SÖYLEŞİ

Eyüpcan Açıkpazu ile Neyin Evrensel Dili

15.02.2026


Paylaş:

Neyin derin ve uhrevi sesiyle geleneksel semai ruhuna yeni bir soluk getiren Eyüpcan Açıkpazu ile keyifli bir söyleşi yaptık. 

Son dönemde yayınlanan The Forest, End of November ve Semai in G gibi kayıtlarınızda geleneksel ney sesini modern ve farklı müzik türleriyle birleştirmeniz dikkat çekiyor. Müzikal yolculuğunuzun çıkış noktası ne oldu? Geleneksel bir enstrümanı günümüz dinleyicisine ulaştırmanın size göre en önemli adımı veya misyonu nedir?
Zaman içinde birçok farklı müzik kültürünün bir araya geldiği projelerde yer alma fırsatım oldu. Bu süreçte neyin sadece geleneksel bir enstrüman değil, farklı müzik türlerinde de kendi kimliğiyle var olabileceğini gördüm. Bu keşif benim için bir dönüm noktasıydı, neyin bu yönünü geliştirmek üzere çalışmalara başladım. Bugün ister geleneksel ister klasik formda olsun, bir eseri evrensel müzik değerleri içinde yorumlayabilmenin ve dinleyiciye kendini ifade edebilmenin en önemli adım olduğuna inanıyorum.
 

 Özellikle Semai in G’de geleneksel semai formunu gitar, davul ve kontrbas gibi modern enstrümanlarla yorumladınız. Bu enstrümanları neyin yanına eklemeye nasıl karar verdiniz? Farklı tınıları bir araya getirirken dengeyi nasıl kuruyorsunuz? 
Açıkçası bu projede enstrümanlardan ziyade birlikte çalıştığım müzisyenlerle bir araya gelmek benim hayalimdi. Onlarla paylaştığım fikirleri büyük bir memnuniyetle karşıladılar. Benim için enstrüman seçimi kadar, onu icra eden müzisyenin tınısı, yaklaşımı ve müzikal dünyası da çok önemli. Eğer aynı duyguda buluşabiliyorsanız, ortaya güzel bir sonuç çıkması zaten kaçınılmaz oluyor.


Eyüpcan Açıkpazu ©️ Simo Hakkı
 
Neyin doğal akustiğini ve otantik makam ruhunu korumak için hangi teknik yaklaşımları veya entonasyon düzenlemelerini kullanıyorsunuz? Bu füzyon ortamında neyin entonasyonunu nasıl yönetiyorsunuz?
Bu noktada eserin kurgusu ve enstrümanın parçaya adaptasyonu önemli. Parçanın karakterine ve tonuna göre seslerini en sağlıklı şekilde verecek akorttaki neyi belirledikten sonra, icra süreci doğal olarak kolaylaşıyor.
 

Sparrow & Barbossa ile yaptığınız Sen Gelmez Oldun veya İlayda Gülümser ile yorumladığınız Momentary gibi iş birlikleriniz var. Farklı müzik disiplinlerinden sanatçılarla çalışmak size neler katıyor? İş birliği yapacağınız sanatçıları seçerken önceliğiniz ne oluyor?
Farklı aidiyetleri olan tınıları bir arada duymak zenginlik. Her şeyden önce keyfi var. Alışık olmadık bir güzellik çıkıyor ortaya ve muhakkak insanın ufku da açılıyor. Birlikte çalışmak için ise müziğe dair ortak bir paydanın olması benim için en önemli kriter.
 

Neyde icranın kalbi olan dem ve başpare kontrolünde, bu farklı tavırları yansıtmak için hangi spesifik nefes tekniklerini veya parmak pozisyonu varyasyonlarını uyguluyorsunuz?
Olabildiğince temiz ve güzel bir ses çıkarabilmek için uzun düz ses ve basit gam egzersizleri yapıyorum. Düz sesin gücüne vardığınızda zaten parmakların işi de kolaylaşıyor.

Müziğiniz hem klasik Türk müziği makamlarına hem de çağdaş kompozisyon tekniklerine saygı gösteriyor. Klasik formlara olan bağlılığınız ile yeni müzikal dili keşfetme arzunuz arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Öncelikle enstrümanın kendi kültürüne, repertuvarına ve üslubuna belli bir seviyede hâkim olunması gerektiğine inanıyorum. Bundan sonra kişinin kendi zevki ve arayışları doğrultusunda yaptığı çalışmalar daha sağlıklı olur. Temel sağlam olduğu sürece, onun üzerine yeni şeyler koymanın bir zarar getireceğini düşünmüyorum.
 

