SÖYLEŞİ

Müziğin Evrensel Dili: Keder, Umut ve Sessiz Bir Dua

04.09.2026


Paylaş:

Viyolonsel sanatçısı Poyraz Baltacıgil’in Sea Major Music etiketiyle dijital platformlarda yayınlanan Prayer adlı yeni teklisi üzerine sanatçımıza merak ettiğimiz soruları yönelttik.

Bu kaydı yaparken kişisel olarak hangi anılar veya duygular sizinle birlikteydi? Eserle özdeşleştiğiniz bir nokta oldu mu?
Bu eserin arka planı oldukça ilgi çekici. Kadim bir anlayışla ve geleneksel dinî bir bakış açısıyla bestelenmesi benim ilgimi çekiyor. Bu tarz derinlikleri anlamaya ve seslendirmeye, yorum katmaya çalışmak, bana sanata hizmet ettiğimi hatırlatıyor. Genel olarak kederli, karanlık, aynı zamanda biraz umut dolu ama aynı zamanda da dua eden, yakarış içeren, hassas noktaları olan bir eser.
 

Prayer gibi bir eseri yorumlarken, müzikal sadakat ile kişisel yorum arasında nasıl bir denge kurdunuz?
Eserin amacına, mantığına, dini içeriğine ve anlatısına sadık kalmaya özen göstererek, çalıştığım orkestradaki sanatçılarla yüceliği olan ve aynı zamanda duru bir tını yakalamaya çalıştık. Tam olarak aklımdaki tını ortaya çıktı diyebilirim ve en sonunda elbette kendi kalbimden ve müzisyen sepetimden kendi tınımı ve duygumu da kattım.
 

Yaylılar ve çello arasında kurduğunuz ilişkiyi bir diyalog gibi düşündüğümüzde, bu diyalogda hangi duygular konuşuyor?
Bu esere özel olarak soruyorsanız keder, umut etme, dua etme, aynı zamanda belki de sessiz bir barış çığlığı…


©️ Sena Özfiliz
 
Bloch’un müziğinde tarihsel bir acı var. Sizce müzik geçmişi nasıl bugüne taşıyor? Bloch’un Yahudi ruhunu duygularla ifade etme yaklaşımı sizde nasıl bir yankı uyandırdı?
Kendisinin eserlerinin neredeyse tamamı Yahudi ruhunu ve yolculuğunu anlatan müzikler. Bir bestecinin bu kadar dinine bağlı olup sanatçı-besteci kimliğine dinî bağlılığını bu kadar yansıtması açıkçası bana tutucu hissettiriyor. Ama bu bir sorun veya engel değil; kendisinin oluşturmak ve miras olarak bırakmayı arzu ettiği, vermek istediği mesajı iyi aktardığımı düşünüyorum.
 

Dinleyicinin bu eseri dinlerken ne hissetmesini umuyorsunuz? Tek kelime ile ifade edebilir misiniz?
Empati.
 

Bu kaydı yaparken çevrenizdeki dünya sizi nasıl etkiledi? 2025 yılında “dua” teması neden bu kadar güçlü bir şekilde geri döndü sizce? İnsanlar müzikte ne arıyor artık?
Ne güzel bir soru. Biz insanlar kafamızı hep baktığımız yerden diğer yana çevirdiğimizde, düşüncelere daldığımızda, rutinlerden kopmak istediğimizde sanat, müzik, derinlik, felsefe bizlere öyle bir el verir ki bu dünyadan koptuğumuzu hissederiz, bazen kanatlanırız. “Dua” olgusunu herkes kendince benimser ve anlar, müziği de öyle.


©️ Sena Özfiliz
 
Prayer gibi bir eserle dinleyiciye bir tür manevi alan açtığınızı düşünüyor musunuz? 
Açık söylemem gerekirse bu projeyi tasarlayıp gerçekleştirirken kendime yüklediğim ilk misyonum buydu, nazikçe belirtmeliyim ki başardığımı düşünüyorum.
 

Kayıt sürecinde teknik ekip ve müzisyenlerle nasıl bir ruh hâli yakalandı? Ortamın enerjisi müziğe nasıl yansıdı?
İronik ve eğlenceli bulabilirsiniz ama bunu paylaşmam gerekiyor. Kaydı yaptığımız zaman diliminde ülkemizde Kurban Bayramı vardı. Bu kaydı eski bir kilise olan Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’nde yaptık. Yani bir Yahudi duası, Müslümanların bayramında, bir kilisede kaydedildi. Bile isteye böyle yapmadık, denk geldi. Teknik ekip ve müzisyenler harikaydı. Her biri son derece kaliteli idi. Bu kayıtta solo viyolonselin dışında, orkestrada yer alan üyeler: Nilgün Yüksel, Hakan Güven, Yaren Budak, Ekin Güldoğan, Filip Kowalski, Nora Heder, Gözde Yaşar, Berkay Azıtepe ve Deniz Yurdakul. Hepsi muhteşem müzisyen ve insanlar, karakterler. Tam olarak hayal ettiğim tınıyı ve müzikaliteyi kendileriyle yakalayabildiğim için çok mutluyum. İşinde en iyi insanlardan oluşan orkestra ve teknik ekibe buradan teşekkür ederim. Ortam ve enerji tam istediğim gibiydi.


©️ Sena Özfiliz
 
Bu teklinizi yayınladıktan sonra aldığınız geri dönüşlerde sizi en çok etkileyen yorum ne oldu?
Birçok olumlu geri dönüş aldım. Genel olarak insanları derinleştirdiğini duydum, gördüm. Bu beni mutlu etti.
 

Sea Major Music ile bugüne kadar üç tekli yayınladınız. Bu iş birliğinin sizin için en anlamlı yönü ne oldu? Gelecekte projeleriniz olacak mı?
Gelecekte mutlaka yeni projelerimiz olacaktır. Ben çalmadığım zamanlarda hep üretiyorum, düşünüyorum, tasarlıyorum. Viyolonsel ve müzik beni bırakana kadar ben de onları bırakmak istemiyorum. O yüzden kafam ve beynim de hiç durmuyor. Dediğim gibi, eminim Sea Major Music ile yepyeni projeler üretiriz. Kendileri çok disiplinli ve dünya standartlarının üzerinde iş yapmayı misyon edinen ve bunu hep başaran insanlar. Kendilerine buradan çok teşekkür ediyorum.

Yahudi müziğinin evrensel dili sizce nereden geliyor? Duygudan mı, sessizlikten mi, acıdan mı?  
Dinî yönden yorumlayacak yetkinliğe sahip olmasam da kültürel olarak hayal ettiğim zaman yüklü duygular, keder ve umut edip aynı zamanda yakarış içeren, birçok toplumsal mesaj veren bir müziği, melodisi olduğunu düşünüyorum.


©️ Sena Özfiliz
 
Bu eserdeki dua, bir topluluğun duası mıydı sizce, yoksa insanlığın ortak bir iç sesi mi? 
Bana kalırsa bir insanın içe dönük bir çığlığına daha yakın bir müzik. Dışa yönelik duyulduğu ve hissettirdiği yerler olsa da armonik ve bütün olarak baktığımda bana çok ama çok derin ve içsel hissettiriyor.
 

Sizce bir viyolonsel sesi diaspora ruhunu taşıyabilir mi? Yani hem kaybı hem umudu aynı anda anlatabilir mi?
Bence çok göreceli. Viyolonselimi çalarak ifade ettiğim zaman daha gerçek ve “Poyraz” hissediyorum. Yani, bana göre bu mümkün.

 



 

BENZER HABERLER


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20