SÖYLEŞİ

Üç Gönül Hikayesi'nin ardındaki kalpler

01.12.2017


Paylaş:

H&H Müzik Yapım tarafından 2017 yılında yayımlanan Üç İz – Üç Gönül Hikayesi adlı albüm çıktığı günden beri gönülleri fethetmeye devam ediyor.

 

Hakan A. Toker (piyano), Murat Süngü (çello ve keman) ve Hakan Çetinkaya (perküsyon ve gitar) imzasını taşıyan albüm hakkında Hakan A. Toker ile samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 

Ne kadar zamandan beri beraber müzik yapıyorsunuz ve tanışmanız nasıl gerçekleşti?

 

Hakan’la da, Murat’la da ayrı ayrı 3-4 yıldan beri birlikte çalıyorum. Hakan’la 19 Nisan 2014’te, Rixos Oteller zincirinin Antalya’da tarihî kalıntılar bulunan bir sit alanına otel yapma girişimini protesto etmek ve durdurmak amaçlı yapılan Uluslararası Dostluk Festivali’nde tanıştık. İkimiz de orada sahne alan gönüllü sanatçılar arasındaydık. Murat’la tanışmama vesile olansa, A. Mahmut Abra oldu. Kendisinin kurup yönettiği Boğaziçi Mezunlar Korosu’na eşlik ediyorum. Murat bu koronun verdiği bir Nazım Hikmet anma konserine konuk oldu, sonra da Mahmut Abi ikimizi beraber bu konserden doğan yeni bir projeye, Grup Abra’ya dahil etti. Daha sonra benim önerim üzerine Mahmut Abi Hakan’ı da her iki oluşumun konserlerine zaman zaman konuk perküsyonist olarak almaya başladı. Grup Abra’nın Kalan’dan çıkan Şairane Sevdalar albümünde üçümüz de yer aldık. Bu etkinliklerde üçümüz de eşlikçi rolündeydik -Hakan’ın tonmayster olarak da katkıları oldu-, ancak üçümüzün de besteci olarak söyleyecek sözü vardı ve aramızda sıkı dostluk bağları oluşmuştu. O yüzden grup içinden grup çıkardık ve Üçiz’i kurduk.

 

Albümde yer alan bestelerin oluşum sürecinden biraz bahseder misiniz?

 

Hakan’ın ve Murat’ın bu gruptan önce yapılmış besteleri, bu gruba adapte edilerek kaydedildi. Bense eski bestelerim arasında bu gruba uygun bir şey bulamayıp, bu albüme özel üç parça besteledim. Aura'nın başındaki ezgiyi Hakan çok önce bir belgesel filmi için bestelemişti ve farklı versiyonları iki ayrı filmde kullanılmıştı, ben sonradan piyanoyla çaldığım orta kısmı ekledim. Tecelli başlangıçta Gamze ismini taşıyordu ve Hakan’ın bas gitarla çaldığı çok farklı ve sade bir ezgiydi. Bu albüme alırken ismi değişti ve üçümüzün yorumunda bambaşka bir hal aldı. Parça başlangıçta gayet kişisel bir aşk acısını anlatırken, Hakan sonradan onun daha evrensel bir şeyi anlatmasını istedi, zira parçanın kendisiyle beraber Hakan’ın aşkı da dönüşüme uğradı.

 

Giden, Hakan’ın gitarda bulduğu bir dizi arpejden ibaretti. Uzun süre onunla ne yapacağını bilemedi. Sonunda bir gece üzerine kısacık bir ezgi kondurdu, ben de devamına akordeonla doğaçlama yaptım. Murat, Sabah Vakti'ni bir sabah ezandan esinlenerek yazmış. Ona ve Karışık Hal, onun aşk hayatındaki tutkuyu ve bir türlü içinden çıkamadığı karışıklıkları anlatıyor.

 

Kabulleniş, her insanın hayatında olabilecek felaketlerle başa çıkmada -örneğin benim için ülkemin gidişatından duyduğum öfke- metanetle içinden geçilmesi gereken ilk aşamayı anlatıyor. İnsan ancak durumu kabullendikten sonra durumu değiştirmek üzere yola çıkabilir. Uzak ve Yakın, kendi aşk hayatımdan esinlendiğim, ancak her gönlün her konuda yaşayabileceği gidiş gelişleri anlatan bir parça. Parçanın ezgisel yürüyüşünde ve başından bitişine geçirdiği süreçte de duyulabileceği üzere, gün gelir, uzaklar yakın olur; zira mesafelere göğüs geren ve bir olan gönüller mıknatıs gibi birbirini çeker ve er geç kavuşur. Yol Arkadaşları, Hakan ve Murat’la yolculuğumuzda ne kadar eğlendiğimizi, ayrıca tüm benzer yol arkadaşlıklarından duyulan paylaşım keyfini anlatıyor.


 

Albümde yer alan eser seçimlerine nasıl karar verdiniz?

