19.08.2025

Geçtiğimiz günlerde Heybeliada Su Sporları Kulübü’nde Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası ses getiren bir konser verdi. Konserin ardından orkestranın kurucularından Pınar Satıoğlu ve genel müzik direktörü James Ross ile keyifli bir söyleşi yaptık.
Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası’nın kuruluşunu sizden dinleyebilir miyiz?
Pınar Satıoğlu: Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası 2016’da kuruldu. Bu orkestranın tabiri caizse fikir annesiyim. Yaklaşık 10 yıllık süreç boyunca Barış İçin Müzik Vakfı’nın destekçisiydim. Süreç sonuna doğru neden Adalar’da benzer bir oluşum denemeyelim fikri oluştu bende. 2016’da bu fikri Adalar Kent Konseyi yönetim kurulu üyesi iken yönetim kuruluna açtım. Kabul gören projeye başladık. Konseydeyken bunu Adalar Kent Konseyi Eğitim Grubu olarak projelendirdik. Adalar Kaymakamlığı, Adalar İlçe Eğitim Müdürlüğü ve Adalar İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü’nün de destekleri oldu. Çocuklar ilçe Millî Eğitim’e bağlı okullarda yaptılar çalışmalarını. Eğitim veren hocalar ve repertuvar ise tümüyle Barış İçin Müzik Vakfı’nın hocaları ve bizim tarafımızdan oluşturuldu.
Bu sene uluslararası bir kamp düzenlediniz, biraz bahsedebilir misiniz?
Pınar Satıoğlu: Evet. Adalar Kent Konseyi görevimiz bittikten beş yıl sonra Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası da beş yaşındaydı. Biz çok fazla çocuğa dokunduğumuz için bunu daha kalıcı yapmak istedik. Böylece Adalar Gelişim Derneği’ni kurduk. Adalı destekçiler ve derneğimiz sayesinde projelerimizi hayata geçiriyoruz. Her yıl eğitmenlerimiz gözetiminde çeşitli konserler veriliyor. Bunun yanı sıra çocuklarımızın gelişimi daha fazla olsun diye uluslararası yaz kampı gibi, workshoplar gibi yurt dışından ya da yurt içinden önemli hocalarla çalıştırma gibi çeşitli projeler üretiyoruz.
Pınar Satıoğlu
Adalar Gençlik Orkestrası’nın Barış İçin Müzik’ten farkı nedir?
Pınar Satıoğlu: Aslında bir farkı yok. Barış İçin Müzik kapanana kadar ki bu 2020 Mayıs ayına tekabül ediyor, vakfın şef, eğitmen ve repertuvar desteği ve bizim maddi katkılarımızla ilerliyorduk. Çocuklarımız için tamamen ücretsiz olması ve tüm çocuklarımıza kapısının açık olması benim de fikir anneliğini benimsememdeki en önemli faktörlerden.
Başlangıçta nasıl duyurdunuz?
Pınar Satıoğlu: Adalar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarda başladığımız için ilk duyurula ilçe Millî Eğitim’in duyurusu ve Millî Eğitim’e bağlı okullar vasıtasıyla yapıldı. Çello, keman ve viyola dalları olmak üzere başlangıç 25 çocukla oldu. Şu an 50 çocuk var ama yaklaşık 250 çocuğa dukunmuşuz. Bu çocuklar bir şekilde oluşumumuza dahil olup çeşitli nedenlerle bıraktı. Orkestrada iki üç yıl kalıp başka yerde devam edenler çoğunlukta bu arada.

Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası
Ailelerden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Pınar Satıoğlu: Ailelerin geri dönüşleri heyecan verici oluyor. Bu oluşumu devam ettirebilmemizi, gönüllü olarak devam etmemizi sağlayan en önemli itici güçlerden biridir ailelerin olumlu geri dönüşleri ve çocukların gözlerinde fark ettiğimiz mutluluk.
Yaklaşık 2,5-3 yıl çello çalan bir çocuğumuz vardı. Avrupa yakasında bir okulu kazandı ve gitti. Yaklaşık 1,5 yıl önce ailesiyle karşılaşmıştım. Annesi, çocuğuna aşılamış olduğumuz sorumluluk duygusundan dem vurarak başarılarının devam ettiğini dile getirmişti. Tabii bizim için de övünç kaynağı oluyor bunlar. Bizden ayrılıp başka orkestralara giden çocukların farklı oluşunu hocalar, müdürler, yöneticiler de dile hep getiriyorlar.
El Sistema hakkında düşüncelerinizi rica edebilir miyiz?
Pınar Satıoğlu: El Sistema eğitim programına aşinayım. Hatta Değişen Hayatlar kitabını da okudum. Barış İçin Müzik dönemimde, Haliç Kongre Merkezi’ne, Simon Bolivar Senfoni Orkestrası geldiğinde izleme fırsatım da olmuştu şef Gustavo Dudamel yönetmişti orkestrayı.
Derneğimiz ve Adalıların katkılarıyla şu anda sadece yaylı çalgılar üzerine çalışıyoruz. Ek olarak iki tane kahon var, vurmalı olarak. Ama orkestraya vurmalı ve üflemeli çalgıları daha fazla dâhil etmek de tabii ki hayalimiz.

