05.02.2012
"Dünyanın sayılı kültür-sanat başkentlerinden biri olmasıyla övündüğümüz, muhteşem tarihsel birikimiyle gururlandığımız İstanbul'un hâlâ mükemmel akustiğe sahip tek bir konser salonu bile yok! İstanbullu sanatseverlerin ömrü, devasa şehrin dört bir yanına dağılmış, konser salonu işlevine sahip olmaktan çok uzak "çok amaçlı" salonlar arasında koşturmakla geçiyor. Yaşamını son birkaç yıldır İstanbul'da sürdüren Amerikalı müzisyen-eleştirmen yazarımız, şu sıralar, pek çok doğma büyüme İstanbulludan belki de daha fazla bu sorunla ilgileniyor, çözüm önerileri geliştiriyor. Peki, bir konser salonuna sahip olmak hakikaten çok mu zor?
Yazarımızın görüşüne göre, Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok, bu iş roket yapmak kadar da zor değil. Sadece akustik işini iyi bilen uzmanlar ve gönüllü sermayedarlar bir araya gelsinler, birkaç on milyon dolar harcanıp mükemmel akustiğe sahip, gereksiz büyüklüğe sahip olmayan bir salonun yapılması aslında o kadar kolay ki."
Müzisyen-eleştirmen Alexandra Ivanoff çoktandır bizden biri. İstanbul'un "adam gibi" bir konser salonuna sahip olamayışı, yazarımızın canına öyle bir tak etti ki, bu sorunun tüm taraflarından görüşler de alarak, ortaya son derece toparlayıcı ve bilgilendirici bir metin çıkardı. Anlayana sivrisinek.
Alexandra Ivanoff'un bu kapsamlı makalesinin tamamını, Andante'nin 6 Şubat'ta piyasaya çıkacak olan Şubat 2012 sayısında okuyabilirsiniz.