27.12.2025

Müziğe neden ihtiyaç duyarız? Onu sıradan bir eğlenceden ayıran ve hayatımıza böylesine nüfuz etmesine sebep olan şey nedir? Cambridge Üniversitesi Müzik Fakültesi’nden emekli Nicholas Cook, 2003 yılında yayımlanan Music: Why It Matters (Müzik: Neden Önemlidir) adlı kitabında bu sorulara yanıt arıyor.
Müzikal performans, analiz ve yaratıcılık üzerine kaleme aldığı Music: A Very Short Introduction (2000), Beyond the Score (2014) ve Music as Creative Practice (2018) gibi eserlerle tanıdığımız Nicholas Cook, bu kez daha geniş bir perspektiften müziğin toplumsal anlamını tartışıyor.
Yer yer mizahi göndermelerle zenginleşen sade bir üslupla yazılmış kitap, müziğin yalnızca bireysel bir haz değil, aynı zamanda toplumsal aidiyetin en önemli araçlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Edebiyat ve kültür tarihinden verilen örnekler ise metni daha canlı kılıyor. Cook, müziği yalnızca sanatın değil, varoluşun bir parçası olarak görüyor.
Cook’a göre müzik, kulağa hoş gelen bir eğlenceden ibaret değildir. Onu özel kılan, görünmez bağlarla insanları birbirine yaklaştırmasıdır. Pandemi günlerini hatırlayalım: Balkonlardan yükselen şarkılar ve çevrim içi korolar, birbirimize dokunamasak da “birlikte” hissetmemizi sağladı. İşte müzik, tam da bu nedenle, yalnızlığın karşısına dayanışmayı, bireyselliğin karşısına topluluğu çıkarır.
Kitap, müziğin ruh sağlığını destekleyen, insan ilişkilerini güçlendiren, toplumsal uyuma katkı sağlayan yanlarını ortaya koyarken, politik boyutuna da ışık tutuyor. Cook, Batı merkezci üstünlük anlayışlarının ve kolonyal kalıpların müzik tarihinde nasıl kök saldığını örneklerle gösteriyor. Ona göre “18. ve 19. Yüzyıl operaları, doğuyu kötü ya da sefahat düşkünü paşaların, harem kadınlarının ve köle çocukların yaşadığı bir yer olarak resmetti; böylece doğu kültürlerinin farklılığını, Batı’yı tanımlayan temel değerlere uymadığını vurguladı” (Music: Why It Matters, sayfa 31).
Bu satırlar bana, geçen yıl Fransız Milli Kütüphanesi’nde keşfedip 46. Uluslararası Eczacılık Tarihi Kongresi’nde sunduğum Le Médecin turc (Türk Hekim) adlı 1803 tarihli operayı hatırlatıyor. Nicolò Isouard’ın komik opera türündeki bu eserini tarihsel bir perspektiften ele aldığım çalışmamda, Osmanlı karakterlerinin karikatürize edilerek Batı seyircisine sunulduğunu göstermiştim. (2)
Benzer temsillere Haydn’ın Lo Speziale (Eczacı) operasında paşa kılığına büründürülmüş maskaralık unsurları aracılığıyla, Rossini’nin Il turco in Italia (İtalya’da Türk) operasında ise entrikacı ve hovarda bir Türk figürü üzerinden rastlıyoruz. Bu örneklerde Osmanlı imgesi, kimi zaman abartılı, kimi zaman da gülünçleştirilmiş biçimde sahneye taşınıyor. Cook’un aynı meseleyi kendi bakış açısından dile getirmesi, yalnızca akademik bir kesişme değil, farklı coğrafyalardan ve farklı disiplinlerden gelen iki araştırmacının ortak bir insanlık paydasında buluştuğunu hissettirdi.
Kitabın caz müziğine dair bölümleri de oldukça ilham verici. Cook, doğaçlamayı, müzisyenlerin aynı tema üzerinde hem özgür hem de uyumlu hareket edebilmeleriyle açıklıyor ve bunu “zihinsel birliktelik” olarak niteliyor. Hepimizin konserlerde ya da kayıtları dinlerken sezdiği bu gerçek, müzisyenlerin birbirini dinleyerek, birinin bıraktığı yerden alıp başka yerde bırakırken de birbirini kollayarak birlikte özgürleşmeleriyle ortaya çıkıyor. Bu yaklaşım, müziği yalnızca bir sanat formu değil, toplumsal uyumun ve ortak yaratıcılığın en güçlü metaforlarından biri hâline getiriyor.
Cook, müziğin cazibesini yüceltirken, gölgede kalan yüzünü de tartışmaktan geri durmuyor. Joyce Hatto skandalı bunun en çarpıcı örneklerinden biri. İngiliz piyanist Hatto’nun adıyla yayımlanıp büyük övgüler alan albümlerin aslında başka piyanistlerin eski kayıtlarından ibaret olduğunun ortaya çıkması, müzikte bile sahteciliğin kolektif yanılsamalarla nasıl mümkün olabildiğini gösteriyor. Cook, bu olayı yalnızca bir dolandırıcılık hikâyesi değil, müziğin toplumsal değerlerle ne kadar iç içe olduğunu hatırlatan bir vaka olarak ele alıyor.
Sonuç olarak Music: Why It Matters, müziğin bireysel hazdan çok daha fazlasını; aidiyet, topluluk ve kimlik duygularımızı şekillendiren güçlü bir bağ hâline geldiğini ikna edici biçimde ortaya koyuyor. Kitap bittiğinde müziğin yalnızca seslerden ibaret olmadığını, kimliklerin, karşılaşmaların ve eleştirilerin alanı olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Özlemini duyduğumuz şeyin, müziğin bu birleştirici ve dönüştürücü varlığı olduğunu derinden hissediyoruz. Yazarın 2024’te yayımlanan Music, Encounter, Togetherness (Müzik, Karşılaşmalar, Birliktelik) adlı kitabı ise bu temayı daha da derinleştiriyor; müziği bir nesne olarak değil, bir eylem olarak; karşılaşmalar, kültürler arası diyalog ve toplumsal ilişkilerle örülü bir süreç olarak ele alıyor. (3)
Kaynaklar
1- Cook N. Music: Why It Matters, Cambridge: Polity Press, 2023.
2- Tekiner H. The Turkish Physician (1803): a French opera buffa by Nicolò Isouard. İçinde: Book of Proceedings of the 46th International Congress for the History of Pharmacy (Belgrade, 4-7 September 2024). Belgrade: Pharmaceutical Association of Serbia; 2024. s.183-187.
3- Cook N. Music, Encounter, Togetherness, Oxford: Oxford University Press; 2024.