SÖYLEŞİ

Yeni Kuşak, Yeni Umutlar

18.09.2021


Paylaş:

Salgın sürecinin oluşumunu tetiklediği bir topluluk Yeni Kuşak Orkestrası. Türkiye’de her yıl konservatuvarlardan mezun olan yüzlerce genç için de yeni bir umut. Müzisyenlerin çaldıkça var olabilecekleri gerçeği ışığında bu yeni topluluk ülkemizde klasik müziğin her geçen gün daralan ufkunu açmaya doğru yeni bir ışık da aynı zamanda. Yeni Kuşak Orkestrası’nın kurucusu genç orkestra şefi Elif Karabiber ile topluluğun kuruluş öyküsünü konuştuk.

 

 

 

Değerli okurlar,

 

Bu ay sizlere yeni kurulan ve çok özel bir orkestrayı tanıtmak istiyorum: Yeni Kuşak Orkestrası. 2021 yılında orkestra şefi Elif Karabiber tarafından kurulan bu orkestra, pandemi sürecinde genç müzisyenlere umut kaynağı olmak amacıyla yola çıkmış. Hepimizin bildiği gibi içinde bulunduğumuz bu zor günler hem sanat hayatını hem müzisyenleri son derece olumsuz yönde etkiledi. Yeni Kuşak Orkestrası ise, tüm bu zorlukların karşısında oldukça iddialı ve kuşkusuz ilham uyandıran bir oluşum. 17-26 yaş aralığında, eğitimlerine devam eden başarılı, pırıl pırıl genç müzisyenlerden oluşuyor. Tüm bu süreçte herhangi bir ekonomik destekçileri olmadan ilerleyen Yeni Kuşak Orkestra, bu günlerde seslerini duyacak ve onlara destek olacak bir sponsor arayışında. 

 

Kendi adıma, onların bu zor zamanlarda gösterdikleri büyük başarılar ve fedakarlıklar karşısında hayranlık duyuyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu her türlü umutsuzluğa rağmen emeğin ve sanatın gücüne inanan insanların Yeni Kuşak’ın sesini duyacaklarına, onlara destek vereceğine dair inancım tam. Yeni Kuşak Orkestra, gereken desteği bulduğu takdirde, ülkemizde müziğin ve yeni umutların artarak çoğalmasını sağlayacak çok kıymetli bir oluşum. Bu anlamda Yeni Kuşak Orkestra’yı siz kıymetli Andante okuyucularıyla tanıştırmanın hem sizlere hem de onlara yeni bir umut kaynağı olacağını düşünüyorum. Kendilerini daha yakından tanıyabilmeniz için şefleri Elif Karabiber ile bir söyleşi yaptık. Hepinize müzik ve umut dolu güzel günler dilerim.

 

 

Öncelikle okurlarımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

 

1997 yılında İstanbul’da doğdum. 4 yaşında babamın müziğe ve diğer sanatlara olan ilgisinden etkilenmiş olacağım ki, o yaşlarda keman çalmayı çok istediğimi hatırlıyorum. Henüz 5 yaşındayken ilk “çeyrek” kemanımla başlayan müzik yolculuğum, asla öğrenmekten, deneyimlemekten bıkmayacağım bir meslek sahibi olmamla birlikte hâlâ aynı tutkuyla devam etmekte. Uzun süre özel dersler ve kurslardan eğitim aldım ve daha sonra lise çağımda Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesini kazanıp orada 4 sene müzik bölümünde okudum. O dönemde istediğim şeyin daha kolektif bir iş yapmak olduğuna karar verdim. Orkestra şefliği çok ilgimi çekmişti. Türkiye’de de dünyada da “kadın orkestra şefi” oldukça azdı, hatta ben yola çıktığımda araştırmalarımın sonucunda bu oran dünyada yüzde 8 idi. Tabii, ne mutlu ki şu an bu oran her geçen gün artmakta. Böylece Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın Kompozisyon ve Orkestra Şefliği bölümüne hazırlanma sürecim başladı. 2015 yılında Maestro Antonio Pirolli’nin sınıfına kabul edilen tek kişi oldum ve ardından 5 yıl boyunca Prof. Dr. Hasan Uçarsu, Prof. Dr. Özkan Manav, Prof. Dr. Mehmet Nemutlu, Prof. Dr. Ahmet Altınel gibi daha birçok değerli hocalarla çalışma imkânı buldum. 2020 Haziranında mezun olup 2020 Ekiminde Yüksek Lisans’ta Maestro Cem Mansur’un sınıfına kabul aldım. Halen çalışmalarımı kendisiyle sürdürüyorum. Tüm sürecimde ailem en büyük destekçimdi.

