MAKALE

20. Yüzyılda Tek Bir Eserle Ünlenmiş Bir Venedikli

07.09.2021


Paylaş:

Bu yılın 8 Haziran’ında Barok dönemin ünlü bestecilerinden Tomaso Albinoni’yi doğumunun 350. yılında anıyoruz.
 

Tomaso Albinoni, ticaretle uğraşan varlıklı bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1751 yılında Venedik’te dünyaya gelir. Ailenin varlığı sayesinde ekonomik olarak sıkıntı yaşamadığından ve babasının işiyle de ilgilenmediğinden, kendini müziğe adar. Keman ve şan eğitimi alır. Zaman içinde tanınmış bir şancı ve iyi bir kemancı olur. Lâkin kimsenin hizmetine girmez. Oysa o dönemde akademik veya dinsel bir kurumun, ya da bir soylunun koruması altına girmek alışılagelen bir durumdur. Bağımsız kalmayı seçer. Bu nedenle de olsa gerek, Venedik’te profesyonel müzisyenlerin loncasına kaydolmaz, böylece de izleyici karşısında çalma olanağından yoksun kalır. Aslında Albinoni seyirci önünde veya para karşılığında çalmayı hiç sevmez, böylece müzikle tek bağlantısı beste yapmak olur.
 

Yaşadığı dönemle ilgili olarak elde hayli ayrıntılı bilge ve belge mevcuttur. Buna karşılık, Albinoni’nin hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. Yaşamının büyük bölümü Venedik’te geçmiştir. 1694 yılında Kardinal Pietro Ottobani’ye ithaf ettiği ilk yapıtı, İki Keman, Viyolonsel ve Sürekli Bas için 12 Üçlü Sonat (Op.1) yayınlanır. Aynı yıl ilk operası, Palmira Kraliçesi Zenobia, Venedik’te dönemin ünlü tiyatrolarından Aziz Giovanni ve Paolo Tiyatrosu’nda sergilenir. Bu, 1740 yılına kadar kesintiye uğramadan sürecek, farklı türlerde çok sayıda eserin ortaya çıktığı verimli bir dönemin başlangıcı olacaktır. İlk eserinin basımından (1694) itibaren bestecinin yaratılarının; şan (opera, melodram, serenat ve şarkılar) ve enstrümantal (sonat ve konçertolar) yapıtlar olarak ikiye ayrıldığını görüyoruz. 1700 yılında, Op.2 eser sayılı, İki Keman, Viyola, Viyolonsel ve Bas için Beşli 6 Senfoni ve Konçerto besteler ve Mantova Dükü 4. Carlo’ya ithaf eder. Bundan da bir süreliğine Dük nezdinde keman sanatçısı olduğu düşünülmüştür. 1703 yılında Griselda operası için Floransa’ya gider. Operanın büyük başarı elde ettiği tahmin edilmektedir.



 

Albinoni 1705 yılında Veronalı soprano Margherita Raimondi ile evlenir. Margherita, evlendikten sonra da operalarda söylemeye devam eder. Ancak 1721 yılında, 37 yaşında ölür. Eşinin ölümünden bir yıl sonra besteci 1722’de, Bavyera Seçmen Prensi Karl Albert ile Kutsal Roma İmparatoru I. Joseph’in kızı Maria Amalia’nın düğün şenlikleri için Münih’e davet edilir ve düğün eğlenceleri sırasında I Veri Amici (Gerçek Dostlar) ile Il Trionfo d’amore (Aşkın Zaferi) adlı operalarını yönetir. Albinoni, Karl Albert’e 12 konçerto ithaf etmiştir.
 

Venedik’e döndükten sonra çok verimli bir döneme girer. Corelli ve Vivaldi’nin eserleri ayarında değerlendirilen enstrümantal eserlerine Avrupa’nın birçok yerinden istek gelmiş; 17 yıl içinde sayısı tartışmalı pek çok opera (Bazı kaynaklar 48-50, bazıları ise 81 operadan söz eder), 99 sonat, 59 konçerto, sekiz senfoni, 24 üçlü sonat, 50 kantat ve daha pek çok hatırı sayılır sayıda oda müziği yapıtı yaratmıştır. 1723 ile 1740 yılları arasında çok sayıda operasının Venedik ve Kuzey Avrupa’da sahnelendiği bilinir. Besteci 1741’de Sant’Angelo Tiyatrosu’nda sahnelenen, bugün partisyonu kayıp olan Artame operasıyla verimli üretim dönemini kapatarak, yaşamının son 10 yılını tam anlamıyla mutlak bir suskunluk içerisinde geçirmiş; uzun süren bir hastalık döneminden sonra da 1751’de hayata gözlerini yummuştur.
 

