09.03.2026

Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki trompet eğitimi esnasında İtalya’da Seminari Senesi Di Musica Jazz’a burslu olarak davet edilen, müzik hayatına Torino’da devam edip Julliard Üniversitesi’nin masterclass’ını tamamladıktan sonra Conservatorio Di Musica Giuseppe Verdi’ye yüksek lisans için kabul edilen ve Roma Santa Cecilia Konservatuvarı’nda yapılan Premio Abbado Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen, önemli uluslararası sahnelerde konserler veren Tolga Bilgin ile Humani adlı albümü üzerine keyifli bir söyleşi yaptık.
Humani albümünüzün çıkış noktası neydi? Bu projeyi hayata geçirme fikriniz nasıl oluştu?
Herkes gibi ben de duygularımı, coşkumu, heyecanımı ve bazen çatışmalarımı ifade etmekte zorlanıyorum. Hayat, her şeyi açıkça konuşmamıza izin vermiyor. Ama benim küçük bir avantajım var: enstrümanım trompet. Onunla, söylemeye cesaret edemediğim ne varsa özgürce dile geliyor, sanki gizli bir dilde kendimi anlatıyormuşum gibi…
Bu albüm, yaşamanın anlamı üzerine bir trompet yolculuğu. Kendi yazdığım Moon ve Nombre d’or duygusal olarak albümün omurgasını oluştururken; Mauro Battisti’nin Finale ve Picante’si, Ercüment Orkut’un Yön’ü, Bulut Gülen’in Sueserinden Ercüment Orkut’la yaptığımız doğaçlama ile oluşan Aqua, yolculuğun farklı duraklarını yarattı. Bu zenginlik Humani’yi “benim” albümüm olmaktan çok “bizim” albümümüz hâline getirdi.
Sözün sadece bir metin değil, bir nefes ve doku olarak müziğe yekvücut olduğu bu yapıyı oluştururken en çok neye dikkat ettiniz?
Albümde söz birçok farklı formda kendini gösteriyor. Özellikle Nombre d’or’da Çağıl Kaya’nın yazdığı metni Merih Ermakastar’ın seslendirmesi, kelimenin hem var olduğu hem olmadığı özel bir alan açtı. Ayrıca Kenan Doğulu vokal dokuları ile müziğe yeni anlamlar kattı. Böylelikle eserdeki anlatım sadece melodide değil, sözde ve nefesle birleşerek yekvücut oldu.
Albümdeki parçalar bir hikâye veya kronolojiye sahip mi? Bir yolculuk amaçladınız mı?
Hayır, başta böyle bir amacım yoktu. Albümün kronolojisini aslında müzik direktörümüz Mauro Battisti belirledi. Prova sürecinde hepimiz elimizde ne varsa masaya koyduk. Sonrasında Mauro Battisti bunları bir araya getirip en doğru akışı kurdu. Yani kronoloji benim tasarladığım bir şeyden çok, hepimizin ortak enerjisinden doğan bir yapı oldu diyebilirim.