 

Cem Mansur ve Antonio Pirolli gibi önemli şeflerle yaptığınız çalışmalardan edindiğiniz ve sizin şefliğinize yansıyan kazanımlar nelerdir? 

 

Maestro Pirolli ile yaklaşık 4 yıl çalışma fırsatım oldu ve bu konuda gerçekten çok şanslı olduğumu söyleyebilirim. Şefliğe en temelden başlamak ve sağlam gitmek onun için çok önemliydi çünkü temeliniz sağlam olduktan sonra üstüne eklemek çok daha kolay oluyor. Birlikte sayısız senfonik eser çalıştık ve stil hakkında çok şey öğrendiğimi söylemeliyim. Net vurmak, fazla hareketten kaçınmak, neyi neden verdiğini bilmek, rafine müzik yapmak gibi daha birçok konuda benim yolumu aydınlatmıştır Maestro. Daha öğrendiğim birçok şey oldu tabii, sadece müzik yapmak değil, müzisyenler ve iletişim hakkında da çokça gözlemleme fırsatım oldu. Provalarda karşısına çıkan anlık sorunları çok kısa sürede tespit edip çözmesi beni her zaman oldukça etkilemiştir. Maestro Cem Mansur ile tanışmamız ise 2019’da lisanstaki son yılımda gerçekleşti. Okulumuza geldiğinde şeflik hocalığıyla alakalı daha farklı bir yaklaşımı vardı. “Burayı böyle yap” şeklinde değil de, “Buradan ne istiyorsun ve bunu almak için en doğru hareket ne olmalı?” şeklindeydi. Bu şekilde bakmayı öğrenmek, daha önce yönettiğim veya çalıştığım eserlere olmak üzere birçok konuda bakışımı değiştirmiştir. Birlikte konçerto ve operalara ağırlık veriyoruz. Kendisinin tüm dünyada verdiği konserler ve opera temsilleri hakkındaki deneyimlerini dinlemek oldukça keyifli.

 


 

Yeni Kuşak Orkestrası’nın nasıl kurulduğundan biraz bahsedebilir misiniz?

 

Yeni Kuşak Orkestrası’nın kuruluşu, karanlık olduğunu düşündüğümüz bir dönemde gerçekleşti. Biliyoruz ki tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19, müzisyenleri ve diğer sanatçıları çok etkiledi. Maddi kaygılar bir yana, psikolojik boyutu çok kötü bir hal almaya başladı. Bunun yanı sıra halen konservatuvarda okuyan veya benim gibi henüz mezun olmuş müzisyenler için gelecek bizi oldukça kaygılandırıyor. Fakat ben daha fazla bekleyebilecek bir sabır gösteremedim. Artık bir araya gelmeliyiz dedim. Elbette tedbirle, mesafeyle ve bunu en yakınlarımla paylaştım. Bu düşüncenin onların gözünde parıltıya sebep olması ve buna şahit olmak bile benim için eşsizdi. Böylece bu yolda ilk adımı attık diyebilirim.

 

Orkestra üyeleriyle aranızdaki uyumu nasıl yakaladınız? Sizin orkestra üyelerinde aradığınız en önemli özellikler nelerdir?

 

Orkestra üyeleri arasında saygı çok önemli. Çünkü burada herkes kalpten bir şeyler ortaya koyuyor ve kimsenin kimseye üstünlüğü yok. Sevgide özgürlük, saygıda mecburiyet vardır. Bir insanı sevebilir veya sevmeyebiliriz lakin ona saygı duymak zorundayız. Orkestrada en çok dikkat ettiğim şeyler, herkesin birbirini kolluyor ve açığını kapatıyor olması. Biz bunu daha ilk seferde çok iyi başardık. Çünkü herkes profesyonellik yolunda ve iyi müziğin nasıl olacağının bilincinde pırıl pırıl gençler. Yaptıkları işe ve kendilerine saygıları takdire şayan. Böyle bir topluluğu bir araya getirmiş olmaktan inanılmaz gurur duyuyorum. Orkestra üyesinde aradığım en önemli özellikler kesinlikle başta sorumluluk duygusu ve tabii işine ve kendisine saygısı. 

 

 

Geçtiğimiz mayıs ayında Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda çok güzel bir konser kaydı gerçekleştirdiniz. Çalışmalarınızdan ve provalarınızdan bu kaydın gerçekleşmesine kadar yaşanan süreci anlatabilir misiniz?

