SÖYLEŞİ

Gönül Yeprem ile Sevgi ve İletişim Dili

28.11.2025


Paylaş:

Çocuklara yönelik çalışmalarıyla sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanındaki Türk ailelerin kalplerine dokunan Gönül Yeprem ile keyifli bir söyleşi yaptık.
 
Çocuklara Neşeli ŞarkılarBebeğime Ninniler ve Hokkacık albümlerinin oluşum süreci nasıl başladı? Sizi bu alana yönlendiren şey neydi?
Lisans mezuniyet tezim, okul öncesi dönemde müziğin rolü üzerineydi. Mezuniyetimin hemen ardından okul öncesi kurumlarda çalışmaya başladım. Bu süreçte edindiğim deneyimler ve sahada gözlemlediğim ihtiyaçlar, beni çocuklar için şarkılar yazmaya yöneltti. Böylece Çocuklara Neşeli Şarkılar albümünün temelleri atıldı.
 
Albümde yer alan her şarkı, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarına yönelik özel bir amaçla yazıldı:
Beden perküsyonu pratiği için Vücudum, hızlı-yavaş kavramını öğretmek için Salyangoz, hayal gücünü desteklemek ve çocukların düş kurmasını teşvik etmek için Bisiklet, işitsel dikkat ve odaklanmayı geliştirmek içinse Usta ve Büyükbaba şarkıları ortaya çıktı. 
 
Hokkacık ve Bebeğime Ninniler albümleri ise benim annelik yolculuğumla birlikte şekillendi. Bu albümlerde yer alan şarkılar, aslında birebir yaşadığım deneyimlerden ve ihtiyaçlardan doğdu diyebilirim. Bir anne olarak hissettiklerim, gözlemlerim ve bebeğimle geçirdiğim zamanlar, bu albümlerin ortaya çıkmasını sağladı.


Gönül Yeprem ©️ Yalçın Başböyük
 
Bu albümlerdeki şarkıları yazarken sizi etkileyen duygular ve ilham kaynakları nelerdi?
Şarkılarımın en büyük ilham kaynağı, birebir temas kurduğum çocuklar ve kendi kızım oldu. Onların dünyasına kulak vermek, ihtiyaçlarını gözlemlemek ve duygularına dokunmak bana ilham verdi. Ninni albümü dışında kalan şarkıların çoğu, öğretmenliğimin içinden doğan ihtiyaçlara yanıt olarak ortaya çıktı. Sınıf ortamında eksikliğini hissettiğim ya da çocukların gelişimini destekleyeceğini düşündüğüm konular, çoğu zaman bir şarkının çıkış noktası oldu.
 

Bebeğime Ninniler albümünüzdeki ninniler oldukça duygusal ve dingin. Bu parçaları oluştururken nelere dikkat ettiniz?
Bebeğime Ninniler albümündeki ninnileri hamileyken yazdım. Aslında ne bir albüm yapma niyetim vardı ne de bilinçli bir şekilde ninni yazma fikrim… Bunlar, bebeğimi karnımda taşırken içimden dökülen sözlerdi; kimi zaman bir dua, kimi zaman sevgiyle söylenmiş basit cümleler. Tamamen içimden gelen, sade ve o bebeğime ait kelimelerdi. Sonrasında bu ninnileri kaydedip sevdiklerimize bebek hediyesi olarak sunmaya karar verdik. Ninnilerin düzenlemelerini kızımın babası Safa Yeprem yaptı ve aynı zamanda gitar kayıtlarını da üstlendi. Her ninnide gitara, dingin ve huzur veren bir tınıya sahip başka enstrümanlar eşlik etsin istedik. Bu hayalimiz, dostlarımızın katkısıyla gerçeğe dönüştü; klasik kemençe, yan flüt, ney ve ud eşliğinde altyapılar zenginleşti ve ninnilere ruh katıldı.
 