Tolga Bilgin ©️ Muhsin Ergün
Beste veya kayıt sürecinde sizi en çok etkileyen parça hangisiydi?
Beni en çok etkileyen parçalardan biri Aqua oldu. Bulut Gülen’in Su eserinin giriş motifini alıp Ercüment Orkut’la canlı bir doğaçlamaya dönüştürdük. Bir anda oluştu ve “tam bu albümün kapanışı bu” dedim. En çok zorlayan ise Finale idi. Mauro Battisti’nin yazdığı bu uzun form, duygusal olarak çok derin bir yapıdaydı ve doğru atmosferi yakalamak ciddi bir dikkat gerektirdi.
Albümdeki motifler ve armoniler hangi kültürel ya da duygusal referanslardan beslendi?
Bu albümde çok kültürlü bir damar var çünkü her besteci kendi dünyasını getirdi… Benim parçalarımda Avrupa caz harmonisi ile modal tınılar birleşiyor. Ercüment Orkut’un Yön’ünde modern cazın şehirli, kırılgan yapısı çok hissediliyor. Mauro Battisti’nin yazdıkları Akdeniz, Latin ve çağdaş caz estetiğini bir araya getiriyor. Bu farklılıklar Humani’yi evrensel bir müzik haritasına dönüştürdü.
Günümüz dünyasında insanlığın ruh hâlini nasıl tanımlıyorsunuz? Bu hâl albüme nasıl yansıdı?
Bence günümüz dünyasının ruh hâli büyük bir dalgalanma gibi... Hepimiz aynı anda hem yorgunuz hem umutluyuz; hem kalabalıklar içindeyiz hem de biraz yalnızız. İnsanlık sanki sürekli bir gerginlik ile bir hafifleme anı arasında gidip geliyor. Bu hissi müzikten çok net duyuyorum. Trompete üflediğim her seste hem kırılgan hem de dimdik duran bir taraf var. Humani de tam bu ikili hâlin izini taşıyor. Bir yandan dünyanın gürültüsü, diğer yandan insanın iç sesi… Albüm, bu çağın karmaşasını reddetmek yerine onu duyup dönüştürmekten doğdu diyebilirim.
Albümde başka sanatçılarla iş birliği yaptınız mı? Bu süreç müzikal vizyonunuzu nasıl etkiledi?
Humani tamamen bir ekip ruhuyla doğdu. Her bir iş birliği albümün karakterini farklı bir yerden besledi ve müzikal vizyonumu genişletti. Bulut Gülen, formunun zirvesinde olduğu güçlü ve enerjik performansıyla albümün dinamizmini ve dramatik akışını belirgin biçimde yukarı taşıdı. Ercüment Orkut’un son derece rafine eşliği ve kurduğu çok katmanlı harmoniler, Humani’nin armonik yapısını derinleştirerek albümün zamansız bir müzikal dil kazanmasına önemli ölçüde katkı sağladı. Mauro Battisti’nin etkisi ise tarif edilmesi zor. Sadece besteleriyle değil; düzenlemeleri, vizyonu ve albümün bütünlüğünü kuran yaklaşımıyla Humani’nin son hâlini belirleyen ana güçlerden biri oldu. Onun geniş müzikal perspektifi olmasaydı Humani bu olgunluğa ulaşamazdı. Volkan Öktem, albümün ritmik omurgasını, dinamizmini ve en önemlisi karakterini şekillendiren temel isimlerden biri. Onun müzikal refleksleri ve dokunuşları Humani’nin enerjisini doğrudan belirledi. Kenan Doğulu, birçok parçada ince ve minimal vokal dokunuşlarıyla albüme çok özel bir atmosfer kattı; bu katkı Humani’nin duygusal derinliğini belirleyen önemli unsurlardan biri oldu. Merih Ermakastar’ın Nombre d’or’daki şiirsel ses performansı, parçayı bambaşka bir boyuta taşırken albümün ifade alanını genişletti.
Görsel dünyada ise, birçok çalışmamın kreatif direktörlüğünü üstlenen Bülent Şengül, Humani’nin kapak tasarımına imzasını attı. Albümün ruhunu en yalın ve en estetik şekilde görselleştiren bu tasarım dili tamamen ona ait. Humani’nin kimliği büyük ölçüde Bülent Şengül’ün sezgisel yaklaşımıyla güçlendi. Bu kadar farklı, üretken ve işinde derinleşmiş insanların bir araya gelmesiyle Humani’nin tek bir renge sahip olması zaten mümkün değildi. Bu çeşitlilik, albümün en güçlü tarafı oldu.

Tolga Bilgin ©️ Muhsin Ergün
Dinleyiciden gelen en anlamlı geri dönüş neydi?
Dinleyicilerimizden, bu albümün “her şeye rağmen yaşama sevincine bağlı, insanlara seslenen epik bir trompet albümü” olduğuna dair geri dönüşler aldık.
Humani’den sonra neleri keşfetmeyi düşünüyorsunuz?
Bu albümün kolektif yapısı bana çok ilham verdi. Şimdi daha geniş orkestrasyonlar, kültürel köprüler ve farklı bestecilerle ortak projeler düşünüyorum. Belki daha elektronik bir yaklaşım, belki senfonik bir konsept… Var olduğum sürece üretmeye devam…

Humani
Tolga Bilgin, trompet
Bulut Gülen, trombon
Ercüment Orkut, piyano
Mauro Battisti, kontrbas
Volkan Öktem, davul
Kayıt: Can Aykal ve Ceylan Akçar
Stüdyo: Hayyam Stüdyoları
Asistan: Fırat Çağlar Doğaner
Miks: B. More & Drumgenius at Projazzlab Studio
Mastering: Erkan Adlin
Dolby Atmos Miks: Erkan Adlin (Eastudio)
Kapak Tasarımı: Bülent Şengül
Müzik Direktörü ve Müzik Yapımcısı: Mauro Battisti
Yapımcı: Kenan Doğulu
Yardımcı Yapımcı: Ferit Giritligil
Yapım: Doğulu Music
Dağıtım: Eğlence Fabrikası