HABER

Andante Dergisi'nden Kamuoyuna Duyuru

04.05.2013


Paylaş:

Klasik müzik camiamızın değerli üyeleri,   


Andante Dergisi olarak bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz Donizetti Klasik Müzik Ödülleri organizasyonunun amacı, işlevi, aday seçimi ve oylama süreci hakkında, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yönelik son derece talihsiz ve maksatlı bir yazı hakkında sizleri aydınlatmak istedik. Bir kültür-sanat dergisinde ''Kemal Küçük'' imzasıyla yayımlanan söz konusu yazıda, dergimizin 2010 yılından beri başarıyla organize ettiği Donizetti Klasik Müzik Ödülleri organizasyonu, asılsız iddia ve söylemlerle yıpratılmaya çalışılmıştır. Bu ödüllerin ana amacı ve işlevi, en başından beri, Türkiye'nin klasik müzik alanında, yurtta ve dünyada başarılı çalışmalarda bulundukları tespit edilen kişi, topluluk ve kurumlarına, sembolik bir ödül yoluyla motivasyon kazandırılması, onların benzeri ve daha büyük başarılar elde etmeleri yolunda teşvik edilmesidir.   

Başarılı çalışmalar yapan sanatçılarımızın tespiti, Andante Dergisi'nin alanlarında uzman yazarları ve klasik müzik dünyamızın çeşitli alanlarında söz sahibi olan kişilerin ortak çalışmasıyla gerçekleştirilmektedir. Andante Dergisi olarak, en başından beri, adaylarımızın seçim ve oylama süreçlerini oligarşik bir yapının güdümüne sokmaktan ısrarla kaçındık. İstedik ki, camiamızda başarılı işleriyle ön plana çıkan kişi ve kurumların arasından yapacağımız elemeyi mümkün olduğunca geniş bir tabana yayalım. Bu itibarla, Donizetti Klasik Müzik Ödülleri'nde yapılması zorunlu olan ön aday seçimini Andante Dergisi'nin yazarları yapmakta ve bu yolla tespit edilen adayları, son derece titiz biçimde hazırlanmış gerekçeleriyle birlikte değerlendirmek görevi ise mümkün olduğunca geniş tutulmuş jüri heyetimize tevdi edilmiştir. Son 3 yılın jüri üyeleri listesi dikkatle incelendiğinde, bu isimlerin klasik müzik kültürü ve yorumculuğu alanlarında bilgi ve deneyim sahibi kişilerden oluştuğu rahatlıkla görülebilir.   

Geniş jüri heyetimizin içinde, Türkiye'nin klasik müzik ortamına eleştimen, yazar, radyo-TV programcısı, konser organizatörü, festival-konser salonu yöneticisi, akademisyen, eğitimci kimlikleriyle yıllardır katkı sağlamakta olan çok sayıda seçkin ismin varlığı dikkatlerden kaçmayacaktır. Bu seçkin jüri üyeleri, Andante Dergisi'nin her yıl çok sayıda yorumcu, topluluk ve kurumu izlemeyi kendilerine görev edinmiş olan uzman yazarlarının o yıl için tespit edip, gerekçeleriyle birlikte dikkatlerine sundukları adayları değerlendirebilecek olgunluk ve yetkinliğe sahiptirler. Donizetti Klasik Müzik Ödülleri, ''sanat'' gibi yüce bir olguyu, meşakkatli bir eğitim sürecinden geçtikten sonra tüm insanlığa ulaştırma ideali yüklenmiş bulunan müzisyenlerimizi ''birbirleriyle yarıştırma'' gayesi asla gütmediğinin başından beri ısrarla üzerinde durmaktadır. Tek gayemiz, gelişmiş toplumlarda çok daha cömert biçimde ve yollarla karşılığını bulabilen klasik müzik alanında edinilmiş başarıların Türk toplumu nezdinde de hak ettiği ilgiyi bulmasını ve bu başarıların altına imza atmış cefakar müzisyenlerimizin alın terlerinin karşılığını almalarını sağlamaya yardımcı olmaktır. Andante Dergisi klasik müziğin her alanında olduğu gibi bu alanda da ''öne çıkmayı'' değil ''aracılık işlevi'' görmeyi öncelikli amaç olarak görmektedir.  

