Konser-Opera

MSGSÜ Opera Ana Sanat Dalı Öğrencileri Seyirciyi Büyüledi

21.10.2021


Paylaş:

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Devlet Konservatuvarı Opera Ana Sanat Dalı öğrencileri, 11 Ekim akşamı Süreya Operası’nda akıllardan silinmeyecek bir opera temsiliyle bizlerle oldu. Gluck’un Der Betrogene Kadi (Aldatılan Kadı) operasıyla sahnede olan öğrenciler performanslarıyla seyirciyi âdeta büyüledi.

MSGSÜ öğrencilerinin salgın döneminde hazırladığı ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi solistlerinden Kevork Tavityan’ın sahneye koyduğu opera, bize salgın döneminde dahi imkânsız diye bir şeyin olmadığını gösterdi. Hazırlıklarının çevrimiçi platformda başladığı operanın sahne provaları için konservatuvarda süren hazırlıkların sonunda, 11 Ekim akşamı saat 20:00’da izleyiciyle buluştular.

Der Betrogene Kadi operası, evli olan Bağdat Kadısı’nın gönlünü başkasına kaptırmasını ve bunun üzerine başından geçen olayları anlatıyor. Kadı bir gün Zelmire’yi görür ve ona âşık olur. Fakat Zelmire ve Nuraddin Kadı’ya bir oyun oynarlar ve Omar’ın çirkinliğiyle bilinen kızı Omega’yı Zelmire’nin kılığına sokarlar. Kadı sonunda güzel Zelmire’yle evlendiğini sanırken son anda gelinliğin duvağını açınca karşısında çirkin Omega’yı görür ve aldatıldığını anlar.

Burada değinmemiz gereken bazı noktalar var. Biraz önce de bahsettiğim gibi, salgın dönemi içerisinde çevrimiçi bir çalışmayla başlayan hazırlık sürecinde her öğrenci kendi rolünü o kadar iyi öğrenmiş ki oyunculuktan şarkıcılık kısmına kadar sahnede âdeta profesyonel bir kadroyla karşı karşıyaydık.



Eser, başında fesiyle karşımıza çıkan oyuncu Berkay Şahinoğlu’nun anlatımıyla ve kastın sahnede kısa kısa göründüğü bir bölümle başladı. Kadı rolündeki bas Akın Kaytan eserin başından sonuna kadar hem profesyonel bir oyuncu hem de şarkıcıydı. Yine aynı şekilde Kadı’nın eşi Fatime rolündeki Arın Su Bülbül de rolüne tam hazırlanmış bir şekilde karşımızdaydı. Özellikle ikisinin mimikleriyle seyircinin dikkatini çektiklerini söylemek mümkün.

Zelmire rolündeki soprano Ayşe Bergin ve Nuraddin rolündeki tenor Ethem İnci de iki âşık rolünü başarılı bir şekilde oynadılar. Ethem İnci sürekli üst partilerdeki performansıyla tam anlamıyla âşık bir tenor rolüyle karşımızdaydı.



Omar rolündeki bariton Oktay Gözcü güzel materyaliyle oyunculuğunu da birleştirdi ve metalik ses tınısıyla rolünün hakkını verdi. Özellikle Kadı’nın kızıyla evlenmek istediğini öğrendiğindeki mimikleri esere ne kadar detaylı hazırlandığını ve ne kadar başarılı bir performans sergilediğini bize gösteriyor.



Ve operanın en çirkini Omega rolünde soprano Meltem Narinç sahnedeydi. Omega, eserin başından beri çirkinliğiyle gayet barışık ve kendinden emin bir şekilde karşımızdaydı. Birleşik kaşları, eksik dişleri ve kocaman bir burunla; başarılı bir plastik makyajla karşımıza çıktı. Omega, eserin başında gördüğümüz hâlinin yanında, son kısımlarda söylediği şarkılarla izleyiciye âdeta iki uçta duygular yaşattı. Operanın başında göründüğü kısımda seyircileri kendine güldüren Meltem Narinç, final sahnelerine doğru seyirciyi kendine en çok çeken ve duygu karmaşası yaratan başarılı bir performansla bizimleydi. Öyle ki sahnenin sonunda: “Her şey bitti, evlenmek masal oldu…” dediği cümlede seyirciler arasında gözyaşlarını tutamayanlar dahi vardı. Eserin üst yazısı ise gayet başarılı bir şekilde İris Arıkan tarafından hazırlanmıştı. Salgın şartlarında, çevrimiçi derslerde hazırlanılarak sahneye koyulan eserde piyanoda Araştırma Görevlisi Dr. Önder Cebeci vardı. Sahne kurgusu ise Tülay Uyar Hatip’e ait.

Buğra Aydınoğlu
(Fotoğraflar: Büşra Gürer)

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20