22.12.2024

“BİFO’nun 2024/25 sezonundaki Marlis Petersen konseri! Evet, muhteşem bir konserdi” İşte bu konseri izleyen müzikseverlerin hayatlarında buna benzer sözler eşliğinde pek çok kez hatırlayacağı muhteşem bir BİFO konseri!
Kuşağının en yetenekli şarkıcılarından biri olarak kabul ediliyor. Etkileyici, güçlü bir dramatik karaktere sahip olmasıyla tanınıyor. Kıvrak ve parlak bir sese sahip. Koloratura ve lirik rollerde beğeni topladı ama çok sayıda çağdaş yapıtta da kendini gösterdi. Bu sezon dinleyeceğimiz Alman soprano Marlis Petersen uluslararası bir yıldız. Fizik, ses ve oyun bakımından opera repertuvarının en güç rollerinde kendini kanıtlamış. Marlis Petersen genelde dramatik sopranolar tarafından seslendirilen Salome rolünde lirik soprano olarak büyük başarı kazanmış bir şarkıcı. Ama her ne kadar bu rolü artık terk etmiş olsa bile, yıllar boyunca seslendirdiği Alban Berg’in operası Lulu’daki ana karakter olan Lulu rolüyle özdeşleşmiş olduğu bir gerçek.
Kuşağının en önemli Lulu’larından biri olarak nitelendirilen Marlis Petersen, ailesinin yönlendirmesiyle önce yedi yaşında piyano eğitimi alarak müzik yaşamına atılmış, 11 yaşında da flüt çalışmaya başlamış ama esas olarak 16 yaşındayken ilgisini çeken müzik dalı şan olmuş. Stuttgart Müzik Koleji’nde ünlü koloratura soprano Sylvia Geszty ile çalıştıktan sonra Nürnberg Devlet Tiyatrosu’nun kadrosuna girmiş. Sahneye ilk olarak Jacques Offenbach’ın bir operetinde, başkasının yerine söylemek üzere çıkmış. Üç günde metni, partisyonu ve yapımı öğrenmek zorunda kalmış. Bu dönemde Ännchen (Der Freischütz-Nişancı), Blonde (Saraydan Kız Kaçırma), Adèle (Kont Ory), Rosina (Sevil Berberi) ve Gece Kraliçesi (Sihirli Flüt) rollerini seslendiren Petersen, Nürnberg Devlet Tiyatrosu müzik direktöründen çok şey öğrendiğini, onun teşvikiyle Alban Berg’in ünlü operasında Lulu rolünü söylemeye başladığını anlatmış bir söyleşide. Bu ilk rolünü her perdede farklı bir soprano olmak üzere iki sopranoyla paylaştıktan sonra Lulu karakteri Petersen’i avucunun içine öylesine almış ki, 25 yıl boyunca Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde ve MET’de seslendirme fırsatı olmuş.
Nürnberg ve Düsseldorf Operaları kadrolarında söyledikten sonra bağımsız olarak sahneye çıkmaya başlayan Petersen, iki farklı yapımda farklı yıllarda, Lulu rolü için seçkin Alman opera dergisi Opernwelt tarafından “Yılın Şarkıcısı” ilan edilmiş.
Lakin Petersen denildi mi sadece Lulu gelmiyor akla. Çok geniş bir repertuvar yelpazesine sahip. Repertuvarında Violetta (La Traviata), Susanna (Figaro’nun Düğünü), Pamina (Sihirli Flüt), Rosalinde (Yarasa), Margurite (Les Huguenots), Elettra (Idomeneo) da var; Hans Werner Henze’nin Phaedra, Manfred Trojahn’ın La Grande Magia (Büyük Sihir) ve Aribert Reimann’ın Medea operaları da var. Semperoper Dresden’de ilk seslendirilişi yapılan bu operadaki Medea rolüyle 2010 yılında Opernwelt dergisi tarafından yine “Yılın Şarkıcısı” seçilmiş. Marlis Petersen uzun yıllardır önde gelen opera evleri tarafından adeta paylaşılamıyor: Viyana, New York, Münih, Berlin, Salzburg bunlardan sadece birkaçı. Ama karşınızda bir yıldız bulamazsınız, aksine, temsil sona erdiğinde, işi bittiğinde, kaybolan bir yıldız.