Cem Mansur ve Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası
Yani oluşturduğunuz yapının, El Sistema’nın da verdiği ilhamla ortaya çıkan toplumsal dönüşüm, duyarlılığı yeşertme, sanatla yetişen çocukların düşsel ve düşünsel yapısının gelişiminin pozitif yönde etkilediğini söylüyorsunuz.
Pınar Satıoğlu: Tabii ki çocuklara dayanışmayı, hayatın sanatla oluşan güzelliklerini öğreten bir yapı oluşturduğumuzu düşünüyorum. Örneğin uluslararası kampımızda çocuklarımızla çalışan yerli-yabancı çok değerli hocalar oldu. Barış İçin Müzik’in 10. Yıl konserinde ürettiğimiz ilk keman birinci keman olarak çalınmıştı. Bu çok muazzam, değerli bir duygu yarattı bizlerde.
Bir taraftan da sanat aracılığıyla Ada’nın tanıtımına katkı sağladığınızı düşünüyor musunuz?
Pınar Satıroğlu: Çocuklarımıza imkânlar el verdiğince yaz kampları düzenliyor, onlara çeşitli müzik organizasyonlarına dâhil ediyor ve oralarda eğitimlerinin geldiği noktada sahne deneyimi yaşamalarını da sağlıyoruz. Tabii ki bu adalar için de tanıtım fırsatı doğurmuş oluyor.

Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası
Ekipten bahsedebilir miyiz biraz?
Pınar Satıoğlu: Adalar Gelişim Derneği yönetim kurulu ve üyelerimiz ile tamamen adada yaşayan dostlarımızdan oluşan bir ekibimiz var. Ada dışından da birkaç tane üyemiz, destekçimiz var. Adalar ve Çocuk ve Gençlik Orkestrası’da çalışkan koordinatörümüz Ayten Sele, tamamen gönüllülük üzerine bizimle birlikte. Nezih Bayraktar ve ana destekçimiz Nazlı Şahin İmre’yi unutmayalım. İsmini sayamadıklarımı da dâhil ederek el birliğiyle çalışıyoruz diyeyim.
Gelecek sene için düşüncelerinize değinir misiniz?
Pınar Satıoğlu: Çocukların solfejde daha iyi olmaları için yazın solfej atölyelerimiz devam ediyor. Tüm gün gönüllü çalışan hocamız Emek Hoca sayesinde çocuklarımızı solfejde ilerletmeyi amaçlıyoruz. Çok sayıda yeni başvuru var ve onların nasıl koordine edileceğini planlıyoruz. Uluslararası yaz kampı çok verimli oldu. Değerlendirme toplantıları yapıyoruz. Ara tatilde, Ocak ya da Şubat’ta uluslararası bir kış kampı da düşünüyoruz açıkçası. Çünkü hocalarımız da çok memnun kaldı. Hem yerli hem yabancı eğitmenlerimizden gelen raporlar da gözlemlerimizi destekler nitelikte, bu raporlar çocuklarımızın iyi bir gelişim gösterdiği yönünde olunca bir kış kampının iyi olacağı kanaati oluştu.

Günsu Özkarar ve Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası
Başvurmak isteyenlere ne söylemek istersiniz?
Pınar Satıoğlu: Bunun için duyurularımız oluyor. Instagram hesabımız çok aktif. Velilerimiz zaten biliyor. Bir velimizin dört çocuğundan üçü aktif olarak orkestramızda bulunuyor. Keman, çello ve kontrbas olarak. Seneye dördüncü çocuklarının da yaşı tutacak ve o da viyola istiyor. Aslında en büyük duyuruyu veliler, aileler yapıyor. Adanın herhangi bir mahallesine gitseniz bir evden keman, çello sesi illaki duyarsınız. Çocukların müzik enstrümanı taşıması, evlerden yükselen sesler, çocukların arkadaşlarıyla olan münasebetleri diğer ailelerin de haberdar olmalarını da sağlıyor. İnsanlar bir şekilde haberdar oluyor… Şunu da belirtmek isterim; geçen sene dokuz çocuğumuz herhangi bir örgün eğitim sınavına girmektense konservatuvar ya da güzel sanatlar sınavlarına girmeyi ve müzik eğitimlerine devam etme yolunu seçtiklerini belirttiler. Kimi velilerin şok olduğunu da gözlemledik tabii. Bir kısmı hâlen müzik eğitimlerine güzel sanatlar ya da konservatuarlarda devam ediyorlar.