Hamileliğimin altıncı ayında stüdyoya girdik, yedinci ayında ise kızım dünyaya erkenden merhaba dedi. Albümleri hediye olarak hazırlayıp dostlarımıza dağıttıktan sonra “Neden bu ninniler başka bebeklerin de uykusuna eşlik etmesin?” düşüncesiyle, albümü herkesle paylaşmaya ve yayınlamaya karar verdik.


Gönül Yeprem ©️ Yalçın Başböyük
 
Hokkacık albümünde oldukça eğlenceli, hareketli bir enerji var. Bu albümdeki şarkılar nasıl ortaya çıktı?
Bu albüm de kızımı büyütürken, tamamen hayatın doğal akışı içinde ortaya çıktı. 0-3 yaş arası bebekler için yazılmış, oyunlu ve etkileşimli şarkılardan oluşuyor. Kızımı ekrandan uzak büyütmek istedim ve onunla olabildiğince çok oyun oynamaya özen gösterdim. İşte bu oyun anlarında, günlük hayatın içinden, kendiliğinden döküldü bu şarkılar.
 
Örneğin mama yemekte zorlandığı bir dönemde Mamalar geliyor şarkısıyla mama yedirdim. Yüzündeki organların yerini öğretmek için Hokkacık şarkısını söyledim; böylece ağzını, burnunu, gözünü ve kulağını tanımaya başladı. Biraz daha büyüdüğünde bu kez “Kaşıkta bir yemek var, minik bir ağız arar” diyerek yemek saatlerine müzik kattım. Albümde sekiz tane oyunlu şarkı var her biri bu şekilde yazıldı. Bu şarkılar, hem onun gelişim yolculuğuna eşlik etti hem de aramızdaki bağı güçlendiren küçük müzikal anılar olarak hayatımıza yerleşti. Albüm yayınlandıktan sonra fark ettim ki, tıpkı bizim gibi pek çok anne ve bebek de bu şarkılarla birlikte anılar biriktirmiş, oyunlar oynamış, gülmüş ve büyümüş. Şarkılar artık sadece bizim değil, başka ailelerin de hayatına dokunan küçük neşeli anlara dönüşmüş. 




 

Kendi sesinizi çocuk müziğinde bir araç olarak kullanırken nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Çocuklara yönelik müzikte sesin sadece estetik değil, aynı zamanda iletişim kurma aracı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden samimi, yumuşak ve kimi zaman oyunbaz bir ton kullanmaya çalışıyorum. Abartıdan uzak bir tınıyla şarkıları söylüyorum. Çünkü çocuklar sahiciliği hemen fark ederler.
 

Albümlerinizin müzikal altyapısında hangi tarzları ve enstrümanları tercih ediyorsunuz?
Çocuklara hem eğlenceli hem de estetik bir müzikal deneyim sunmak benim için her zaman öncelikliydi. Şarkıları oluştururken, çocukların yaşlarına, duygu dünyalarına ve her bir bestede kendiliğinden ortaya çıkan doğal yapıya kulak verdik. Hangi tarz bizi o anın ruhuyla yakaladıysa, müzikal yolculuğumuzu da o yönde şekillendirdik.
 
Çocuklara Neşeli Şarkılar ve Bebeğime Ninniler albümlerinin düzenlemelerini gitarist ve besteci Safa Yeprem yaptı. Bu nedenle gitar, her parçanın merkezinde yer alıyor diyebilirim. Elbette davul ve bas, müziğin temel taşı olarak her zaman bizimleydi. Bunun yanında ukulele, cajon, piyano gibi ritmik ve melodik enstrümanlarla denge kurduk. Zaman zaman flüt, ney, ud ve klasik kemençe gibi enstrümanlarla da şarkılara yumuşak ve dokunaklı dokunuşlar ekledik. Her birinin çocuklarn dünyasına farklı bir renk katmasını istedik.


