Konser-Opera

Operada Türk Teması ve Bajazet

04.04.2022


Paylaş:

Gerçekleştikleri dönemde yaşanılan coğrafyaların kaderini tayin eden tarihsel gelişmeler her sanat dalında olduğu gibi opera sanatını da derinden etkiledi. Diğer sanat eserlerinde olduğu gibi opera alanında da olayların tüm hinterlandını sahneye birebir taşımak mümkün değildi. Besteciler ana temayı kuvvetlendirmek amacıyla sürece kattıkları kurgusal karakterler ve yeni bakış açıları sebebiyle tarihsel gerçeklerden mecburen sapıyordu.
 
“Kızıl Papaz” lakaplı Venedikli Barok dönem bestecisi Antonio Vivaldi’nin, Ankara savaşı sonucunda Moğol hükümdarına esir düşen Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’in esaret dönemindeki yaşam hikayesine dayanan üç perdelik operası Bajazet; 31 Mart akşamı Süreyya Operası sahnesindeki prömiyeriyle bu sezon ilk kez izleyici karşısına çıktı. Pastiş, öykünme türünde olan ve farklı eserlerden alıntılar yaparak son hâline getirilen yapıtın librettosu Agostino Piovene imzası taşırken, aynı libretto daha önceden yine bir İtalyan müzisyen Francesco Gasparini tarafından bestelenerek Tamerlano adıylasahnelenmiştir. Eserin önemli karakterlerinden Tamerlano’nun nişanlısı, Trabzon prensesi Irene’nin, Bayezid’in kızı Asteria’ya âşık olan Tamerlano tarafından terkedilmesi sonrasındaki ruh hâlinin anlatıldığı gerek hüzünlü melodisi gerekse de şan tekniği açısından oldukça muazzam nüanslar içeren ve opera tarihinin en popüler aryalarından biri olan, “Sposa son disprezzata”nın Francesco Gasparin tarafından bestelendiğini de ayrıca belirtelim. Bu ölümsüz aryanın ülkemizin gurur kaynağı, “La Diva Turca” adıyla anılan Leyla Gencer’e ait yorumunun da dikkatle ve keyifle dinlenmesi gerektiğini okurlarımıza tavsiye edelim.
 
Operada Türk teması bilindiği üzere 17. yüzyılın sonlarından itibaren Gluck, Rameu, Rossini, Handel gibi önemli bestecilerin eserlerinde görülmeye başlasa da bu eserlerin Wolfgang Amadeus Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operası kadar etkili olmadığını söylersek -en azından ülkemizde- yanılmış olmayız. Ayrıca Mozart’ın bu eserde kullanmış olduğu müzik dilinin, oryantalizm etkilerinin ve Osmin karakterinin ülkemizde gösterilen ilgide başrol oynadığını söyleyebiliriz. Adı ve konusu Türk temasını çağrıştırsa da müzikal ve şan anlamında ruhunuzu besleyecek olan Bajazet operasının, tema olarak Saraydan Kız Kaçırma'daki etkiyi yaratmasını beklemenin hayal kırıklığı yaratabileceğini ifade etmeliyim.



Süreyya Operası sahnesinde uzun süredir konser şeklinde ya da sahnede konuşlanmış orkestra önünde kısıtlı dekor ve zayıf mizansenlerle âdeta hibrit şekilde sahnelenen temsillerin, artık orkestra çukurundan yükselen tınılar eşliğinde, bağımsızlığını ilan etmiş dekoratif bir sahnede hayat bulmasını 31 Mart akşamı verilen temsilde görmek oldukça güzeldi. Özellikle maestro Paolo Villa’nın, uvertür esnasında ışıkları kapalı olan salonun localarına yansıyan dev gölgesinin yarattığı mizansen büyüleyiciydi…
 