James Ross
Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası’nı nasıl duydunuz? İlk bağlantı nasıl kuruldu?
James Ross: 2000 yılından beri Adalar’ı ziyaret ediyorum ve orkestrayı ilk kez 2017’de, kuruluşundan kısa bir süre sonra, Heybeliada Ruhban Okulu’nda bir konsere davet edildiğimde duydum. Orkestranın değeri ve potansiyeli, ayrıca organizatörlerinin çaba ve özverisi kendisini hemen belli etmişti.
Siz ne zaman bu ekibin bir parçası hâline geldiniz? Ne zamandır onlara yardımcı oluyorsunuz?
James Ross: 2018 yılında, Birleşik Krallık’ın iki uzman müzik okulundan biri olan Purcell Okulu’ndan, Türkiye Ulusal Gençlik Filarmoni Orkestrası üyeleriyle birlikte bir topluluğu konser için Büyükada’ya getirdim; burada Adalar’ın genç müzisyenlerine koçluk da yaptılar. O zamandan beri orkestranın gelişimini yakından takip ediyorum ve Büyükada’da olduğumda da koçluk ve danışmanlık yapıyorum.

Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası
Orkestra zor bir repertuvar çaldı, bu deneyimi nasıl yorumluyorsunuz?
James Ross: Temmuz kursumuzun amacı, Adalar’ın genç müzisyenlerinin ezbere değil, okuyarak öğrenmeleri gereken bir konser vermeleri ve bunu haftalar veya aylar değil, günler içinde başarmalarıydı. Program bilinçli olarak iddialıydı, ancak müzisyenlerin yeteneklerini ve potansiyellerini tamamen anlamaya dayanıyordu. Türkiye ve İngiltere’den uzman koçlarla beş günlük yoğun provaların ardından konser gerçekleşti. Hedeflerimiz şunlardı:
- Profesyonel bir şekilde sunulan, halk kitlesine uygun, iyi bir standartta bir konser vermek
- Barok’tan moderne, hem uluslararası hem de ulusal olmak üzere farklı müzik tarzlarına sahip geniş bir yelpazede yeni bir repertuvar sunmak
- Tüm müzisyenler için deneyimlerine uygun, zorlu ancak ödüllendirici programlar oluşturmak
- Grubun en ileri düzey müzisyenlerine yaylı çalgılar dörtlüsü ve solo konçerto performans fırsatları sağlamak
- Genel müzisyenlik, deşifre ve topluluk becerilerini geliştirmek ayrıca ilerletmek
Bu hedeflere ulaşmak için sihirli bir yöntem yok. Çaba, sabır, özveri ve “yılmaz” bir ruhu gerektiriyor. Bu, genç müzisyenlerin öğretmenleri ile yıl boyunca sıkı çalışmasıyla gelişti. Okul tatillerinde verilen yoğun kurs, müzisyenlerin akademik çalışmalarıyla çakışmadan enerjilerini ve çabalarını yoğun şekilde odaklamalarını sağladı. Genç müzisyenlere ders vermek uzmanlık gerektiren bir iş: eğitmenlerin hem mükemmel performanslar sergilemesi hem de çocuklarla mükemmel iletişim kurması gerekiyor. Bu gereklilikleri yerine getirebilecek niteliklere sahip öğretmenlerimiz olması ve dernek üyeleri, veliler, sponsorlardan olağanüstü destek almamız büyük bir şans.
Bu orkestra için gelecekteki projeleriniz neler?
James Ross: Adalar’la güçlü bir bağı olan ve topluluğuna değer veren biri olarak, Orkestrayı desteklemekten her zaman mutluluk duyacağım. Ancak en önemli husus, yıl boyunca uzman öğretmenlere ve koçlara sahip olmak. Orkestranın ihtiyaçlarını ve müzisyenlerinin potansiyelini nasıl en üst düzeye çıkaracaklarını en iyi onlar anlayacak. Talep olursa, daha yoğun kurslar düzenlemeyi ve Türkiye’de uluslararası alanda diğer gençlik orkestraları ile daha fazla bağlantı kurmayı planlıyorum. Bu hem müzikal açıdan faydalı hem de gençlerin genel olarak çevrelerindeki dünyayı anlamaları için eğitici olacaktır.