Yazarın, jüri oylamasına dayalı seçim sistemimizin, isimlerini medyada ve kamuoyunda daha fazla duyurabilen kişi ve kurumların seçilmesine zemin hazırladığı iddiasının ne kadar çürük olduğu, geçmiş yıllardaki ödül sahiplerinin profilleri incelendiğinde anlaşılabilir. 2010-2013 yılları arasında ödül kazanmış kişi ve kurumlar arasında, elbette, popüler oldukları için isimleri daha çok duyulanlar olduğu gibi, sesini yeteri kadar duyuramamış nice değerli kişi ve kurumun da olduğu apaçıktır. Şu soruyu sormak gerekir: İsimleri daha çok duyulmuş adaylar varken neden jüri üyelerimiz bazı kategorilerde daha az tanınmış adaylara oy vermeyi tercih edebilmektedirler? Sorunun iki yanıtı var: Yazarın iddia ettiğinin aksine, Donizetti Ödülleri'nin jüri üyesi olmaları için teklif götürdüğümüz kişiler konularına vakıf ve kimin ne iş yaptığının fevkalade bilincinde olan insanlardır. Ayrıca, aday seçici kurul üyeleri olarak bizlerin adaylar için yazdığı gerekçe metinlerinin, seçim sürecinde belirleyici öneme sahip olduğu, çıkan sonuçlardan rahatlıkla anlaşılabilir.     

Yazarın, Türkiye'nin, Donizetti Ödülleri gibi bir organizasyonun düzenlenebilmesi için gerekli olan gelişmiş klasik müzik ortamından yoksun olduğu yönündeki saptamalarının, hem ülkemizin son yıllarda bu alanda ulaştığı seviye hem de organizasyonumuzun yukarıda açıklamaya çalıştığımız mantığı ve işlevi bağlamında değerlendirildiğinde hiçbir geçerliliği yoktur. Yazarın bu savı, hakim olduğunu iddia ettiği Türkiye'nin klasik müzik camiasının taşıdığı büyük potansiyel ve bu alanda sahip olduğumuz zenginlikler açısından değerlendirildiğinde sözcüğün tam anlamıyla gülünçtür. Türkiye'de özellikle son 10 yıl içinde, nerdeyse her ay yeni bir orkestra ve oda müziği topluluğunun kurulduğu, kayıt ve konser olanaklarının günden güne arttığı, özel sermayenin klasik müzik alanındaki yatırımlarının her geçen gün yoğunlaştığı, Anadolu'da düzenlenen festivallerin-yarışmaların, kurulmaya gayret edilen orkestraların takip edilmesinin iyice zorlaştığı, gençlerimizin başarıdan başarıya yol aldığı bir ortamda sormak gerekir: Bu yazar acaba Türkiye'de mi yaşıyor yoksa az gelişmiş bir Afrika ülkesinde mi? Yazar, ödüllerin 28 ayrı kategoride verildiğini diline dolamış. Zorlu bir toplumsal dönüşüm evresinden geçmekle birlikte sahip olduğu muazzam dinamizmi klasik müzik alanında da cömertçe sergilemekte olan ülkemizde, ödüllerimizi 28 değil belki 58 kategoride vermemiz gerekirken, kapsamı lojistik sebeplerden dolayı her yıl daraltmaya çalışmakta büyük sıkıntı çekmekteyiz.   