Tomaso Albinoni’nin operalarının çoğu yaşadığı dönemde basılmadığından kayıp veya parçalar hâlinde bugünlere gelmiştir. Sadece Palmira Kraliçesi Zenobia (1694), Radamisto (1698) ve La Statira (1726) operalarının partisyonlarının tamamı mevcuttur. Zenobia 23 yaşındaki genç bestecinin ilk ürünüdür. Opera veya müzikli dramların sadece tek sezonda sahnelenebildiği bir dönemde, Zenobia’nın operaseverler üzerindeki etkisi büyük olmalı ki 1717 yılında ise bu kez başka bir ad altında, yeniden sahnelenmiş olduğu görülüyor. Zenobia yüzyıllar sonra, 2008 yılında Şam Operası’nda, operanın müzisyen ve sanatçıları tarafından; ikinci kez ise 2018’de La Fenice’de sergilenmiştir. İlk operasından 30 küsur yıl sonra bestelediği La Statira operasıyla da kendinden olgun, yenilikler ve dönemine göre öncü fikirlerle dolu bir besteci olarak söz ettirdiği anlaşılıyor. La Statira yaratıldıktan yine yüzyıllar sonra, çağımızda Malibran Tiyatrosu’nda (Venedik), Mart 2019’da sahnelenmiş. Diğer bazı operalarından da aryalar kalmıştır. Opera veya insan sesine dayalı diğer eserleri hakkında bilgi bulunmasa da dönemin ünlü Venedikli bestecilerinin, özellikle de Francesco Gasparini’nin bu türdeki eserlerine rakip olacak düzeyde oldukları kabul edilmiştir.


 

Enstrümantal eserleri ise Corelli, Vivaldi ve Scarlatti’nin düzeyinde değerlendirilmektedir. J.S. Bach’ın, Albinoni’nin yapıtlarıyla yakından ilgilendiği; BWV 946, BWV950 ve BWV 951/951a, klavye için füglerinde Albinoni’nin Op.1, Üçlü Sonatlar’ından temaları; ayrıca, öğrencilerinin armoni egzersizleri için bas partilerini sıklıkla kullandığı biliniyor.
 

Besteci, o döneme kadar İtalya’da çok da kullanılmayan obuaya büyük ilgi duymuştu. Solo obua için bestelediği Op.7 dört konçertodan (N.3.6.9.12) sonra, iki obua için (2.5.8.11) konçertolar bestelemiş (1716); bunlar basılan ilk yapıtları olmuş ve büyük başarı elde etmişlerdi. Albinoni, Op.7 konçertolarından önce, nefesli sazların da dahil olduğu yapıt bestelememişti. Lâkin obua konçertoları o denli başarılı bulunmuştu ki 1722 yılında 1 ve 2 obua ve yaylılar için 12 konçerto (Op.9) daha besteledi.
 

Bestecinin 1735 yılından sonraki döneme ait eserleri hakkında çok az şey bilinmektedir. Dresden Milli Kütüphanesi’nde muhafaza edilen çok sayıda eseri İkinci Dünya Savaşı sırasında Dresden’in müttefikler tarafından bombalanması neticesinde, yerle bir edilen kütüphanede yanmıştır. Albinoni adıyla özdeşleşen ünlü yapıtı olan Adagio ise Romalı müzikbilimci Remo Giazotto’nun (1910-1998) yanan kütüphanenin yıkıntıları arasında bulduğu, Albinoni’nin bir üçlü sonatının veya kilise sonatının yavaş bölümünden kalan el yazması fragmanda yer alan ezgi çizgisi ve sürekli bas partisinin altı ölçüsünden yararlanarak bestelemesi ve 1958 yılında yayınlamasıyla ortaya çıkmıştı.
 

Albinoni’nin bulunan eserlerinin fihriste geçirilmesi üç müzikbilimci sayesinde gerçekleşmiş: ilk çalışmayı, Barok dönem besteciler üzerinde araştırmalar yapan müzik bilimci Remo Giazotto, 1945 yılında enstrümantal müziğini listeleyerek yapmış. Ardından Michael Talbot, 1980’de Giazotto’nun kataloğuna, bestecinin numara verilmemiş diğer eserlerini de katarak bir listeleme yapmış. En son listeleme işi de Franco Rossi’ye ait olup (2002-2003), Rossi, Talbot’un kataloğuna bestecinin insan sesi için yarattıklarını da ekleyerek, çalışmasını Albinoni’nin Bestelerinin Tematik Kataloğu başlığı altında yayınlanmış. Muhtemeldir ki önümüzdeki yıllarda ünlü bestecinin geride kalan başka yapıtları da gün yüzüne çıkartılır.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20