SÖYLEŞİ

AASSM Konser Salonu Yıldızlarla Parladı

07.12.2021


Paylaş:

Ahmed Adnan Saygun Konser Salonu, 3 Aralık akşamı yıldızlarla parladı. Konuk şef olarak tüm dünya orkestralarını dolaşan İngiliz orkestra şefi Howard Griffiths yönetiminde ve İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İzDSO) eşliğinde kemancımız Elvin Hoxha Ganiyev, Felix Mendelssohn’un Re Minör Keman Konçertosu’nu seslendirdi. Programın ilk yarısı Ludvig van Beethoven’ın Op.43, Prometheus’un Yaratıkları uvertürüyle başladı. İkinci yarısında ise Felix Mendelssohn’un Op.56, La Minör Senfoni’si icra edildi.
 
“Bir Beethoven senfonisini anlamak aya gitmekten daha önemlidir”
Londra Kraliyet Müzik Akademisi’nden mezun olan Howard Griffiths, tüm dünyada birçok önemli orkestrayı yönetti. Avrupa, Amerika ve Çin’e kadar uzanan turneler gerçekleştirdi. Müziğin tamamen içinde, tüm nüansları ayrıştırarak ve esere olan hakimiyetiyle dinleyicilere tüm müziksel duyguları hissettirebilen bir usta. İncelikli üslubu, yalın sade yönetimi ise gözlerden asla kaçmayacak bir detay.

Bugüne dek pek çok çocuk konseri veren Griffths, çocuklara müzik kültürünün çok küçük yaşlarda verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bir Beethoven senfonisini anlamanın uzaya gitmekten daha önemli olduğunu vurguluyor.

Aynı zamanda yayımlanmış çocuk kitapları var: Cadı ile MaestroOrkestra FareleriUçan Orkestrave henüz yayımlanmış Sihirli Karpuz. Bugüne dek çıkartmış olduğu 150’yi aşan CD kaydıyla uluslararası radyolarda albümleri en çok çalınan şefler arasında yer alıyor. Farklı ülkelerde konuk şef olarak bulunmanın kendisini çok mutlu ettiğini dile getiriyor. Her ülkenin kültürünün, yaşayışının ve orkestra yapılarının farklılıklarının kendisine çok heyecan verdiğini söylüyor.

Griffiths ile “Her sanatçı yeni bir bakış, yeni bir görüştür” sözüyle başlayarak yeni projesi üzerinde konuştuk. Mozart’ın tüm konçertolarını genç müzisyenlerle kayda alıyor. Yaklaşık 45-46 konçertonun kayda alınacağı bu projede maestro, piyanistimiz Can Çakmur ve Veriko Tchumburidze ve kardeşiyle birlikte iki konçertonun kaydını gerçekleştirmiş.



“Yetenek başarının sadece bir parçasıdır. Gerçek başarı ise çok çalışmak ve sıkı bir disiplin ile gelir”
Üç kuşak müzisyen bir ailenin oğlu Elvin Hoxha Ganiyev, çalgısıyla tamamen bütünleşen üstün performansıyla tüm dinleyenlerini kendisine hayran bıraktı. Söyleşimize İzDSO’ya teşekkürle başlayan Ganiyev, kısa bir zaman içinde bir eserin bu kadar hızlı ortaya çıkartılmasının, orkestranın başarısı olduğunu vurguladı. Dedesi Azerbaycan Devlet Sanatçısı Prof. Server Ganiyev’in yönlendirmesiyle kemanı seçen Ganiyev, bir başarıda yeteneğin payının az ancak sıkı çalışma ve disiplinin ise çok büyük olduğunu söylüyor. 
 
Ganiyev ile Andante Okurları için yapmış olduğum röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum…

