HABER

Tolga Taviş'in 1 Numaralı Senfonisi

30.10.2024


Paylaş:

Besteci ve orkestra şefi Tolga Taviş’in Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın 25. Kuruluş yılı sebebiyle Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’na ithafen yazdığı 1 Numaralı Senfoni’sinin “Dünya prömiyeri”, 1 Kasım 2024 Cuma akşamı saat 20.30’da Antalya Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda yapılacak.
 
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın kurucu kadrosunda fagot sanatçısı olarak dokuz yıl boyunca konserler vermiş olan Tolga Taviş, tekrarı olmayan bu gecede orkestrayı yönetecek. Başta konzertmaister Olgu Kızılay olmak üzere, ülkemizin değerli müzisyenlerinden oluşan Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, Türkiye’nin önemli piyanist ve eğitimcilerinden Gökhan Aybulus’a Franz Liszt'in 1 Numaralı Piyano Konçertosu’nda eşlik edecek.
 
 
Besteci ve orkestra şefi Tolga Tavişin program notları
Besteci ve orkestra şefi Tolga Taviş tarafından 2024 yılının ikinci yarısında yazılan 1 Numaralı Senfoni, günümüzde besteciler arasında artık eski verimliliğini kaybetmiş olan klasik senfoni formunun kullanıldığı, yaklaşık 40 dakikalık bir eserdir.  
 
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın 25. Sanat sezonu kutlamalarını taçlandırması amacıyla orkestra yönetimi tarafından sipariş edilmiş ve orkestraya ithafen yazilmış bu eserin “Dünya prömiyeri” de orkestramızın kuruluşunun yıldönümü etkinliklerinde vefakâr müdavimlerimiz olan Antalyalı sanatseverlerin huzurunda icra edilecek. Bu önemli bir olaydır, çünkü senfonik bir eser doğar ama ölümsüzdür. Öyle ki bestecisi bu dünyadan göçtükten sonra bile defalarca çalınır ancak “Dünya prömiyeri” yalnız bir kez olur. Bu gece bu olaya şahit olacağız, hep birlikte. 
 
Büyük çaplı bir senfonik orkestra için yazılan 1 Numaralı Senfoni, dört bölümden oluşuyor 
Birinci bölüm, tek bir fagotun başlattığı ve anbean gelişen soyut ve ayinsel girişin ardından kemanların lirik melodisiyle cana kavuşur. Ağırlama başlıklı bu bölüm, Anadolu ozanlarının sazlarıyla birbirini övmesinden ve Orta Asya kökenli Türk boylarının folk kültüründen ve at üstündeki cesaret dolu hikâyelerinden alınan ilhamla bestelenmiştir. Nitekim “fa diyez minör” tonunda yazılmış bu ana tema, kısa bir obua ve korno geçişinin ardından “re majör” tonunda bir halk dansına evrilir. Viyolalarla başlayan bu dans teması, zaman içinde sürükleyici ve tansiyonlu bir müziğe doğru yol alır. Dengeli bir zirveden sonra bölümün ana teması bu kez daha etnik bir tını ile duyurulur. Bölüm, yaylı sazların eşliğinde soyut bir keman soloyla sona erer. 
 
İkinci bölüm, profesyonel müzik yaşamının ilk yıllarını Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nda fagot sanatçısı olarak geçiren besteci Tolga Taviş’in tam da bu sahnede yaşadığı o dokuz yıldan izler taşır. Gençliğin belki de en güzel ve uçarı yılları; hem bohem bir şekilde hem de müzikle dopdolu geçmiş ama bunun yanı sıra sayısız konserler, sanatsal anksiyeteler, idealizm peşinde geçen arayışlar yaşanmış ve unutulmuş, en nihayetinde de sahip olunan tek şey, 25. Yılın sonunda güzel anılar ve ömür boyu süren dostluklar ve meslek yoldaşlıkları olmuştur. Bütün bu duygularla besteci; adı geçen yılları, klasik batı müziğinin en bilinen formlarından olan “füg” ve “scherzo”yu birleştirerek Fügherzo başlıklı bir bölümle betimlemiştir. Füg her enstrüman grubunun belli kurallarla aynı temayı arka arkaya çalması olarak tanımlanabilir kısaca… Scherzo ise nüktedan ya da mizahi yanı ağır basan müziklere verilen bir isimdir. Bölüm; dışa duyuruluşu itibariyle tempolu, şakacı ve zarif ögelerle bezenmiş ama içten içe de çalıcılarına açık bir çok şifreyi barındıran parlak ve gösterişli bir bölümdür.
 
