10.03.2014

Hani son günlerin moda sözcüklerinden biri var ya: Manidar!!!
Bilkent Senfoni Orkestrası'nın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırladığı izlencenin ilk bölümü de işte öyleydi... Günümüz diliyle ve açık nitelendirmeyle 'anlamlı'ydı... Hem yetenekli bir genç mezzo sopranomuza olanak sağlıyor, hem erkeklerin düzgün bir yaşam ve dayanışma için kadınlara olan gereksinimi vurguluyor, hem de Ben Sana Mecburum dizeleriyle, kadınlara olan aşklarını en vurucu biçimde dillendiren ozanımız Attila İlhan'a kocaman bir selam gönderiyordu:
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
Bu dizeler şiir matinelerinden çok daha sonra, TV'lerde Attila İlhan gibi ozanlarımıza yer verildiği yıllarda ilk gençliğini yaşayan değerli bestecimiz Hasan Uçarsu'nun da (d.1965) belleğinde yer etmişti. Peki Uçarsu, bu eseri küçük bir topluluk yerine niye büyük orkestra eşlikli olarak yazmıştı? Çünkü kendisine, Michel Tabachnik yönetimindeki Akdeniz Gençlik Orkestrası'nın 2006 yaz turnesi için özellikle büyük orkestra eşlikli bir parça sipariş edilmiş, Lübnan-İsrail savaşı nedeniyle turne gerçekleştirilemeyince eser elde kalmıştı. Tanıtımı öteki kentlerde yeterince yapılamayan Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası tarafından 2008 Sezon Açılış Konseri'nde Japon şef Yoshinao Osawa yönetimindeki eşlikle mezzosoprano Aylin Ateş tarafından seslendirilmişti.
Çağdaş bestecilerimizin eserlerine önem verdiği bilinen şef Işın Metin 16 dakika süreli parçayı Dünya Kadınlar Günü izlencesine alıp, mezzosoprano Asude Karayavuz'u (d.1982) davet ederek Ankara prömiyerini yaptı. Eser, Uçarsu'nun değişik kültürel değerleri aynı potada bazen eklemleyerek, bazen eriterek geliştirdiği kendine özgü müzikal söylemin yansımasıydı.
Her eserinde mutlaka bizden çağrışımların yer aldığı Uçarsu bu kez, çağdaş, dramatik bir vurguyla başlattığı eserinde, Attila İlhan'ın dizelerinin ruhuna uygun Hacı Arif Bey'in 'Vücûd İkliminin Sultanısın Sen' başlıklı Nihavend makamındaki şarkısından alıntıyla nostaljik bir çağrışım da yapmıştı. Eserde 'gazel' türüne de gönderme vardı. Kariyerini Avrupa'da sürdüren mezzosoprano Asude Karayavuz, bestecinin 'güçlü orkestra' yaklaşım ve isteğine karşın, sesi ve yorumunu kendini ezdirmeden dinleyiciye ulaştırabilmeyi başardı. Karayavuz, metnin yer yer çapraşıklığına karşın temiz cümleleme, metindeki Türkçeyi doğru vurgulama ve berraklık bakımından bu zor eserde iyi bir sınav verdi.
Konserin ikinci yarısı ise, toplumun özellikle sahne eserleriyle tanıdığı Turgay Erdener'in (d.1957) eşi soprano Selva Dolun Erdener (d.1967) için yazdığı şarkılardan oluşuyordu. Bunları besteci 'Turkuvaz Şarkılar' olarak adlandırmıştı. İçinde en ünlü şarkı bestesi 'Sen..Sen..Sen' gibi özgün şarkılarının yanısıra kimi türkü ve şarkı düzenlemeleri de yer alıyordu. Bu şarkılar, Erdener'in ekleye ekleye çığ gibi büyütmekte olduğu şarkılar dizisinin ilk verimleri olduğundan, genellikle 'Eski Şarkılar' diye de adlandırılıyordu.
Selva Erdener'in Avrupalıların da dikkati çekerek sık sık davet etmelerine yol açan en önemli özelliği, Türk müziğindeki 'komalı' yani 'çeyrek' sesleri de başarıyla söyleyebilmesidir. Bu da, onun herhangi bir opera aryasından çok Türk kokan çağdaş makamsal şarkılarda öne çıkmasını sağlamaktadır. Erdener'in büyük orkestra sazlarının arasına kanunu da kattığını biliyoruz. Bilkent dinleyicisinin çoğu belki de ilk kez dinliyordu bu bireşimi... Turkuvaz Topluluğu'nun sürekli kanuncusu Ahmet Baran, özellikle 'Sen..Sen..Sen' şarkısı öncesi yaptığı geçiş taksimiyle büyük alkış aldı.
Selva Erdener'in Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlaması dahil aldığı yoğun alkış, üç kez bis yapılmasıyla selamlandı. 'Ada Sahilinde' ile bisler de noktalandı. Konserin ikinci yarısı çok coşkuluydu. Şöyle özetlemek mümkün: İlk yarıda Hasan Uçarsu'nun eseri ve Asude Karayavuz'un yorumu, özü gereği 'akademik'ti. İkinci yarıda Erdener şarkıları ise daha popülerdi. Ortalama bir dinleyicinin kulağına hayli yatkındı. Soprano için mikrofon kullanılmasaydı sonuç daha doğal olacaktı.
Selva Erdener konser sonrası mesaisine masa başında CD'lerini imzalayarak sürdürdü. Turgay Erdener'in bu kez 'Yeni Şarkılar' diye adlandırılan 'Nereye Aşkım' albümünde yer alan şarkılar, CSO'nun 13-14 Mart konserlerinde seslendirilecek.
Konserden birkaç "renk" notu da verelim. İki solist de siyah giysiler içindeydi, bunu Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün ihdab edilmesine yol açan çok sayıda kadın işçinin öldüğü acılı olaya bir atıf olarak düşündüm. Orkestradaki kadın müzisyenlerin bir kısmı renkli giyinmişlerdi. Eda Delikci, Nil Cetiz, Güloya Altay ve Feruze Abdullayeva kırmızı giysiler içindeydi, sanki kadınların mücadele azmi ve gücünü simgelemek istiyorlardı.
Şefik Kahramankaptan // Yansımalar // 09.03.2014