İleride orkestrayı yönetme planınız var mı? Yoksa başka şefler mi çocuklarla çalışmaya devam edecek?
James Ross: İleride bunu yapabilirim, ancak bunu genç meslektaşlarımın gelişip öğrenmesi için mükemmel bir fırsat olarak görüyorum: Geçen ay orkestra şefliği eğitimi görmüş Deniz Nizam Şensoy’la birlikte olduğumuz için şanslıydık: Hacettepe Konservatuvarı’ndan yeni mezun olan ve orkestra şefliği ustalık sınıfında liderlik yaparken tanıştığım biri. Orkestrayı hazırlamak ve konseri vermek için yorulmadan çalıştı. Bir gençlik orkestrasını yönetmek, profesyonellerle çalışmaya kıyasla bazı açılardan daha zorludur. Genç müzisyenler şefin liderliğine ve desteğine doğrudan ihtiyaç duyuyor. Onlara, profesyonellerin zaten sahip olduğu topluluk becerilerini ve disiplinlerini öğretmek gerekiyor. Genç şeflerle de bu karşılıklı halloluyor.
Bu tür müzik etkinliklerinin ve orkestraların sosyal bir rolü olduğunu düşünüyor musunuz?
James Ross: Evet, çok büyük. Kurs sürecinde gençlere konuşma yapmak için ziyaretimize gelen şef Cem Mansur’un ifadesiyle, orkestra bir demokrasi laboratuvarıdır; her bireyin önemli olduğu, sesinin kutlandığı ama aynı zamanda başkalarını dinlemeyi ve çevresindekilere karşı sorumluluklarını anlamayı öğrendikleri bir mikrokozmos vatandaşlığıdır.
Ayrıca orkestra, yakın üyelerinin ötesinde bir topluluktur: Aileleri, destekçileri ve işletmeleri bir araya getirerek Adalar’ın kültürel yaşamına katkıda bulunur. Birbirlerini asla tanımayacak insanlar, sosyal uyum ve iş birliği örneği olarak birlikte çalışırlar. Temmuz ayındaki kursumuzda Hatay’dan müzisyenleri ağırladık, gruba hemen entegre oldular ve müziğin yabancıları nasıl arkadaşa dönüştürebileceğini gösterdiler.
Genç müzisyenlerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
James Ross: Adalar müzisyenlerinin İstanbul Mimar Sinan Konservatuvarı’na kabul edilmelerinden büyük mutluluk duyuyorum; bu öğretmenlerine, ailelerinin ve topluluklarının güçlü desteğine büyük bir övgüdür. Hazır olduklarında, TUGFO gibi ulusal düzeydeki kuruluşlarda seçmelere katılacaklarını ve isterlerse mesleğe girmelerine olanak sağlayacaklarını da umuyorum. Çünkü gençlik orkestraları ve iyi bir müzik eğitimi olmadan, Türkiye’de birçok mükemmel örneği bulunan profesyonel senfoni orkestraları da var olamazdı.
Ancak bu topluluğun amacı daha geniş kapsamlı, üyelerinin çoğu profesyonel müzisyen olmasa bile, umarım enstrümanlarını çalarken hem müzikal anlamda hem de kurabilecekleri arkadaşlıklar aracılığıyla ömür boyu derin bir tatmin bulabilirler. Belki bir gün, müzisyenler yetişkin olduklarında çalmaya devam etmek isterler ve Adalar’da düzenli konserler veren, kendilerinden sonra gelecek yeni nesil çocukları destekleyen yüksek standartlı bir amatör orkestra olur.
Müziğin ötesinde, topluluk hâlinde çalmak insan becerilerini de öğretiyor: öz disiplin ve karşılıklı saygı, ayrıca ifade ve başkalarıyla iletişim… Kendi çalışınız esanasında başkalarını dinlemek yoğun bir konsantrasyon gerektiriyor. Başkalarının dürüst fikirlerini sunup kabul etmeyi, yapıcı ve nazik kalırken eleştirmeyi gerektiriyor. İnsanlık ahlakı ve dürüstlük gibi temel değerler, bir toplumun yaşayıp öldüğü değerlerdir. Müzik yapmak neşe, yaratıcılık ve nasıl iyi yaşanacağı ile ilgilidir. Bundan daha önemli ne olabilir ki?

Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası

Tüm Yazarlar