Üçüncü bölüm Noktürn, adından da anlaşılacağı üzere koyu ve melankolik bir geceyi tasvir eder. Müzikte son derece sakin bir havada denize vuran dolunayın ışığını ve bu imgeye kontrast ama bir o kadar da tamamlayıcı olan melankolik bir sıkıntı duygusunu hissetmek mümkündür. Yaylıların “tremolo”su (küçük yay hareketleriyle sesi titretme) eşliğinde başlayan “korangle” solosu kısa bir süre sonra yanına klarinet ve kornoyu da çağırır. Bu bölüm, hep beraber çalmalarına alıştığımız yaylı sazların sololarına da ev sahipliği yapmaktadır. Çello ve keman soloyu arka arkaya duyarız. Sonrasında orkestra büyük bir “kreşendo” (sesin yükselmesi) ile karanlık bir zirve yapar ve yerini viyola ve ikinci keman soloya bırakır. Devamındaki “intermezzo” (ara müzik) bestecinin Hekimoğlu operasında da kullandığı bir temanın klarnetleduyurulmasından ibarettir. Sonrasında ise orkestra soloları ardı ardına devam eder. Bu açıdan bakıldığında Noktürn orkestranın bir çok enstrümanının sololarıyla bezenmiş bir konçertant formundadır.
 
Dördüncü bölüm Bayramyeri başlığını taşımaktadır ve bir Giresun türküsü olan Sokak Başı Meyhane ile açılır. Besteci sanki tüm orkestrayı bir panayır yerine sokmuş ve hepsini mutlulukla dans ettirmektedir. Hem bir karışıklık hem de hoşgörü içinde herkes hem eğlenmekte hem de enstrümanlarını çalmakta iken ufak bir geçişle müzik, bir başka boyuta geçiş yapar. Sirk müziğini andıran bu tema, ilk önce kemanlardan sonra da onlardan ilham alan diğer enstrümanlardan duyulur. Sokak başı Meyhane türküsünün küçük motifçikleri ise fırsat buldukları her boşluktan kendini hatılatmaya çalışır. Derken biraz rahatlayan müzikle yaylı sazlar, dördüncü bölümlerin o özlenen lirik “B” temasını duyurmaya başlar. Sade ama zarif bir “fa diyez minör” ezgi olan bu tema, birkaç tekrarın sonrasında kaçınılmaz olarak kendini, birinci bölümün ana temasına eşlik ederken bulur. Bu hareketli form, elbette başa dönecek ama bu sefer alıştığımız halk türküsü ve sirk müziği, daha uçarı ve masalsı bir şekilde sergilenecektir. En sonunda yine birinci bölümün ana temasından kurtulamayan müziksel örgü, gösterişli ve masalsı bir dansla eserin finaline doğru bizlere eşlik eder.
 
Bir bina içinde yaşanmış 25 yıldan sonra, o binanın “yuva” olması kaçınılmazdır. Ama yuva, sadece ve sadece içinde aile varsa yuvadır. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ailesi; seyircisi, sanatçıları, personeli ve misafirleriyle Antalya şehrininen uzun soluklu sanat figürlerinden biridir ve 25 yılın sonunda biz de Ulu Önder Atatürk’ün açtığı yolda görevimizi yerine getiriyor olmanın verdiği gurur ve iç huzur ile kapılarımızı sizlere açıyoruz.
 
İşte bu duygularla Tolga Taviş tarafından yazılan 1 Numaralı Senfoni, bu akşam burada veya uzaklarda olan veya artık çok çok uzaklara gitmiş ama bir gün Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın ferdi olmuş tüm güzel insanlara ithaf edilmiştir.

BENZER HABERLER


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20