 

Albümlerinizle ilgili çocuklardan veya ailelerinden aldığınız en unutulmaz geri dönüş neydi?
O kadar çok güzel geri dönüş alıyorum ki… Sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanındaki Türk ailelerden mesajlar geliyor. Çocuklarının benim müziğimle oynadığı, şarkılara eşlik ettiği, dans ettiği anları videolarla paylaşmaları beni inanılmaz mutlu ediyor. Hele ki bebek ve çocuk konserlerimde bu keyfe bizzat şahit olmak, o anları sahnede onlarla birlikte yaşamak tarif edilemez bir mutluluk. Artık küçük fanlarım var. Aileler özellikle araba yolculuklarında albümleri defalarca başa sararak dinlediklerini söylüyor. Çocukların şarkılara eşlik etmesi, her kelimeyi ezbere bilmeleri beni hem şaşırtıyor hem de çok duygulandırıyor. Bu bağın kurulmuş olması gerçekten tarifsiz bir his.
 

Sizce müzik, çocukların gelişiminde nasıl bir rol oynuyor? Bu albümlerle onlara nasıl bir katkı sunmak istediniz?
Müziğin çocuk gelişimine katkısı gerçekten çok büyük. Bilişsel, sosyal ve duygusal anlamda çocukların yaşamını zenginleştiren güçlü bir deneyim. Bu yüzden ailelerin müziği bilinçli bir şekilde çocuklarının hayatına dahil etmeleri çok kıymetli. Müzik etkinlikleri, çocukların tüm gelişim alanlarına katkı sağlayabilecek güçlü bir araç. Müzik yoluyla çocuklara bilgi ve davranış kazandırılabilir, hayal güçleri geliştirilebilir, hatta ruhsal bir incelik ve ifade becerisikazandırılabilir. Ayrıca müzik dinlemek ve müzik yapmak, beynin farklı bölgelerini aynı anda çalıştırarak beyin gelişimini destekler. İşitsel algıyı, dikkati, hafızayı, yaratıcılığı, eleştirel düşünme becerilerini geliştirir. Özgüveni artırır, kültürel farkındalık yaratır ve stresle baş etmede önemli bir destek sunar. Ben bu albümleri hazırlarken sadece eğlenceli şarkılar üretmeyi değil, çocukların bu çok yönlü gelişimine katkı sunacak içerikler oluşturmayı da hedefledim.
 

Bu üç albüm sizin sanat yolculuğunuzda nasıl bir yer tutuyor? Çocuk müziği sizin için ne ifade ediyor?
Albümler ve sonrasında yayınladığım tekliler sayesinde pek çok çocuk ve aileye ulaşma fırsatım oldu. Gelen samimi geri bildirimler, çocukların şarkılarımla kurduğu bağ, beni daha fazla üretmeye, yeni şarkılar yazmaya motive etti. Her mesaj, her video, her minik dinleyici benim için büyük bir ilham kaynağı oldu. Albümlerden sonra gelen konser teklifleriyle Türkiye’nin pek çok şehrinde çocuklarla buluşma fırsatı buldum. Zamanla müzik kariyerimi tamamen çocuk müziği üzerine kurdum. Hem sanatsal hem de insani anlamda en çok beslendiğim alan bu oldu. Çünkü çocuk müziğinde sahicilik, samimiyet ve yaratıcılık iç içe geçiyor. Bu alanda üretmek benim için sadece bir müzikal tercih değil, bir yaşam biçimi hâline geldi. Çocuk müziği artık benim için yalnızca bir tür değil, aynı zamanda bir sevgi ve iletişim dili.
 

Dinleyicilerinize, özellikle de çocuklara ve ebeveynlerine bu albümler aracılığıyla iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı?
Müzik bir köprüdür, çocukla ebeveyn arasında, hayalle gerçek arasında… Bu albümlerle kurduğumuz köprüde her zaman sevgi, oyun ve güven olsun istedim. Dilerim bu şarkılar, çocukların kalplerine dokunan anılar yaratır, ailelerin birlikte geçirdiği zamanlara eşlik eder ve hep birlikte söyleyeceğimiz yeni şarkılar doğurur.
 



 

BENZER HABERLER


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20