 

Evet, doğru, 19 Mayıs 2021 tarihinde bir kaydımız gerçekleşti. Bu kaydın süreci aslında bizim için beklediğimiz bir şey değildi. Çünkü biz orkestrayı kurduktan sonra ilk provamızı aldığımızda konser veya kayıt imkanımızın olasılığı çok düşüktü. Malum salgın hastalık önlemleri gereğince konserler zaten uzun süredir yasaktı. Bizim de henüz yeni kurulan bir oluşum olmamız sesimizi duyurmamızı iyice zorlaştırıyordu. Bunun yanında sosyal medyamız henüz yoktu, hoş olsa bile fotoğrafımız, videomuz yoktu. Benim aklıma, provayı genişçe bir fotoğraf stüdyosunda almak gibi bir fikir geldi. Burada hem provadan kayıtlar alabilecektik hem de her müzisyen arkadaşımın profesyonel fotoğrafı olacaktı. Yakın arkadaşım Buğra Özdemir hem çok iyi caz davulcusu hem de çok iyi bir fotoğrafçıdır. Kendisi bizim en büyük destekçilerimizdendi. Bütün organizasyonu o yaptı ve ortaya harika video kayıtları ve fotoğraflar çıktı. Logomuzu da kendisi tasarladı. Bizim orkestrayı bu kadar ciddiye aldığımızı gören, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun genel sanat yönetmeni ve aynı zamanda yüksek lisansta şeflik hocam Cem Mansur, bize bir konser kaydı teklifiyle inanılmaz destek oldu. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayram’ında gerçekleşen bu kayıt hem bize hem de izleyenlere umut ve ilham kaynağı oldu.

 

Ülkemizde, özellikle sanat ve müziğin zor zamanlar yaşadığı bu dönemde, Yeni Kuşak Orkestrası gibi değerli oluşumların artması için neler yapılabilir?

 

Aslında bunun için önce aynı noktada atan kalplerin bir araya gelmesi gerekir. Ortak fikirde buluşmak çok önemlidir ve bence olmazsa olmaz şey “CESARET”. Çok değerli besteci arkadaşım Akın Kilis ile bu proje hakkında konuşurken içimdeki kaygılardan bahsettiğimde bana şu cümleyi kurmuştu: “Gerçekleşmiş her güzel şey önceden sadece bir plandı.” Bu cümle içimdeki isteği daha da büyüttü ve o cesaretle adım atmamı sağladı. Türkiye’de maalesef bir şeyi oluşturmak zor, fakat daha zoru ise ona devamlılık kazandırmak. Eğer kalpten inandığınız bir şeyler varsa o adımı atmak gerektiğine inanıyorum. Biz iyi ki atmışız. Lakin destek olmadan devamlılığımız konusunda kaygılıyız. Dileriz bize destek olan, müzisyenlerin elinden tutanlar olur ve yeni umutların kapılarını aralamaya devam edebiliriz.

 

Orkestranız önümüzdeki dönemde bünyesine yeni müzisyenleri katmayı düşünüyor mu?

 

Orkestra sosyal medyada video ve fotoğraflar koyduğundan beri, çok büyük ilgiyle dahil olmak isteyen birbirinden değerli müzisyenler mevcut. Biz bu ilgiden son derece mutluyuz ve imkânımız olursa daha büyük kadrolu eserler seslendirmek istiyoruz. Tüm tahta üflemeli, bakır üflemeli grupların dahil olduğu senfonik eserler bizi çok heyecanlandırıyor. Fakat yeni müzisyenleri alabilmemiz için böyle bir imkanımızın olacağı projeler olmalı. Olursa bunu seve seve duyuracağız.

 

Yeni Kuşak Orkestrası’nın yakın gelecekte ne gibi projeleri ve hedefleri var?

 

İstanbul Büyük Şehir Belediyesiyle planladığımız fakat pandeminin getirdiği tedbirlerden dolayı henüz tarihleri netleşmemiş iki konserimiz mevcut. Bunun yanı sıra orkestramızın en büyük hayallerinden biri bir albüm kaydetmek. Böylece sadece Türkiye’de değil tüm dünyada bilinebilir ve dinlenebilir bir iş yapmak. Ayrıca “Yeni Kuşak” olarak bizden sonra gelecek “yeni kuşağa” iyi bir rol model olabilmeyi başarmak istiyoruz.

 

Can Erkekli 

 

 

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20