Neyinizin tını karakteristiğini belirleyen, kamışın iç çapı ve boğum aralıkları gibi yapısal özellikler midir, yoksa başparenin malzemesi ve şekli mi icranızın makamsal zenginliğini belirlemede daha kritik bir rol oynar?
Her neyin kendi karakteristik bir tınısı vardır. Çapı, kamış cinsi, başpare… Ama enstrümandan çıkan ses kişiye münhasır. Bu tabi ki tüm enstrümanlarda böyledir, ama neyde insan nefesi dışında sese etki edecek fazla bir parça olmadığı için daha fazla hissediliyor. Ben daha çok kişinin üfleyişi, mentalitesi ve fiziksel yapısının çıkan seste rol oynadığını düşünüyorum.
 

Kayıt ve prodüksiyon aşamalarında geleneksel enstrümanların akustik tınısını korumak için özel teknikleriniz var mı? Prodüksiyonda kimlerle çalışıyorsunuz ve bu süreç müziğinizin karakterini nasıl etkiliyor?
Bu aşamada çalıştığınız stüdyo ve tonmayster bence çok önemli. Kayıt tecrübesi de öyle; mikrofona nasıl yaklaşılır, duyum nasıl olmalı, hangi mikrofon enstrüman için daha uygun gibi detaylar büyük fark yaratıyor. Çalışmalarımın büyük bir çoğunluğunu Şenyaylar Stüdyosu’nda yapıyorum. Kayıtlarda Mehmet Şenyaylar çok yardımcı oluyor ve mix-mastering aşamasında Ertan Keser nihai sesi tasarlıyor. Bu detaylar bir araya geldikçe ve oturdukça kendine özgü bir karakter ortaya çıkıyor. Tabii hâlâ üzerine katabileceğimiz çok şey var, ben de öğrenmeye devam ediyorum

Canlı performansta stüdyo kaydından farklı olarak eklediğiniz doğaçlama veya spontane anlar oluyor mu?
Elbette. Her sahnede mutlaka farklı bir nüans, bir çarpma oluyor.
 

Müzikal kariyerinizde bir orkestrayla çalma hayaliniz olduğunu biliyoruz. Gelecekteki projelerinizde dinleyicilerinizi bekleyen sürprizler var mı? Çalışmalarınızı bir araya getirecek kapsamlı bir albüm veya turne planı mevcut mu?
Kendi bestelerimden oluşan, gitarın, davulun ve kontrbasın da yer aldığı bir albüm hazırlığındayız. Bu parçaların canlı konserlerde seslendirilmesi için de bir çalışma sürecindeyiz.
 

Müziğinizle dinleyicilerinize iletmek istediğiniz en temel duygu veya mesaj nedir? 
Ney denince akla gelen ve ona atfedilen çok güzel anlamlar var. Fakat bunun dışında, bir enstrüman olarak diğer yönlerini de gösterebilmeyi önemsiyorum. Çıkan ses, dinleyicide bir duygu ya da hissiyat uyandırabiliyorsa, o duygu ona geçiyorsa, benim için bu yeterlidir.


Eyüpcan Açıkpazu ve Ercan Irmak ©️ Buğrahan Özbideciler

Eyüpcan Açıkpazu
1997 yılında İstanbul’da doğan Eyüpcan Açıkpazu, müziğe küçük yaşlarda babasından aldığı piyano dersleriyle başladı. Ortaokul yıllarında ney ile tanıştı. 2011’de İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Çalgı (Ney) bölümüne kabul edildi. 2020’de lisans eğitimini tamamladı.
 
Yurt içi ve yurt dışında birçok festivalde konuk olan Açıkpazu, Ensemble Orient Occident İstanbul, Musica Sequenza ve SufiBach topluluklarıyla çeşitli uluslararası projelerde yer aldı. Birçok sanatçıya sahne ve stüdyo çalışmalarında, ayrıca film ve dizi müziklerinde eşlik etti. Dünyaca ünlü sanatçı Sami Yusuf ile birlikte Expo Dubai 2020, Concertgebouw ve Paris Filarmoni gibi önemli sahnelerde konserler verdi.
 
2020’de ney enstrümanının önde gelen temsilcilerinden Ercan Irmak ile birlikte klasik müzik ve farklı tarzların neye adaptasyonu üzerine çalışmalara başladı. Bu fikir doğrultusunda, klasik müzik eserlerinden oluşan Ney Duo albümü 2023 yılında yayımlandı. 2024 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu Orkestrası’nda görev yapmaya başladı.
 
Eyüpcan Açıkpazu, ney sazına yeni bir perspektif kazandırmak amacıyla Türk müziğinin yanı sıra klasik, etnik ve caz gibi farklı müzik alanlarında üretimlerine devam etmektedir.
 
 

BENZER HABERLER


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20