kadın bestecimiz Beste Özçelebi.

‘Müzisyen de insandır, o da herkes gibi yazın tatil yapma hakkına sahiptir ama çalgısından uzun süre uzak kalmak hiçbir müzisyene yaramaz. Kimisi nereye gitse çalgısını yanında taşıyabildiği için şanslıdır ama gittiği yere çalgısını götüremeyen müzisyen sayısı hiç de az değildir’ diye düşünen yazarımız Efdal Altun, müzisyenlerin yaşamında tatilin yeri üzerine yazdı.

Konser şarkıcısı yazarımız Ece İdil bu yaz Verona ve Venedik’e yaptığı seyahatte izlediği iki ayrı operadan unutamadığı izlenimlerle döndü. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin değerli solistlerinden bas Zafer Erdaş ise yıllar sonra bu yaz yeniden ziyaret ettiği Verona Opera Festivali’nde izlediği Rigoletto operasıyla Placido Domingo’nun zarzuela söylediği konserden izlenimlerini paylaştı.

Şefik Kahramankaptan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği talimatın ardından hızlı biçimde kurulma çalışmaları başlatılan ‘müzik üniversitesi’nin kısa sürede içerik itibariyle nasıl da geleneksel sanatlar üniversitesine evrildiğini anlatıyor.

Besteci, viyolonsel sanatçısı ve İTÜ TMDK Öğretim Üyesi Doç. Necati Giray, uluslararası müzik camiasının Türk Müziğine yaklaşmasını zorlaştırdığını düşündüğü Türk Müziği nota sisteminin nasıl güncelleştirilebileceğini ve dolayısıyla bu müziğin dünyaya açılımının nasıl kolaylaştırılabileceğini anlattı.

Bestecilerimiz günümüz Türkiye’sinde haklarında belki de en çok yazılıp çizilen müzisyenlerdir. Konser programlarında yeterince yer almadıklarına, dinleyicinin onları kolaylıkla kavrayamadığına değinilir, dünya müzik mirası içindeki yeri sorgulanır. Orkestra şefi yazarımız Orçun Orçunsel konuya biraz daha farklı açılardan bakarak, bestecilerimiz hakkındaki kemikleşmiş yargıların ötesine geçmeyi denedi.

Bazen, bir an gelir, çok iyi tanıdığımızı düşündüğümüz bir kişiyi aslında hiç tanımadığımızı fark ederiz. Oysa o kişi, hayatımızın o kadar içindedir ki, belki de tam bu yüzden onun varlığını tanımlayan temel ögeleri, kendine özgü değerlerini göz önünde bulundurmak, bunların üzerinde yeniden düşünmek pek aklımıza gelmez. İşte, piyanistler için Franz Liszt böyle bir karakterdir. Bu büyük besteciyi, Almanya’nın Liszt şehri Weimar’da eğitimini sürdüren ve bu ay İskoç Uluslararası Piyano Yarışması’nı kazanan yazarımız Can Çakmur’un kaleminden okumaya ne dersiniz?

Tunçel Gülsoy, günün birinde elektronik posta kutusuna düşen bir basın bülteni sayesinde haberdar olduğu genç besteci ve piyanist Derya Kavuncu’nun peşine düşer ve ikili Cihangir’de bir kafede buluşurlar... Sonrasını Gülsoy’un kıvrak kaleminden okuyabilirsiniz.

Michael Kuyucu, geçtiğimiz Temmuz ayında prostat kanserinden kaybettiğimiz, 90’lı yılların en sevilen pop müzik şarkıcılarından Harun Kolçak’ın ardından kaleme aldığı yazısıyla, bu talihsiz değerimizi daha iyi tanımamıza ve geride bıraktıklarına odaklanmamıza vesile oluyor.

Andante Dergisi'nin her sayısını D&R, Remzi, İnkılap, Nezih, Carrefour, Migros, Makro zincir mağazalarının dergi reyonlarının yanısıra büyük şehirlerimizin seçkin kitabevleri ve merkezi gazete büfelerinde bulabilirsiniz. Andante'yi yaşadığınız şehirde hiçbir yerde bulamıyorsanız, info@andante.com.tr adresine bir e-posta atın, biz Andante'yi bulunduğunuz yere en yakın satış noktasına hemen ulaştırmaya çalışalım.

Keyifli bir okuma dileriz.


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20