27.12.2025

İnce bir teknikle hayal gücünün sınırlarında dolaşan, kilise müziği, oratoryo, kantat, sonatlar, konçerto ve sinfonia gibi türlerde eserler besteleyen Venedik’in asil bestecisi Benedetto Marcello…
Venedik’te Campo Santo Stefano Meydanı’ndan Accademia Köprüsü’ne doğru yürürken kulağınıza birçok enstrümanın birbirine karışan seslerinin geldiği konservatuvara adını veren Benedetto Marcello, 1686 yılında Venedik’te “Maddalena kolu”na mensup soylu bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Bu nedenle resmî belgelerde sıkça “Patrizio Veneto” yani Venedikli soylu ünvanını kullandı. Babası onun hukuk okumasını istediği için Marcello da ailesini kırmadan hem hukuk alanında hem de müzikte ilerlemeye çalıştı. 1711’de Venedik’in merkezi yönetimi olan Kırklar Konseyi’ne seçildi. 1730’da İstria kıyısındaki Pola kentine vali olarak atandı, ancak sert iklim şartları sağlığını bozduğundan sekiz yıl sonra görevinden ayrıldı. Daha sonra Brescia’da haznedar olarak görev yaptı. 1739 yılında, 53 yaşında verem nedeniyle hayatını kaybetti.
Marcello’nun hayatında dikkat çeken olaylardan biri de 20 Mayıs 1728’de öğrencisi Rosanna Scalfi ile yaptığı gizli evliliktir. Soylu bir kişinin halktan biriyle evlenmesi, o dönemin yasalarına aykırı olduğu için bu evlilik resmi olarak geçersiz sayıldı. Marcello’nun ölümünden sonra Rosanna, mirastan pay alamayınca 1742 yılında Marcello’nun erkek kardeşi ünlü besteci Alessandro Marcello’ya karşı dava açtı.
Müziğe büyük bir tutkuyla bağlı olan Marcello; kilise müziği, oratoryolar, yüzlerce solo kantat, düet, sonat, konçerto ve senfoni besteledi. Müzikal dili, çağdaşı Vivaldi’ninkine benzese de, kendine özgü bir aristokrat zarafetini barındırır. En bilinen eserlerinden biri olan Estro poetico-armonico, arkadaşı G. Giustiniani’nin İtalyancaya çevirdiği ilk 50 Mezmur’un ses ve bas partileriyle düzenlenmiş hâlidir. Bu eser 1757’de Londra’da İngilizce metinle basılmış, büyük ilgi görmüştür. Marcello ayrıca Venedik sinagoglarında duyduğu melodileri de notaya geçirerek Yahudi ibadet müziğine katkıda bulunmuştur.
Opera formuna mesafeli duran Marcello’nun bu türde yalnızca bir eseri vardır: La Fede riconosciuta (Vicenza, 1702). Öte yandan, Brüksel Konservatuvarı’nda sevgilisi için yazdığı oda kantatlarının elyazmaları günümüze kadar ulaşmıştır.
1720 yılında kaleme aldığı Il teatro alla moda adlı risale ise dönemin opera dünyasına getirdiği sert eleştirilerle bilinir. İsimsiz olarak yayımlanan bu metin, barok operadaki yozlaşmayı hicveder. Bestecilerden kastrat solistlere, sahne arkasındaki figüranlara kadar birçok unsuru alaya alır. Kastratların abartılı süslemelerini “hadım kahkahası” ifadesiyle eleştirir. Bu eser, mizahi yönünün yanı sıra opera tarihinin gölgede kalmış yönlerini de ortaya koyar.