CD-DVD

Sırlarla Dolu Bir Başyapıt: Morimur

02.04.2026


Paylaş:

Dünyaca ünlü orkestra şefi, kemancı ve pedagog Christoph Poppen, Morimur’un ardındaki sırları Andante okurları için kaleme aldı. 
 
1980’lerin sonlarında Profesör Helga Thoene ile tesadüfen sokakta karşılaştım. Kendisi çok heyecanlı görünüyordu, bana inanılmaz bir şey göstermek istediğini söyledi. Birkaç dakikamın olup olmadığını sordu ve bana Johann Sebastian Bach’ın Keman için Do majör Sonatı’nın ilk sayfasını gösterdi. Eserde çeşitli olgular keşfetmişti ve tüm bu keşifleri Bach’ın Pentekost’ta Kutsal Ruh hakkındaki İncil metnine atıfta bulunduğunu gösteriyordu. Esasında gördüklerim bir bakıma şaşırtıcı değildi, çünkü Füg’ün temasının Komm Heiliger Geist (Gel Kutsal Ruh) korali üzerine kurulu olduğunuzaten biliyorduk. Nathan Milstein bunu bana bir derste söylemişti... 
 
Bach’ın döneminde çok yaygın olan, numeroloji kullanarak oluşturduğu bu muhteşem olguya bizzat şahit olabilmek için de o günden itibaren Profesör Helga Thoene’u düzenli olarak ziyaret ettim. Bach’ın bunu St. Matthew’s Passion veya başka eserlerinde kullandığı oldukça iyi bilinen bir gerçekti. Ancak keman için sonatları ve partitaları üzerine hiç kimse o güne dek bir araştırma yayımlamamıştı.
 
Nümeroloji sisteminin anlaşılması bir bakıma kolaydır. Harfler sayılara, sayılar da harflere dönüştürülür. Bach’ın döneminde kullanılan eski Alman alfabesine ve eski Alman yazımına göre A (la) 1’dir, B (si) 2’dir, C (do) 3’tür ve böyle devam eder. Müzik, her zaman sayılarla tanımlanabildiği için (ritim, aralıklar, nota sayısı...) metne tercüme edilmesi veyatersi yönde çevrilmesi de mümkündür.
 
Helga Thoene’un o dönemde yaptığı keşifler heyecan vericiydi. Bir yandan partisyonda Bach’ın imzasını, hatta eşinin adını ve çocuklarının baş harflerini keşfetti. Öte yandan her şeyin dini bir bağlamı varmış gibi görünüyordu. Helga Thoene, Bach’ın İncil’inin kişisel kopyasını inceledi ve burada Bach’ın işaretlediği çeşitli pasajların sonatlar ve partitalarda müziğe dönüştürüldüğünü gördü.
 
Bunların hepsi inanılmaz derecede etkileyici olsa da tamamen teorikti. Tüm bunlar üzerine okuyup konuşmak mümkün olsa da duymak için hiçbir yol yoktu. Ancak bir sonraki adım, keman eserlerinde ölçülerin ritmine karşılık gelen, bir şekilde gizlenmiş koral parçalarını keşfettiğinde gerçekleşti. Bu fenomen tüm füglerde, diğer hareketlerde ve özellikle de esas olarak Re minör Partita’nın Ciaccona bölümünde görülmekteydi.
 
Şunu söylemek gerekir ki dünyadaki her kompozisyonda, belirli bir şarkının notalarını bir şekilde toparlamak kolaydır. Yeterince uzun süre beklerseniz, melodiyi oluşturmak için her zaman bir sonraki gerekli notayı bulabilirsiniz. Ancak bu çalışmada durum farklıydı. Bulunan tüm koral parçalar tamamen harmonize edilmişti. Bir başka deyişle, keman müziğiyle bu koral kısımlarını hiçbir nota eklemeden veya değiştirmeden söylemek mümkündü. Bu fenomen baş döndürücüydü ve oan bunu bir seyirci kitlesi için erişilebilir hâle getirme olasılıklarını düşünmeye başladık. İlk olarak ikinci bir keman ekledik, bu keman gizli koral kısımları seslendirirken, ben orijinal metni çalıyordum. O dönemde Profesör Thoene, üzerinde birlikte çalıştığımız birçok konferans verdi ve insanlar sonuçtan çok etkilendi. Bir sonraki adım ise aynı anda çok sayıda koralin olması nedeniyle birden fazla ek satıra ihtiyaç duymamızdı. Sonra Dresdner Kreuzchor’dan iki erkek çocuk şarkıcıyla birlikte çalışmayı denedik. Gerçek müziğin temposuna rağmen tüm bu koralleri söylemek oldukça zor olsa da muhteşemlerdi. Ben orijinal metni çalarken, bu iki masum sesin söylemesiyle ilk kaydı yapabildik.
 