Ayşe Yavaş: Sevgili Elvin, öncelikle İzmir’e hoş geldin. Bugün Mendelssohn’un çok sık seslendirilmeyen, gençlik döneminde yazmış olduğu Re Minör Konçerto’sunu seslendirdin. Bu konçertoyu seçme nedenin az biliniyor olması mı?
Elvin Hoxha Ganiyev: Bu konçertoyla İzmir’e gelmek beni çok mutlu etti. Keman ve yaylı çalgılar orkestrası için yazılan Re Minör Konçerto çok bilinmiyor. Bakü’de de üç gün önce seslendirdim. Mendelssohn’un Mi Minör Konçerto’su yılda en az 30-40 kez çalınır. Bilinmeyen ya da az bilinen konçertoları seslendirmek daha önemlidir. Bu açıdan ben çok mutluyum. Mendelssohn’un bu konçertoda orkestrayı kullanışı eşlik gibi değil, âdeta orkestrayı da solist gibi kullanmış. Hem solist için hem de orkestra için bir konçerto niteliğinde. Zor bir eser. Sanırım Mendelssohn gençlik döneminde orkestrayı zorlamayı seviyormuş. Bugün şefimizle de konuştuk. Deşifresi zor bir eser… İzDSO’yu eseri bu hızla çıkarttıkları için kutluyorum.

A.Y. Üç kuşak müzisyen bir ailesiniz. Deden, baban ve annen. “Müzikle doğdun” sözü tam seni ifade ediyor sanırım…
E.G. Evet, dedem keman sanatçısı. Annem piyanist ve babam viyolonselci. Annemin karnındayken konserlere ve kayıtlara gidiyordum zaten. Evet, müzikle doğdum. Ama hiçbir zaman beni zorlamadılar. Ben kendim üç-dört yaşlarımdayken başladım müzikle ilgilenmeye. Çok büyük bir müzik ailesiydik. Hep birlikte yaşıyorduk. Her odada biri çalışıyordu. Piyano, keman, viyolonsel… Hiç kimsenin kapısı kilitli değildi. Herkes birbirinin odasına girip çıkardı. Ben de o yaşlarda şeflik yapıyor, ellerimi sallıyordum. Anneannem “Ben bu çocuğun bütün dünyayı çello kutusuyla dolaşmasını istemiyorum” derdi. Dedem de çok ünlü bir kemancı olduğu için “Kesinlikle kemancı olması gerekiyor” demiş. Sonuçta seçimime ben karar verdim. Ama gerçekten istedim. Ailemin müzisyen olması benim için büyük bir şanstı. Bunu hiçbir şeyle değişemem. Elbette müzik kulağımın gelişmesi çocuk yaşlarda başladı. Aileniz müziğin içindeyse sizin de başka seçeneğiniz kalmıyor açıkçası.

A.Y. 24 yaşındasın ve birçok ödülün var. Bu ödüller seni nasıl etkiledi ya da yönlendirdi. Başarı senin için neyi ifade ediyor?
E.G. Yetenek başarının sadece bir parçasıdır. Gerçek başarı ise sıkı bir çalışma ve disiplinle gelir. Kimi zaman birkaç başarı ödülü geldiğinde rahatlayabiliyorsunuz. Ama bu doğru değil. Tam tersi, daha çok çalışmanız gerekiyor. Çok başarılı, çok yetenekli kemancılar var. Bu sizi daha da hırslandırmalı. Ama doğru hırs elbette. Kendinizi aşmalısınız, karşınızdakini değil. Her gün kendimizi yeni hedefler için geliştirmeliyiz. 70-80 yaşındaki müzisyenler bile her zaman kendilerine yeni hedefler koyabiliyorlar.

A.Y. Şu an hangi eğitmenlerle çalışıyorsun? Eğitimine nerede devam edeceksin?
E.G. Dedem Server Ganiyev ve “yıldızların hocası” olarak adlandırılan Zakhar Bron ile sekiz yıl çalıştım ve onlara çok şey borçluyum. Bana inanılmaz kapılar açtılar. Şu an Hannover’de Hochschule für Musik Theater und Median Konservatuar’ında yüksek lisans yapıyorum. Krzysztof Wegrzyn ile çalışıyorum. Daha sonra yüksek lisansın da bir üstünü yapacağım. Ve yeni bir eğitmenle de çalışacağım. Farklı fikirler ve öneriler duymak istiyorsunuz, çünkü her eğitmenden farklı bakış açıları öğreniyorsunuz. Bu, gelişmeniz için çok önemli.

A.Y. Okurlarımız için son söz olarak ne söylemek istersin?
E.G. Ben ailelere seslenmek istiyorum. Çocuklarını çok küçük yaşlarda müzik ve sanatla tanıştırsınlar. Bir ülkeyi en iyi şekilde temsil edebilmek için önce sanata ihtiyacımız var.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20