21.08.2026

Moskova Çaykovski Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Ruvim Ostrovskiy’nin danışmanlığında lisansüstü eğitimine devam eden, teknik derinliğiyle hayranlık uyandıran piyanistimiz Faruk Kalaycı ile keyifli bir söyleşi yaptık.
Söyleşimize müzikle tanışma hikâyenizle başlamak isteriz. Müzikle bağınız ne zaman, nasıl başladı?
Bilincimi daha yeni kazandığım yaşlarımda, evimizde küçük bir org olduğunu ve babamın hobi olarak klavye çaldığını hatırlıyorum. Elbette o beş yaşındaki hâlim, küstah bir şekilde babamın bastığı notalara “yanlış” deme cesaretini bulmuş. Öyle sanıyorum ki babam kurtulmak niyetiyle beni belediye müzik kurslarındaki bir hocanın ilgisine sunmayı tercih etmiş. Şanslıyım ki hocanın yönlendirmesi benim konservatuvar sınavını denememden yana olmuş. Altı yaşında girdiğim konservatuvar sınavında başarılı olmamla birlikte mütevazı hikâyem başlamış oldu.
2006 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Eser Bilgeman ile başladığınız piyano eğitimine Çaykovski Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Ruvim Ostrovskiy ile devam ediyorsunuz. Bu eğitim sürecinin kariyerinize dair gelişimini sizden dinlemek isteriz.
Prof. Eser Bilgeman’ın benim için kıymetini yazıya dökerken ne yazık ki kelime dağarcığımın yetersiz kalacağını düşünüyorum. Henüz kim olduğumu bilmediğim bir yaşta, hayatımın en önemli hediyesini kader bana sihirli bir tanışmayla bahşetmiş aslında.
Bir müzisyenin oluşumunda birçok faktör önem arz eder. Tüm bu faktörlere, öğretmenim Prof. Eser Bilgeman kaynak oldu. İnandığı doğrular ve gösterdiği yolları hatırladığımda “iyi ki” demeden geçemediğim bir idol kendisi. Biyografisi ve müzisyenliği ne denli kaliteli ve derin bir eğitim aldığım konusunda benim görüşüme ihtiyaç bırakmayacak kadar somut kanıtlar sunmakta…
Lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım, o yıllarda hâlihazırda mentorum olan Moskova Çaykovski Konservatuvarı Profesörü Ruvim Ostrovskiy’nin öğrencisi olma ve onun liderliğinde eğitim görme idealini benimsemiştim. Benim gibi inatçı ve zor karakterli bir genci ancak bu denli dâhi bir pedagog belli bir noktaya getirebilirdi sanırım. Sahip olduğum hamurdaki problemleri, eksiklerimi ve artılarımı en ince şekilde ve sabırla işleyen bir lider kendisi. Bugün piyano başında hissettiğim donanım ve kafamda duyduğum müzik kendisinden edindiğim ekolün bir sonucu.
Kariyeriniz boyunca Bodrum Müzik Festivali, London Contemporary Soloists ve Pianissimo Festivali gibi birçok festivalden davet aldınız ve uluslararası birçok yarışmada kazandığınız ödüllerle önemli başarılara imza attınız. Ödüllü bir piyanist olarak çalışma disiplininize dair neler söylemek istersiniz?
Naçizane başarılarımın müziğe ve sanata olan sonsuz sevgimin bir sonucu olduğumu düşünüyorum. Piyanonun bizlerden talep ettiği disiplin ve vakit işimizin elzem bir tarafı ancak bunun dışında günümün hiçbir anında müzik aklımdan çıkmıyor. Ne mutlu ki müzik benim bir parçam olduğu için dakika ve saat hesabı yapmama hiçbir zaman gerek kalmadı.
Son olarak Montenegro Uluslararası Piyano Yarışması’nda Grand Prix ödülünü kazandınız. Bu ödülün kariyerinize katkısını sizden dinlemek isteriz.
Her şeyden ziyade, ödül kazanmanın çabalarıma karşılık bir tatmin duygusu doğurması beni daha çok mutlu etti. Başarı, devamlılık konusunda beni daha da acıktırıyor. Diğer taraftan elbette kariyerime de ciddi katkısı olduğuna inanıyorum. Yurt dışında konser verme fırsatı benim için bir hayaldi, gerçekleştiğine şahit olmak büyük bir mutluluk. İspanyol kayıt şirketi KNS Classical bünyesindeki albümüm de yakın gelecekte çıkmış olacak.
İcra etmekten en çok keyif aldığınız besteci ve eseri öğrenebilir miyiz?
Benim için cevabı kolay olan bir soru. Frederic Chopin şimdi ve daima icrasından en çok keyif aldığım besteci oldu. Eser olarak ise Barcarolle op.60’a özel bir takıntım var, gerçek bir şaheser…
Sizi ülkemizde CRR Genç Oda Orkestrası ve Aromsa Oda Orkestrası eşliğinde önemli sanatçılarla aynı sahnede izleme olanağı bulduk. Yakın zamanda Türkiye’de tekrar sahne alacağınız bir proje olacak mı?
Türkiye’deki eğitim sürecimde birçok salonda çok kez sahne alma fırsatım oldu. Yurt dışındaki eğitim sürecim esnasında bu konu uluslararası seyahat kondisyonlarından oldukça etkilendi. Ülkemizin sahnelerinde daha sık fırsat bulmak beni mutlu eder.
Her sanatçının kendisini motive ettiği bir hayali vardır. Sizin motive kaynağınız olan hayaliniz nedir?
Klişe cevap vermekten ne kadar çekinsem de söz konusu piyano ve müzik olduğu zaman motivasyona çok ihtiyacım olduğunu söylemekte zorlanıyorum. Meşgul olduğum iş benim ve hayatımın bir yansıması! Elbette insan olarak tökezlediğim ve zayıfladığım anlar oluyor, ancak bu da benim ve hayatımın bir parçası.

Faruk Kalaycı ©️ Denis Denisov
Faruk Kalaycı
2006 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Eser Bilgeman ile piyano çalışmalarına başladı. 14 yaşında J.S.Bach’ın Re minör Piyano Konçertosu’nu orkestra eşliğinde seslendirdi ve eğitimi süresince Çaykovski’nin 1 Numaralı ve Chopin’in 2 Numaralı Piyano Konçertosu gibi birçok konçertoyu icra etti. 2017 yılının Mayıs ayında 12. Uluslararası Pera Piyano Yarışması’nda kendi kategorisinde birincilik ödülü ve Grand Prix ödülünü kazandı. 2025 Ocak ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen Fujairah Uluslararası Piyano Yarışması’nda beşincilik ödülünü aldı ve 2025 Ağustos tarihinde Montenegro Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü. Bodrum Müzik Festivali, London Contemporary Soloists ve Pianissimo Festivali gibi birçok festivale davet edilen başarılı piyanist, Moskova Çaykovski Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Ruvim Ostrovskiy’nin danışmanlığında lisansüstü eğitimine devam etmektedir.