Yaptığımız bu kayıtla bir gün ECM müzik firmasının kurucusu ve prodüktörü Manfred Eicher’e gittim. Eicher, bu durumdan çok etkilendi, âdeta büyülenmişti… Gerçek bir profesyonel kayıt yapmak istediğini söyleyerek konu üzerinde düşünmemi teklif etti ve şarkıcı önerilerini bana bıraktı. Eicher’in bu teklifi üzerinde uzun süre düşündüm ve kayıt konusunu ünlü Hilliard Ensemble’a sorma fikri aklıma geldi. Bir konserlerinden sonra onlarla tanışabilmek için oldukça uzun bir yolculuk yaptım. Daha işe bile başlamadan, içlerinden biri “Bu bizim için uygun değil, bu gerçek bir partisyon bile değil” dedi. Ancak şansıma, topluluğun bir başka üyesi kibar davranıp “Şimdi bu kadar yol gelmiş, en azından birkaç dakika deneyelim...” dedi. Ciaccona ile başladık. Hiçbir kesinti olmadan sonuna kadar devam ettik. Hepsi çok heyecanlanmıştı. “Bunu yapmalıyız, bunu kaydetmenin bir yolunu bulmalıyız” dediler. Daha sonra başka bir çalışma katmanı başladı, çünkü altı sonat ve partitanın diğer eserlerini dâhil etmek yerine Ciaccona’ya odaklanmak istedik. Bu nedenle, sonunda keman partitasının orijinal metnini ve Ciaccona’nın Bach tarafından yazımında dâhil edilen orijinal tam koralleri kaydetme fikrine vardık. Kaydın sonunda, koralleri içeren eserin tam versiyonunu sunduk. Bunun çok değerli ve benzersiz olduğunun bilincinde olarak, St. Gerold’daki o güzel kilisede kaydetmek için çok zaman harcadık. Barok kemanla çalınan bir Bach partitasının kaydına pek çok kişinin ilgi duyacağını hiç kimse beklemiyordu. Ama tam tersi oldu. Kayıt bir yıl boyunca Amerikan klasik müzik listelerinde yer aldı ve dünyanın her yerinden bunu halka açık olarak icra etmemiz için çok sayıda talep aldık. Konser fikrini daha önce hiç düşünmemiştik olsak da kaydettiğimiz aynı bağlamı sahnelemeye karar verdik ve sonuç oldukça başarılı oldu. Dünyanın her yerinde konser turları yaptık ve kelimenin tam anlamıyla yıllar içinde yüz binlerce insan bu icrayı veya kaydı dinledi.
 
Bu olguyu kolayca tahayyül edebilmeniz için şöyle bir duruma benzetiyorum: Binlerce insanın girip çıktığı, evinde gibi hissettiği muhteşem bir katedral ya da caminin bulunduğu bir yerde büyürsünüz. Günün birinde aniden, bir kişi tavandaki o karanlık köşeye spot ışığı tutar ve tam orada o mekânın en güzel desenini, tablosunu keşfedersiniz. O her zaman oradadır, fakat daha önce kimse onu fark etmemiştir. 
 
Şimdi biraz da bağlamdan bahsetmek gerekiyor. Tabii ki korallerin metinleri mevcut, ancak Bach’ın melodiyi dâhil ederken, metni içselleştirirken hangi dizeyi düşünmüş olabileceği sorusu her zaman akla geliyor. Helga Thoene bunu büyük bir bulmaca gibi ele aldı, tamamı net bir anlam ifade edene kadar her şeyi farklı şekillerde bir araya getirdi. Aynı zamanda Ciaccona’daki numeroloji temelli bilgiler üzerinde çalışmaya devam etti. Bach’ın bu eserini ilk eşi Maria Barbara’nın ani ölümünden sonra yazdığını, eserin ölüm ile dirilişten bahsettiği gerçeğine ulaştı.
 
Ciaccona’nın üç büyük bölümü Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’a adanmış gibi görünüyor ve İncil metinlerinin detaylı açıklamaları hakkında sonsuz bilgi var. Genel anlam ise şu şekilde özetlenebilir: “Yaşamlarımızı ebedi Tanrı’nın ellerine bırakıyoruz ve her şeyin parlak, parlak bir ışıkta yeni bir gerçekliğe dönüşeceğini biliyoruz.”
 
Helga Thoene, Ciaccona, Tanz oder Tombeau adlı kitabında keşfini detaylı bir şekilde anlatıyor. Ancak tüm bağlamı unutup sadece bu harika müziği dinlemek isterseniz, her zaman ödüllendirici, teselli edici ve enerji vericidir.
 
Bu fenomenal araştırmanın gelişiminde yer aldığım, kaydın bir parçası olduğum ve Hilliard Ensemble ile dünyanın her yerinde verdiğimiz son derece etkileyici konserlerden sınırsız anılarım olduğu için her zaman derin bir minnettarlık duyacağım.


Christoph Poppen


Christoph Poppen ©️ Matthias Baus

 
Morimur
Christoph Poppen
The Hilliard Ensemble
ECM NS 1765
Kayıt: Eylül 2000, Propstei St. Gerold
 

 

 
 
 

BENZER HABERLER


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20