17.11.2025

8 Kasım 2025 Cumartesi günü gerçekleştirilen “Napoliten Ezgilerle Klasik Müzik Konseri”, İzmir Konak Elhamra sahnesinde gerçekleşti. Dinleyicilere hem İtalyan müziğinin sıcak tınılarını hem de klasik müziğin zarafetini bir arada sundu. Konserin temelini oluşturan Napoliten şarkılar, 18. ve 19. Yüzyılların Napoli kentinde doğmuş, duygusallığı ve melodik akıcılığıyla bilinen halk kökenli eserlerdir. Bu yönüyle program hem tarihsel hem de kültürel anlamda zengin bir müzikal yolculuk sunmuş oldu.
Elhamra Sahnesi, kentin en köklü ve simgesel sanat yapılarından biridir. 1926 yılında mimar Aron Angel tarafından tasarlanmış ve dönemin modern sanat anlayışıyla, İspanyol-Mağribi mimari üslubu esinlenerek inşa edilmiştir. Yapı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmir’in kültürel kimliğini güçlendiren en önemli sanat merkezlerinden biri olmuştur.
Konser salonu balkon ve alt salon olmak üzere iki bölümden oluşuyordu. Bu tarihi salonun koltukları birkaç koltuk dışında doluydu ve her yaştan dinleyici konseri izlemeye gelmişti. Konser üç tenor, iki bariton sanatçının seslendireceği 15 ayrı napolitenden oluşuyordu ve onlara piyanoda Benan Dalkıran Gagliargo eşlik ediyordu.
Konser, bariton İbrahim Görkem Özcan’ın seslendirdiği, İtalyan besteci Ernesto De Curtis’in 1935 yılında bestelediği Non Ti Scordar Di Me adlı eserle başladı. İtalyan tenor Lorenzo Mok Arranz tecrübesi ve sahnedeki neşeli tavırlarıyla, seslendirdiği Funiculi Funicula adlı eserle dinleyicileri de içine kattığı neşeli bir ortam yarattı. Konser programına alınmış olan ve yıllarca Luciano Pavarotti’den dinlediğimiz O Sole Mio’yu tenor Oğuz Çimen’in güçlü yorumuyla dinledik. Yine çok iyi bildiğimiz Teodoro Cottrau tarafından bestelenmiş ve ilk kez 1849 yılında sahneye konan Santa Lucia adlı eserle konser devam etti. Birbirinden yetenekli beş sanatçının her biri sahneden ayrılırken piyanist Benan Dalkıran Gagliargo’yu alkışladı. Konserde dinlediğimiz diğer eserlerden bazıları tenor Barış Veral’in seslendirdiği Tu Ca Nun Chiagne ve bariton Eren Ekici’nin seslendirdiği Voce e Notte idi.
Sahne düzeni sade ama etkileyiciydi. Işıklandırma, özellikle melankolik eserlerde müziğin duygusal atmosferine uygun şekilde kurgulanmıştı. Dinleyici kitlesi oldukça ilgiliydi, her eserin sonunda salonda ölçülü alkışlar duyuldu.
Programın finalinde tekrar seslendirilen Funiculì Funiculà, tüm sahne ekibinin bir araya geldiği coşkulu bir kapanış anı oldu. Konser alkışlarla uzun süre ayakta alkışlandı. Napoliten müziğin halk kökenli duygusunu teknik ustalık ve içtenlikle harmanlamış sanatçılar o akşam sahneden, dinleyicilere büyülü melodiler eşliğinde harika bir müzik ziyafeti yaşattı.
H.Nihan Dündar
DEÜ Devlet Konservatuvarı Keman Bölümü - Demokrasi Üniversitesi Müzikoloji Bölümü Yüksek Lisans

Tüm Yazarlar