04.01.2026

Mozart’ın “ilahi zaman imzaları” şef Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın piyanist Jan Lisiecki’ye eşlik edeceği konserde yeniden hayat bulacak!
2026 yılına “merhaba” diyeceğimiz konserde, şef Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Kanadalı piyanist Jan Lisiecki ile aynı sahnede buluşacak. Konserin solist sanatçısı olan Lisiecki, öğrencilik yıllarımda keşfettiğim ve yıllar içerisinde sanatsal çizgisini hayranlıkla takip ettiğim nitelikli bir piyanist. Kalbimdeki yerini titizlikle koruyabilen seçkin yorumcu, zarafetle bezenmiş kişiliği, tutkulu sanatçı profili ve istikrarlı gelişimiyle de ilgimi çeken bir müzikal serüvene sahip. Lisiecki’nin kariyerine baktığımızda kısa sürede klasik müziğin uluslararası arenasında adından söz ettirdiğine ve özgün bir yer edindiğine şahitlik edebiliriz. 1995 yılında Kanada’nın Calgary kentinde doğan Lisiecki, piyano eğitimine beş yaşında başlar. Henüz dokuz yaşındayken ilk orkestralı konserini verir. 13 yaşında Chopin’in 2 Numaralı Konçerto’sunu, ertesi yıl ise 1 Numaralı Konçerto’sunu seslendirir. Her iki yorum da Fryderyk Chopin Enstitüsü tarafından albüm kaydı olarak yayımlanarak müzikseverlerin beğenisine sunulmuştur. BBC Proms, Carnegie Hall, Elbphilharmonie Hamburg, Teatro alla Scala gibi prestijli salonlarda, Antonio Pappano, Yannick Nézet-Séguin ve Michael Tilson Thomas gibi önemli şeflerle sahneye çıkan sanatçı, 2012’den bu yana UNICEF Kanada İyi Niyet Elçisi olarak sürdürdüğü görevinde de derin bir insani duyarlılığa sahip olduğunu kanıtlamıştır.
Konser, Lisiecki’nin solistliğinde, W.A.Mozart’ın 9 Numaralı Mi bemol Majör, KV 271 Jeunehomme adlı konçertosuyla başlayacak. Henüz çok yeni kaybettiğimiz ve camiamızda yeri doldurulamayacak ustalardan Alfred Brendel’in “Dünyanın en büyük harikalarından biri” olarak nitelendirdiği konçerto, bestecinin 21. Doğum yılı olan 1777 tarihinde tamamlanmıştır. Eserin başlığındaki Jeunehomme adı uzun yıllar boyunca müzik tarihi araştırmacılarının merceğinde olmuş ve bu muamma 2004’te Viyanalı müzikolog Michael Lorenz’in araştırmaları sayesinde çözüme kavuşmuştur. Jenamy olarak anılan kişi, ünlü Fransız dansçı ve koreograf Jean-Georges Noverre’ün kızı Louise Victoire Jenamy’dir. Mozart’ın bu konçertoda kullandığı teknikler dönemin alışagelmiş düzeninden farklı olmasıyla da dikkat çekicidir. Dönemin konçerto stili, solistin icrasından önce orkestranın ana temaları ortaya koyan uzun girişiyle başlarken, bu konçertoda piyano, orkestrayla doğrudan giriş yapar. Birinci bölüm ilerledikçe solo piyano ve orkestra arasında yakın, zengin bir diyalog gelişir. Mozart’ın eserleri arasında olgunluğunu sergileyen önemli bir başyapıt olarak görebileceğimiz konçerto, ikinci bölüm olan Andantino ile yüreklerimizde Mozart’ın duygusallık üslubuna dair derin hisler uyandırır. Melankolik yapısı ile dinleyenlere zihinsel bir düşünce yolculuğu sunan bu bölümü, virtüozite bakımından oldukça güçlü pasajlar içeren üçüncü bölüm takip eder. Mozart, dinleyenlere bir kez daha parlak zekâsını, kıvrak ve enerjik müzikal dilini hatırlatır. Mozart’ın müzikal dili çoğu zaman sadeliğin içerisinde düşünsel ve doygun ifadeler barındırır. Bu zarafet ve yalınlık, icra açısından en zor olduğu düşünülen pasajlardan bile zorlayıcı olabilir.
Konserin devamında, Romantik Dönem’in Rus temsilcilerinden Çaykovski’nin Eugene Onegin operasının üçüncü sahnesinden Polonaise seslendirilecek. Bu eserin ilham kaynağı olan kişi, bestecinin dostu mezzo-soprano Yelizaveta Lavrovskaya’dır. 1877’de çalışmaları başlayan bu unutulmaz eserin ilk prömiyeri, tarihler 1879 yılını gösterdiğinde Moskova’da gerçekleşmiştir. Rus lirik operasının önemli bir örneği olarak gösterilebilecek bu eser, yalnızca bir opera değil, aynı zamanda edebiyat-müzik ilişkisinin de seçkin örneklerinden biridir.
Çaykovski’yi Rus Romantik ekolünün önde gelen bestecilerinden biri olan Alexander Glazunov’un 1 Numaralı Konser Valsi Op.47 izleyecek. Besteci, bu görkemli valsi 1893’te henüz 28 yaşındayken bestelemiştir. Eser, kısa sürede başarı kazanmış ve konser repertuvarlarında geçmişten günümüze kalıcı bir yer edinmeyi başarmıştır. Arpın zarif tınılarını duyurduğu, yaylılar ve üflemelilerin ışıltılı katkısıyla dans karakterini ruhumuza işleyen eser, bir dönem atmosferini hissetmemizi sağlayacak niteliktedir.