Andante Dergisi yöneticileri ve seçici kurul üyeleri olarak bizler son 3 yıldır düzenlediğimiz bu organizasyonla gurur duyuyoruz. Tören organizasyonunu başından beri birlikte yürüttüğümüz Beyoğlu Belediyesi de bizlere ve bu organizasyona olan inancını, her yıl arttırdığı lojistik desteği ve güçlendirdiği partnerliğiyle cömertçe sergilemektedir. Basınımızın ilgisi, ülkemizde bir kültür-sanat etkinliğine genellikle ayrılan yerin çok ama çok üstündedir. Her yıl zorlu bir süreçten geçtikten sonra, layık görüldükleri ödüllerini,  görkemli olmasına gayret ettiğimiz törenimizde teslim alan değerli sanatçılarımızın yüzlerindeki gülümseme ve sözlerine yansıyan gurur ve sevinçleri bizlere yetiyor. Yazar, ödülleri son 2 yıldır internet üzerinden düzenlediğimiz oylama sistemiyle halka taşımamızın arkasında yatan mantığı da kavrayayamış. Hareket noktamız, her ne kadar Donizetti Ödülleri'ni ülkemizin klasik müzik profesyonellerinin oylarına başvurarak tespit ediyorsak da halkımızı da bir biçimde bu sürece dahil etmemizin gerekli olduğu yönündeki inancımızdı. Nitekim, bu düşüncemizi halka kullanacağı oylarla ''Yılın Klasik Müzik Sanatçısı'' ve ''Yılın Klasik Müzik Topluluğu'' seçtirerek bir ölçüde gerçekleştirdiğimize inanıyoruz. Çalışmalarımızı yakından takip edenler, ödüllerin halkoylaması etabında kullnandığımız sistemi her yıl daha da geliştirdiğimizin farkındadırlar.  

Yazarın, Andante Dergisi'nden bir alıntı yapmak suretiyle, ''halkoylamasına başvurmanın anlamsızlığı'' türündeki argümanını güçlendirmeye çalışırken, nasıl da seçkinci ve halk beğenisini nasıl da küçük gördüğünü ele veren satırlarına ise ''acımak'' dışında elden bir şey gelmiyor.  

Yazarın ''çamur at izi kalsın'' hesabıyla giriştiği bu karalamanın arkasında yatan düşünceyi ve ona bu yazıyı yazdıran sebepleri Andante Dergisi'ne ve bu organizasyona emek verenler olarak çok iyi biliyoruz. İlk yıllarında, aday seçici kurul üyesi olarak bizzat içinde yer aldığı, karar alma süreçlerine katıldığı ve yöntem-usul konusunda hiçbir eleştiri getirmediği bir organizasyona şimdilerde kara çalmaya yeltenen bu kişinin amacı aslında çok açıktır. Kabul edilemez tavırları sebebiyle, içinde yer almasına müsaade edilmeyen bir yayın ve organizasyona yönelik takındığı bu çirkin davranışlarının camiamızda hiçbir karşılık görmeyeceğine olan inancımız tamdır. Yayınını 2002 yılından beri kesintisiz biçimde sürdüren Andante Dergisi, seslendiği camianın desteği ve ilgisini bugüne kadar tüm çalışmalarının yanında bulabilmiştir. Bu yazara tavsiyemiz, enerjisini ve kalemini iyi niyetli çalışmalar yapmaktan başka bir amaç taşımayan dürüst ve çalışkan insanlara kara çalmakla değil, yeni giriştiği yayımcılık alanında daha etkin ve ses getirici işler yapmak yolunda harcamasıdır.  

Elbette, hiçbir kişi ve kurum eleştiriden muaf değildir. Her türlü iyi niyetli ve yapıcı eleştiriye açık olduğumuzu bizleri yakından tanıyan herkes bilir. Nitekim, gerek Andante dergisinde gerekse Donizetti Ödülleri başta olmak üzere yaptığımız tüm organizasyonlarda hatalarımızdan ders çıkarmasını ve bize yöneltilen yapıcı eleştirileri değerlendirmeye almayı ilke ve görev edinmişizdir. Öte yandan, kara çalma, hakaret, iftira gibi çirkin davranışlar karşısında ise her türlü cevap hakkımızı çekinmeden kullandığımızı ve kullanacağımızı da, bir zamanlar aynı amaç uğruna çalıştığımız yazarın çok iyi bilmesi gerekir.   

Klasik müzik camiamızın değerli üyelerine saygıyla duyurulur.  

Serhan Bali  

Andante 
''Türkiye'nin Klasik Müzik Dergisi'' 
www.andante.com.tr 
www.icma-info.com

YORUMLAR


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20