 

Öncelik, kendi bestelerimizi duyurmaktı ve üçümüzün kombinasyonuna uyan fazla seçenek yoktu. Dediğim gibi, benim hiç seçeneğim olmadığı için albüme özel besteler yaptım. Hatta bir tanesi, Uzak ve Yakın Murat’tan başka hiç bir çellistin hakkıyla çalamayacağı bir eser desem yeridir! Onun klasik Batı eğitimi ve Türk müziğine hakimiyetini bir arada, en yüksek düzeyde sonuna kadar kullanan bir parça! Bu iki disipline sahip başka çellistler de var ama sayıca çok azlar ve Murat’ın seviyesinde değiller. Yeni nesillerin yetişmesi gerekiyor bu parça için.

 

Albümdeki icralarınızın çok hoş bir ahengi var, bunu neye borçlusunuz?

 

Öncelikle üçümüzüm müzisyenliğine, sonra da Hakan ve Mert’in yaratıcı ve titiz ses teknisyenliğine borçluyuz. Murat’la ben 2-3 gün içerisinde tüm parçaları hücum çaldık, yani aynı anda. Hakan’sa bizim yaptıklarımıza en uygun eşliği bulup uydurabilmek için aylar harcadı. Bazı perküsyon partileri tekrar tekrar kaydedildi, bazı fikirler denendi, vaz geçildi. Albümün mix ve mastering’i de aylar sürdü!

 

Kayıt ve mix bizim H&H Stüdyo'da Hakan’ın kendi eliyle yapıldı, sonra mastering için onu analog cihazlardan geçirmesi için Mert Ağırlar kardeşimize gönderdik. İdeal “sound”u yakalamak için çok çalışıldı. Bu süreç beni şaşırttı! Hepi topu üç müzisyeniz! Her şey 1-2 ayda biter, sonra başka albümlere başlarız sanıyordum

 

Gerçekten de albümde sadece üçünüz mü yer alıyorsunuz?

 

Hatırlattığınız için minettarım: bazı parçalarda konuk sanatçılara yer verdik. Çok değerli meslektaşlarımız, neyde Bilgin Canaz, klasik kemençede Neva C. Gülses, kanunda Caner Can ve udda Tolga Karaslan'a katkılarından dolayı teşekkür borçluyuz. Ayrıca bazı parçalarda üst üste farklı enstrümanlar çalarak daha zengin bir doku yarattık. Mesela benim Yol Arkadaşları'nda konuk sanatçıların yanı sıra Murat hem çello, hem keman çaldı. Hakan çoğu parçada üst üste birden fazla perküsyon kaydetti. Murat'ın Ona'sında solo çelloya eşlik eden 4 çello daha var; tabii hepsini Murat çaldı. Benim Uzak ve Yakın'da yalın üç kişiye düşüveriyoruz, hatta Hakan'ın Giden'inde iki kişiyiz: akordeon ve gitar. Böylelikle her parçada farklı bir yoğunluk, farklı bir doku var.

 

 

Albümdeki cover eserin bir hikayesi var mı? Nefis bir caz yorumu olmuş!.. Kimin fikriydi?

 

Yanlış hatırlamıyorsam benim fikrimdi. Düzenleme bana ait. Bu parçayı bir “bonus track” gibi düşündük. İleride bu konseptte, yani caz tarzı yorumlanmış klasik Batı eserlerinden oluşan bir albüm çıkarsa üçümüzden veya üçümüzün birinden, şaşırmayın ;)

 

 

Albüme dair konser projeleri hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

 

Aslında bu grubu sırf bu albümü çıkarabilmek için kurduk desem yeridir! Albüm henüz yapım aşamasındayken ilk konserimizi 17 Ekim 2016'da Yeditepe Üniversitesi'nde ses sanatçısı Eda Karaytuğ ve konuk klarnetçi Aykut Sütoğlu'yla beraber verdik. Yeni tekliflere açığız :)

 

Ha, unutmadan, bir de klip çektik! Ankara'dan Mehmet Gündüz kardeşimiz çekti ve yönetti, her şeyine koşturdu, sağ olsun. Bunun için albümdeki en kısa parçalardan birini, yani televizyon kanallarına uygun uzunlukta olan Murat'ın Sabah Vakti'ni seçtik.

 

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20
    sohbet hatları mersin escort beylikdüzü escort ataköy escort mersin escort canlı bahis dert köşesi sohbet numaraları canlı bahis mersin escort tesettur kap kadıköy escort pendik escort bostancı escort kartal escort kartal escort eryaman escort instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi instagram takipçi hilesi telefon no sorgulama Müzik indir free instagram followers istanbul escort sisli escort istanbul escort www.halkaliescortbayanlari.com Youjizz alanya escort kızılay escort şirinevler escort ankara temizlik astropay astropay bozum sohbet mersin escort instagram begeni hilesi instagram takipci hilesi