HABER

Güzel ve seksi değilseniz şansınız yok!

25.06.2013


Paylaş:

Şimdinin klasik müzik sanatçıları film yıldızı gibi. İnce vücutlu, güzel/yakışıklı olmayanların, seksi pozlar vermeyenlerin yükselme şansı çok yok. 'Güzel' soprano Kiri Te Kanawa bu konuda çok dertli. Peki ne değişti de böyle oldu?   


Klasik müzik yorumcuları hiçbir dönemde bu kadar güzel ve yakışıklı olmamışlardı! Çok eskilere gitmeden, geçen yüzyılın ilk yarısının önemli klasik müzik yorumcularını gözünüzün önüne getirin. ‘Film yıldızı bakışlı', ‘ipince vücutlu', ‘dekolte kıyafetli' kaç yorumcu aklınıza geliyor? Elizabeth Schwarzkopf, Van Cliburn, Franco Corelli ve zorlarsanız belki birkaç kişi daha sayabilirsiniz.   

Ne değişti de, kafamızı artık nereye çevirsek güzeller güzeli ve yakışıklı mı yakışıklı klasik müzik yorumcuları görür olduk? ‘Talep' sözcüğüyle açıklanabilir mi? Peki, geçen yüzyılın başında yaşayanlar neden klasik müzik sanatçılarından üstün yorum gücünün yanında seksilik, ince vücut talep etmiyorlardı da bugün bu kıstaslar önemli hale geldi? Yoksa, eskiden üzerinde öncelikli durulmayan bu unsurların artık yaşamsal önem kazandığını bize birileri ‘dikte ettirmeye mi çalışıyor'?   

Yanıtlanması kolay olmayan bu soruları bize tekrar sorduran, geçen yüzyılın ikinci yarısının ‘güzel' sopranolarından Kiri Te Kanawa. The Independent'e demeç veren şimdilerin emekli sanatçısı Te Kanawa günümüzün kadın opera solistlerinin ‘sahnede çekici görünme uğruna' kilo almaktan kaçınmalarından yana hayli dertli. ‘İyi söyleyebilmek için kilonuza dikkat etmelisiniz' diyen sanatçının ‘dikkat etmek'ten kastettiği belli: ‘Az yemeye gayret etmemeli, çekici ve fit olacağım diye yorumculuk gücünüzden ödün vermemelisiniz' diyor Te Kanawa ve ekliyor: ‘Ben sahnede söylemek için yerdim'.   

‘Şancıların kiloyla imtihanı'nın geçmiş yüzyıldaki en bilinen örneği Maria Callas'tır. Efsane soprano, yaşadığı sağlık problemlerinden kurtulmak için 1954'de 91 kilodan 55 kiloya inmiş ve şef Nicola Rescigno'nun gözünde ‘sahnelerin en güzel kadınına' dönüşmüştü. Callas'tan yıllar sonra aşırı kilolarıyla gündeme gelen diğer opera sanatçısı ise 2004'de soprano Deborah Voigt olmuştu. Obez olan Voigt, rejisörün giymesini şart koştuğu küçük siyah elbiseye giremeyince rolü kaybetmiş, o hırsla operasyon geçirip 45 kilo kaybetmişti!   

Aşırı kilo, opera sanatçısı olsun ya da olmasın, her insan için ciddi sorun. Te Kanawa'nın dert yandığı, kadın operacılar arasında ‘manken bedenine sahip olmak isteyenlerin' tehlikeli biçimde artması. Sözlerinden, kadın operacıların hafif balık etli olanını makbul gördüğü anlaşılıyor. Üflesen uçacak değil, bastığı yerden ses getirecek kalıba sahip olması lazım ki kadın operacının, sahnede nefesi kesilmesin, volümünü salonun ücra köşelerine dek taşıyabilsin. Ama Angela Gheorghiu, Anna Netrebko, Natalie Dessay gibi günümüz süper yıldızlarını kendine örnek alan operacı gençler onunla aynı fikirde değil.    

‘Güzelleşme' rüzgarları opera dışında da güçlü esiyor. Bir de örneğin, ‘genç-güzel-yetenekli kadın kemancılar' sınıfı var. Angelina Jolie'vari dolgun dudaklarıyla Nicola Benedetti bu grubun en yeni üyelerinden. Ülkemizde de hayran kitlesine sahip bu isimler arasında, Anne-Sophie Mutter'in ardılları olarak sayabileceğimiz Janine Jansen, Julia Fischer, Baiba Skride, Lisa Batiashvili başı çekiyor. Erkek tarafında da ‘mutenalaşma' gözden kaçmıyor. David Fray, Leonard Elschenbroich özellikle kadınların nefesini kesiyor. Yarın sabah kalktığımızda, bu isimlere kimbilir kimlerin eklendiğini göreceğiz!   

Klasik müzikte ‘fiziki güzelliğin' ‘üstün yorumculuk' kadar öne çıkartılmasının baş sorumlusu olarak uluslararası menajerler, PR'cılar ve kayıt firmalarını göstermek mümkün. Bu tüccar zihniyetlilerin günahlarının başında, klasik müziğin geniş kesimlerce ‘tüketilmesini' sağlamak hırsıyla, ‘mazruftan çok zarfa yatırım yapma' anlayışı geliyor. ‘Şekil'den çok ‘anlam' ile ilgilenen has klasik müziksever için yorumcunun dudağı, göz rengi, yırtmacı belirleyici değildir. Ama günümüzün, yorumcuyu ‘aracı' olmaktan çıkarıp ‘şov öznesi' haline getiren PR'cı anlayışı, geniş kitleleri klasik müzik dünyasına katabilme, pastayı büyütme ve bu yolla kazancını maksimize edebilme hırsı uğruna, müzisyenleri ‘güzelleştirmek' uğraşından vazgeçmeyecek gibi duruyor.  


Serhan Bali / Radikal Gazetesi / 25.06.2013

YORUMLAR


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20