31.01.2026

Dünyaca ünlü baritonumuz Levent Bakırcı’nın kaleminden, Fransız barok müziğinin öncüsü, Fransız diline uygun operanın kurucusu, müzik tarihinde derin izler bırakan Jean-Baptiste Lully…
Jean-Baptiste Lully (aslen Giovanni Battista Lulli), 1632’de Floransa’da doğmuş, sonradan Fransız vatandaşlığına geçen İtalyan bir besteci, dansçı ve müzisyendir. Hayatının büyük kısmını XIV. Louis’nin sarayında geçiren Lully, 1661’de Fransız vatandaşlığına kabul edildi. Fransız müziğinin gelişimi üzerinde büyük bir etki bırakan sanatçı, 18. Yüzyıla dek Marc-Antoine Charpentier, Pascal Collasse, Marin Marais, Henri Desmarets, Jean-Philippe Rameau ve Christoph Willibald Gluck gibi pek çok müzisyeni derinden etkiledi. 1646 Şubat’ının sonunda, İtalya’yı ziyaret eden Guise Dükü’nün oğullarından Ruggero di Lorena, yeğeni Montpensier Düşesi Anna Maria Luisa d’Orléans için İtalyanca öğretecek genç bir İtalyan bulmakla görevlendirildi; bu görev için 14 yaşındaki Giovanni Battista seçildi ve evinden ayrılarak Fransa’ya gitti. 1652 tarihli bir belgede, düşesin hizmetinde “garçon de chambre” (oda hizmetlisi) olarak çalıştığı ve soyadının ilk kez Fransızca biçimiyle “Lully” olarak geçtiği görülür.
Floransa’da ailesinin evine yakın Borgo Ognissanti’de bir Fransisken rahipten keman ve gitar dersleri alan Lully, Fransa’da müzik bilgisini geliştirdi; Tuileries Sarayı’ndaki danslar, serenatlar ve konserler sayesinde önemli müzisyenlerle tanıştı ve doğal dans yeteneğini işledi. 1652’de Tuileries’deki maskeli baloda dansçı ve besteci olarak ilk belgelenmiş sahne performansını sergiledi. Aynı yılın sonbaharında Fronde isyanı sonrası düşes Saint-Fargeau kalesine sürgün edildi; onunla gitmeyen Lully, doğrudan XIV. Louis’ye başvurarak saray hizmetine girdi ve genç, yetenekli bir dansçı, aktör ve müzisyen olarak hızla dikkat çekti. Grande Bande des violons du roi adlı 24 kemancıdan oluşan orkestraya kabul edildi, burada aktör ve dansçı olarak da tanındı. 1653’te Ballet royal du jour et de la nuit adlı gösteride dans etti, müzik ve koreografiye katkıda bulundu; bu balede XIV. Louis ilk kez Güneş rolünü canlandırdı. Lully, bu büyük başarının ardından 16 Mart 1653’te “compositeur de la musique instrumentale” (enstrümantal müzik bestecisi) ünvanını aldı.
1656’da aynı orkestra için La galanterie du Temps adlı maskeli baloyu besteledi, ertesi yıl ilk balesi L’Amour malade’yi yazdı. 1660’ta Kardinal Mazarin, XIV. Louis’nin İspanyol kuzeni Maria Teresa ile evliliği için Francesco Cavalli’yi Paris’e çağırdı. Lully, Cavalli’nin Xerxes ve Ercole amante operalarının bale müziklerini bestelemekle görevlendirildi. Cavalli’nin sınırlı başarısı ve Mazarin’in ölümü, Lully’nin sarayda hızla yükselmesine zemin hazırladı. 1661’de Fransız vatandaşlığını alan ve adı resmen Jean-Baptiste de Lully olarak kayda geçen sanatçı, Temmuz 1662’de sarayın önde gelen müzisyenlerinden Michel Lambert’in kızı Madeleine Lambert ile evlendi; bu evlilikten altı çocukları oldu. Lully, Molière ve dans ustası Pierre Beauchamp ile birlikte çok sayıda “comédie-ballet” yarattı. Kralın giderek dindar davranışlara ağırlık vermesiyle, opera ve eş cinsel davranışlar kilise tarafından daha sert biçimde kınanmaya başladı. Lully’nin 1685’te saray uşağı Brunet ile ilişkisi, kralın ondan soğumasına yol açtı.
Fransızca operanın doğuşunda Molière ve Pierre Beauchamp ile birlikte büyük rol oynayan Lully, 1672’de, Perrin’in imtiyazını kraldan ömür boyu ve miras bırakılabilir şekilde devralarak Fransız operasında fiilen tekel konumuna yükseldi. 1673’te Molière’in ölümünün hemen ardından, onun topluluğunu Théâtre du Palais-Royal’den çıkardı ve burayı kendi tiyatrosu olarak “Académie Royale de Musique”e dönüştürdü. 1673’te Les fêtes de l’Amour et de Bacchus, 1674’te Alceste gibi eserlerle büyük başarı kazandı.
8 Ocak 1687’de, kralın bir hastalıktan iyileşmesini kutlamak için bestelediği Te Deum’u yönetirken, tempoyu tutmak için yere vurduğu metal çubuk ayağına isabet ederek ciddi bir yaralanmaya neden oldu. Yara enfekte olup kangrene dönüştü; doktorlar bacağını kesmek istedi, ancak Lully bunu reddetti. Sanatçı 22 Mart 1687’de, 54 yaşında yaşamını yitirdi. Bedeni Notre-Dame-des-Victoires’teki Aziz Jean-Baptiste şapelinde, iç organları ise Sainte-Marie-Madeleine kilisesine defnedildi. Lully, saray sahnesinden opera kurumuna uzanan etkisiyle, Fransız müziğinin kimliğini kuran başlıca figürlerden biri olarak tarih sahnesindeki yerini aldı.

©️ Levent Bakırcı, Floransa