Çaykovski ve Glazunov’la 19. Yüzyıl Rusya’sının duygusal derinliklerine yapılan yolculuğun ardından, konser İtalya’nın sahne ışıklarıyla aydınlanan teatral dünyasına taşınarak, İtalyan opera sanatında hem mizahın hem de dramaturjik zekânın ustası olarak tanıdığımız Gioacchino Rossini’nin La Gazza Ladra (Hırsız Saksağan) operasından aynı adlı uvertürledevam edecek. Hizmetçi Ninetta’nın haksız yere hırsızlıkla suçlanıp idama mahkûm edilmesi ve tam infaz gerçekleşmek üzereyken suçun asıl faili olan saksağanın ortaya çıkışını gözler önüne seren operanın tamamı günümüzde çok sık sahnelenmese de bu uvertür yıllar içerisinde bağımsızlığını korumuş ve konser repertuvarlarında sıklıkla yerini almıştır.
Rossini’nin ardından sahnede bir başka büyük İtalyan ustanın eserini dinleyeceğiz. Hiç şüphesiz, günümüzün en çok tanınan opera bestecilerinden biri olan Giacomo Puccini, sahneye taşıdığı güçlü dramatik yapılar, derin duygusal katmanlar ve unutulmaz eserlerle operaseverlerin gönlünde kuşaklar boyunca yer etmiştir. Bu özel gecede, bestecinin gençlik dönemine ait ilk sahne yapıtı olan Le Villi’den kısa ama etkileyici bir bölüm olan La tregenda seslendirilecek. Başlangıçta tek perde olarak bestelenen bu eser, Puccini’nin ikinci perdeyi ekleme kararıyla daha derin ve görkemli bir yapıya kavuşmuştur. Puccini’nin bu kısa ama çarpıcı dans bölümü, orkestranın gerilim yüklü icrasıyla ve sahip olduğu keskin ritmik dokular eşliğinde âdeta doğaüstü bir ölüm dansının sahnesini gözler önünde canlandıracak ve dinleyicileri soluksuz bir anlatının içine çekecek.
Geceye romantik bir dokunuş da 19. Yüzyıl opera sahnelerinin bir diğer seçkin figürü, Alman-Fransız besteci Jacques Offenbach’tan geliyor. Bestecinin en tanınmış yapıtlarından biri olan Hoffmann’ın Masalları, programda Barcarolle bölümüyle büyüleyici bir atmosfer yaratacak. Bu bölüm, aslen soprano ve mezzo-soprano için yazılmış olsa da zaman içerisinde orkestral düzenlemeleriyle de sahnelenmiştir. Operanın ikinci perdesinde, Venedik’te geçen büyüleyici bir gecede seslendirilen ikonik arya, kökenini gondolcuların hafif salınan ritmine dayandırır. “Barcarolle” kelimesi, etimolojik olarak İtalyanca “barca” yani sandal ya da küçük tekne isminden türemiştir. Barcarolle, Venedik’in kanallarında gondollarını süren gondolcuların hafifçe salınan ritimlerle söyledikleri halk şarkılarından doğmuş; zamanla bu kıpırtılı dalga hareketini tasvir eden eserler, bestecilerin ruhlarından dökülen notalarla repertuvarda yer edinmiştir.
Programın sonunda, Offenbach’ın romantik kıyılarından usulca uzaklaşırken, sahne yeniden Rossini’nin dinamizmine teslim edilecek. Bu kez finalde müzik tarihinin en tanınmış uvertürlerinden birini: Giyom Tell Uvertürü’nü dinliyor olacağız. Rossini’nin son operası olan eser, eski Fransız opera geleneklerine uygun şekilde hazırlanmış olup, dört perdeden oluşan devasa bir başyapıttır. Operadan bağımsız olarak icra edilen bu uvertür kendi içinde dört bölümlü bir yapıya sahip olsa da bölüm araları verilmeksizin icra edilir. Operanın geçtiği İsviçre Alpleri’nin doğası ve özgürlük arayışı, uvertürün dört kesintisiz bölümünde müzikal bir resme dönüşür. İlk olarak çelloların yumuşak dokunuşlarıyla şafağın sökmesine tanık olur, hemen ardından tüm orkestra şiddetli bir fırtınayı sahneye taşır. Bu sarsıcı atmosferin sonrasında gelen pastoral korno solosu, kırsal bir huzuru kalplerimizde hissettirir. Finalde, askerlerin özgürlük uğruna verdiği kahramanca yürüyüş tüm görkemiyle işitilir. Rossini’nin ustalıkla kurduğu yapı, bu büyüleyici geceyi dorukta bırakacak ve unutulmaz kılacaktır.
Bu Konser Neden Kaçmaz?
Müzik tarihinin seçkin eserlerini bir araya getiren, özenle hazırlanmış olan bu program, hafızalarda uzun süre yer edecek. Üstelik sahnede, derinliği, zarafeti ve içtenliğiyle dinleyecinin kalbine dokunmayı başaran, günümüzün önde gelen piyanistlerinden Jan Lisiecki olacak! Onun Mozart yorumunu canlı olarak dinlemek, salonda bulunan müzikseverlere ilham veren bir deneyim yaşatacak.
Program
MOZART Piyano Konçertosu No.9, Mi bemol Majör, KV 271 Jeunehomme
ÇAYKOVSKİ Yevgeni Onegin, Op.24, Sahne 3: Polonaise
GLAZUNOV Konser Valsi No.1, Op.47
ROSSINI Hırsız Saksağan Uvertürü
PUCCINI Le Villi: La tregenda
OFFENBACH Hoffmann’ın Masalları’ndan Barcarolle
ROSSINI Giyom Tell Uvertürü