Petersen kristal gibi berrak bir sese sahip olmanın dışında, sahnede oyuncu olarak müthiş performanslar sergiliyor, karakterleri gerçekmiş gibi canlandırarak seslendiriyor. Örnek vermek gerekirse, 2020 yılında Theater an der Wien’deki Salome (Richard Strauss) performansında muhteşem vokal yorumunun yanında, Salome kişisine yaraşır ya da en uygun biçimde dans ederek hayranlık kazanmıştı. Aynı şekilde 2019 yılında, Münih Operası’nda Korngold’un sanat şaheseri Ölü Şehir’de sahneyi ünlü tenor Jonas Kaufmann ile paylaştığında izleyiciler Petersen’in dramatik oyununa mı, vokal yorumuna mı odaklanacaklarını bilmemişlerdi.
Marlis Petersen sadece opera değil, şarkı dalında da çok başarılı ve lied şarkıcıları arasında aranan, sevilen bir isim. Kendisini bir lied aşığı olarak tanımlıyor ve uzun yıllardır bu alanda konserler vererek, uluslararası camiada kendini tanıtmış bir sanatçı. Schumann, Richard Strauss, Braunfels, Rihm, Mahler, Barber gibi büyük şarkı bestecilerinin şarkılarını repertuvarına almış.
Marlis Petersen’in CD kayıtları arasında Dimensionen Welt (Boyutlar Dünyası) başlığını taşıyan güzel bir albümü var. Bir üçleme olarak düşünülen ve 2017 yılında başlatılan projede bir tema esas alınmak suretiyle farklı bestecilerin şarkıları bir araya getirilerek, şarkılar aracılığıyla insan ve yaşamla olan deneyimlerimizi dinleyiciye sunmak amaçlanmış. Piyanist Stephan Matthias Lademann ile gerçekleşen ilk kayıt Dimensionen Welt, insanla dış dünyası arasındaki etkileşim ve yaşamın anlamını; piyanist Camillo Radicke ile gerçekleştirilen ikinci CD doğaüstü, hayali dünyayla (Anders Welt-2018) olan bağlantıyı; yine Stephan Matthias Lademann ile birlikte yaptıkları üçlemenin son kaydı ise iç dünyamızın derinliklerine doğru müzikal bir keşif gezintisini (Innenwelt-2019) işleyen şarkılardan oluşuyor. 14 besteci ve 22 şairden oluşan büyük bir şarkı demeti.
Caz ve tap-dance de çalışmış olan, bazı konserlerinde klasik ile caz müziği karışımı programlar sunan Marlis Petersen İstanbul konserinde Amerikalı besteci Samuel Barber’ın 1947 yılında bestelenmiş, Knoxville: 1915 Yılı Yazı başlıklı eserini seslendirecek. Blues müziğinden müzikal dokunmalar taşıyan bu yapıtla Petersen büyüleyecektir.
Bu Konser Neden Kaçmaz?
* Uluslararası üne sahip bir şarkıcıyı canlı dinleme fırsatı kaçırılmaz…
* Marlis Petersen şarkı söylerken sadece notaları söyleyen değil, metni de yaşayan bir şarkıcı, onunla birlikte o anları yaşama fırsatı kaçırılmaz!
* Samuel Barber’ın çok da sık seslendirilmeyen bir eserini Marlis Petersen’in parlak sesinden dinleme fırsatı ise asla kaçırılmaz!
9 Ocak 2025, Perşembe, 20.00
ZORLU PSM TURKCELL SAHNESİ
BORUSAN İSTANBUL
FİLARMONİ ORKESTRASI
CARLO TENAN şef
MARLIS PETERSEN soprano
GERSHWIN Strike up the Band Uvertürü
BARBER Knoxville: Summer of 1915, Op.24 (1947 versiyonu, ses ve orkestra için)
GERSHWIN Cuban Uvertürü
BERNSTEIN Batı Yakasının Hikâyesi’nden Senfonik Danslar

Tüm Yazarlar