Barok eserlerdeki ısrarıyla sanatseverlerin gönlünde taht kuran rejisör Mehmet Ergüven’in sahneye koyduğu temsilde, Tamerlano rolünde kontrtenor Kaan Buldular, Bajazet rolünde bariton Şahin Dedemen, Asteria rolünde mezzosoprano Ceren Şahin, Andronicus rolünde mezzosoprano Elif Tuğba Tekışık, Irene rolünde mezzosoprano Dilan Şaka ve Idaspe rolünde soprano Sevim Ateş sahne aldı. Şef Paolo Villa’nın yönetimindeki İDOB orkestrasının başkemancı koltuğunda ise Barok müzik duayeni Ceren Gürkan vardı. Gerek rejisi, orkestrası ve de vokalleri ile İDOB bünyesinde düzenlenen konserler başta olmak üzere farklı oluşumlarla da Barok müzik konusunda tecrübe sahibi olan bu büyük birikimin sahnelediği eser doğal olarak seyirciden büyük beğeni aldı. Özellikle mezzosoprano Dilan Şaka’nın uzun süreli koloratur geçişler içeren aryalarda tüm sınırlarını zorlayarak gösterdiği performans takdir topladı. Maestro Paolo Villa’nın hızlı yönetimiyle daha da zorlaşan Bajazet aryalarında bariton Şahin Dedemen’in orkestrayla burun buruna mücadelesi görülmeye değerdi. Ülkemizde kontrtenor dendiğinde anılan az sayıdaki isim arasında öne çıkan ve İDOB bünyesindeki ve farklı platformlardaki performanslarıyla son dönemlerde hatırı sayılır dinleyici kitlesine ulaşan kontrtenor Kaan Buldular, Tamerlano rolünde seyircisinin beklentisini fazlasıyla karşıladı. Barok konserlerin vazgeçilmez solisti olan ve tecrübesiyle sahnedeki farklı duruşunu her zaman seyirciye hissettiren mezzosoprano Elif Tuğba Tekışık ise Andronicus rolünde sadece vokal olarak değil teatral olarak da göz doldurdu. Özellikle dekordaki seyirci yönlü eğime rağmen yere düşme ve kalkma sahnelerindeki atiklik ve sergilenen mizansenin gerçekliğine hayran kaldığımı ayrıca belirtmek isterim. Öyle ki temsilden 45 dakika sonra opera salonun önünden geçerken hemen salonun karşısındaki mekânın kaldırımına konuşlanmış masada dostlarıyla yaptığı kahve keyfini bozarak kendisini tebrik edecektim, ancak yorgun olduğunu düşünerek bu isteğimden vazgeçtim.
 
En son 2020 yılında yine Süreyya Opera sahnesinde Il Tabarro temsilinde kısa bir rolde izleme fırsatı bulduğum ancak uzun süredir heyecanla izlemeyi beklediğim mezzosoprano Ceren Şahin’i, temsilin kilit karakterlerinden Bajazet’ın kızı intikam çiçeği Asteria rolüyle izleyerek özlemimi gidermiş oldum. Seyircinin oyun bitiminde zarif mezzosopranomuza göndermiş olduğu kuvvetli alkışların en güzel yorum olduğu kanaatindeyim.
 
Temsilde Andronicus’un dostu Idaspe rolünde izlediğimiz soprano Sevim Ateş ise sahnedeki kuvvetli, yineliyorum kuvvetli ve dengeli ses tonunun yanında göz alıcı kostümüyle geceye damgasını vurdu.
 
Nihat Kahraman tarafından hazırlanan ve her iki yüzünde farklı mekân tasarımı bulunan dekor kullanışlı ve sade bir güzellikteydi. Sevda Aksakoğlu’nun imzasını taşıyan kostümlerde bilhassa Tamerlano’nun kostümü göz doldurdu. Bajazed kostümü ilk başta bir esir için gösterişli gelse de dönem şartlarında ismin ağırlığı ve temsilin ana teması dikkate alındığında olması gerektiği gibiydi. Metin Koçtürk tarafından gerçekleştirilen ışık tasarımı, uvertürdeki gölge oyunundan, son sahnedeki seyirci selamlama ambiyansına kadar kusursuzdu.
 
Bu güzel temsilde emeği geçen tüm İstanbul Devlet Opera ve Balesi emektarlarına teşekkürlerimi sunarak sanatla kalmanızı temenni ediyorum.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20