HABER

İdil Biret ile AÜS'nin verimli birlikteliği...

01.10.2013


Paylaş:

Sezon açılış konserlerine solistler ve seçilen eserler açısından hep özen gösterilir. Ankara'da sezon boyu için planlanmış oda müziği konserleri ne yazık ki yok. Ankara Filarmoni Derneği'nin CSO salonunda geçen sezon başlattığı Pazartesi Konserleri devam edecek mi? Henüz kamuya bir açıklama yok ama çalışma yapılıyor.


30 Eylül akşamı Gama Holding tarafından, kendi çevreleri ve müzik dostları için düzenlenen oda müziği konseri, bir bakıma adı konulmamış sezonun açılışı gibi oldu. Andante/Donizetti Ödülleri'nde 'Yılın Oda Müziği Topluluğu' seçilen, kemanlarda Orhan Ahıskal ve Ellen Jewett, viyolada Çetin Aydar, çelloda Sinan Dizmen'den oluşan Ankara Üniversitesi Solistleri, anıtsal piyanist İdil Biret'le buluştu. AÜS ile Biret, süreklilik gösterecek bir piyanolu beşli oldular. Geçen yıl da İstanbul Süreyya'da birlikte çalmışlardı.

Konserin ilk eseri Mozart'ın K.387 sol majör yaylı çalgılar dörtlüsüydü. Ama esas merakla beklenen çalışmalarını ve öğreticiliğini ABD ve Türkiye'de sürdüren Kamran İnce'nin  Curve (Kavis) başlıklı üç bölümlük, 1997 tarihli yapıtıydı. AÜS'nin repertuvarında yer alan mistik özellikler taşıyan yapıtı bu ikinci dinleyişimde daha iyi özümsedim. İnce, 'ruhani' özelliği ve mimarisinde 'kavis' bulunan yapılardan esinlendiği bir dizi yapıtı arasında bulunan bu dördülde alışılmış 'hızlı-yavaş-hızlı' yerine 'yavaş-hızlı-yavaş' bir yapıyı kesintisiz tek bölümde oluşturmuştu. Ortadaki hızlı bölüm sanki Rock ve Balkan müzikleri esinliydi. Bu yapıyı, 'kemer'lerde tam ortada yer alan 'kilit taşı' tekniğine benzettim. Kilit taşı, kemerin tüm yükünü çeker ve yanındaki taşların bir arada durmasını sağlar. İnce'nin yapıtında da orta bölüm, 'mistik' yaklaşımda giderek yükselen coşku ve sonra başladığı gibi inişe geçerek sönüşü dördülüne yansıtmış gibiydi. AÜS, yapıtı içeriğindeki ruh ve yaklaşımı başarıyla yansıtan bir icra ile sundular. Sanırım, salonda bulunan genç müzisyenler, buradaki mesaj ve incelikleri daha iyi algıladılar.

Sırada Schumann'ın 1842 tarihli, büyük bir aşkla bağlı olduğu eşi piyanist Clara'ya adadığı, Opus 44 Mi bemol Majör Piyanolu Beşlisi vardı. Bestecinin en olgun ve ateşli oda müziği yapıtı olarak kabul edilir. İki temanın güzel bir karşıtlık oluşturduğu birinci bölüm, sonat biçimine tipik bir örnektir. İkinci bölüm, adeta bir mâtem marşı gibi başlar, üç tema üzerinden gelişir. Bu bölüm günümüzde bestecinin 'şâheserleri' arasında kabul edilmektedir. Üçüncü bölüm içinde birbirine karşıt iki trio bulunan çok canlı tempoda bir 'scherzo'dur. Son bölümde Schumann'ın tını zenginliği ve ton değişimlerini başarıyla uygulayışı görülür. Romantik yapıda rondo benzeri bir final, tüm çalgıların katılımıyla çoşkulu, tutkulu biçimde doruğa ulaşır.  
İdil Biret ve AÜS'nin yapıtı icrasında beklediğimiz yorum gücünü, bütüncüllüğü fazlasıyla bulduk. Biret, piyanonun yaylıları ezmemesi için bu eserde alınması gerekli önlemi almış, piyano kapağını yarım açtırmıştı. Böylece gerekli denge sağlandı ve çok iyi bir seslendirme yapıldı. Bu kentenin uzun ömürlü olacağı konusunda bir işaret de, yoğun alkışlar karşısında dinleyiciyi bu kez Brahms piyanolu beşliden hızlı bölümle ödüllendirmeleriydi. Biret'i, AÜS'ni ve böyle bir konseri düzenledikleri için Gama Holding'i kutluyorum.

Biret bu sonbahar iki kez daha Ankara'da olacak. 11 Ekim Cuma akşamı Işın Metin yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde L. van Beethoven'in Op.58, 4 numaralı sol majör  Piyano Konçertosu'nu seslendirecek. 7-8 Kasım'da ise, şef  Wojciech Rodek yönetimindeki CSO eşliğinde bu kez  Edward Grieg'in Op.16 la minör Piyano Konçertosu'yla dinleyici yi selamlayacak. 

Şefik Kahramankaptan // Yansımalar // 1 Ekim 2013

YORUMLAR


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20