HABER

Feyzi Erçin'in kaleminden Chopin'in Op. 28 Prelüdleri üzerine

02.08.2014


Paylaş:

Chopin'in Op. 28 Prelüdler serisi, bestelenmeye tahminen 1835-36 yıllarında başlanmasına rağmen, çoğu 1838 yılının ikinci yarısında bestecinin Mayorka'da geçirdiği yıllarda yazılmış ve 1839'da tamamlanarak basılmış 24 kısa parçadan oluşuyor. Çok çeşitli ruh hallerini barındıran, böylelikle de Chopin'in sadece kırılgan eserler besteleyen ve veremden ölen besteci imajını zorlayan seriyi Schumann ve Liszt gibi besteciler, 'fragmanlardan, eskizlerden oluşan vahşi bir düzensizlik içindeki yıkıntılar' olarak tanımlar. Başlı başına bir tartışma konusu olan başlığın 'Prelüdler' oluşu, serinin yorumunda çözülmesi gereken bir olay. André Gide'in sorduğu gibi: 'Bunlar neyin birer prelüdü ki?' Chopin'in zamanında prelüd, tıpkı impromptü ve fantezi gibi doğaçlama içeren ve salon konserlerinde yer alan bir 19. yüzyıl formu idi. Chopin ile birlikte büsbütün yeni bir anlam kazandı bu tür. Her biri müzikal bir ağırlığa sahip olan, birbirlerine referanslarda bulunan ve piyanistliğin ötesinde bir bestecilik örneği bu olgun Chopin'e ait serinin kaynağına ulaşmak istersek, en iyi yol göstericinin, Bach'ın 48 Prelüd ve Füg'ü olduğundan şüphe duyulmamalı. 

Serideki ilk prelüdün tüm seriye bir giriş olduğu hissi hemen belirirken bir cenaze marşı havasında olan ikinci prelüd, melodik çizginin dissonant armoniyle dengelenmesinin muazzam bir örneği. Bu prelüd Chopin'in en içe dönük ve karanlık yapıtlarının başında gelir. Üçüncü prelüd basit bir cümlenin kontrastlı cevaplanması fikrinden ibaret iken, bir sonrakinde sadece yarım tonluk bir düşüşün yarattığı melodi ile kurulan dünya son derece çarpıcı. Eserin devamında 5, 6 ve 7. Prelüdler basit jestlerle peşpeşe yoğun bir duygu karmaşası yaratabiliyor. Bir yandan bir bütün oluşturdukları çok açık, bir yandan da; mesela 6'ıncıda bas çizgisinin hem armoniyi sağlaması, hem de melodiyi götürmesinin mucizevî yanıyla, ya da 7 numarada mazurka ritminin en şairâne kullanımı ile birlikte, seri ilerledikçe, dinleyicinin algısı ve Chopin'in serideki kurgusunun sorgulanması kaçınılmaz oluyor. 8. Prelüd, diğer bazıları gibi, etüd karakteri belirgin olan eserlerden. Bundan sonra 9, 10 ve 11; yine arka arkaya ve yine birer eskiz karakterinde ilerliyor. Burada yine 10. Prelüdün şeytanî, Paganinivarî hareketiyle, bir sonrakinde Bach'ı andıran envansiyon havası, daha yarısına gelmemiş seriyi düşündürücü ve karmaşık bir müzikal tecrübe haline getiriyor. Prelüdler içinde en vahşi olanı herhalde 12'ncisi. Burada piyanistin performansı, Magaloff'tan Argerich'e, Arrau'dan Pogorelich'e kadar çok değişik bir performans tarihi arkaplanında sorgulanmaya mahkûm. 13. Prelüdde belirgin bir noktürn karakteri bulmak mümkün. Burada serinin bütünlüğünü sağlamak iyice zorlaşıyor. Zira hemen arkasından algılanması zor ve endişe dolu bir prelüd, bestecinin tüm esininde müstesna ve kıyaslaması zor bir yerde dururken; hemen arkasından yine noktürn karakterinde, hem de serinin en ünlusü, 'Yağmur Damlaları' diye bilinen 15. Prelüd geliyor. Bu uzun prelüddeki takıntılı nota tekrarı ve karabasanvarî bir orta bölüm, onun kaçınılmaz olarak Chopin'in en çekici eserlerinden birisi olmasını sağlamış. Seri ilerledikçe, 16. Prelüdün bariz bir etüd olması ve hemen arkasından yine noktürnvarî bir prelüd gelmesi, Schumann'ın 'vahşi düzensizlik' tanımını haklı çıkarıyor., Tüm prelüdler arasında belki de kulağa en emprovize gelen 18'inci, türün tanımına en uygun olanlarından. 19'uncuda Chopin, Bach'a son bir kez selam ederken, serinin umutsuz prelüdlerinden sonuncusu da 20. oluyor. Burada müziğin giderek hafiflemesinin dramatik etkisi tarifsiz güzellikte. 21, noktürn tarzındaki prelüdlere bir veda havasında iken, 22'de yine bir Paganini vahşiliği var. Seri iki tane etüdvarî prelüd ile biterken, son prelüdün dramatik bir zirveyi hedefleyişi ile şiddetli ve tutkulu ifadesi, Chopin'in kurgusunu anlamamız için son bir ipucu oluyor. Serinin baslarda üç tane Re notasının vurgulu bir şekilde çalınarak bitirilişinde baş döndürücü bir etki mevcut. 


FEYZİ ERÇİN


2 Ağustos 2014, Cumartesi

 

GÜNBATIMI RESİTALİ / 19:00

George Sand ve Chopin'in Prelüdleri

F. Chopin: Op. 28, 24 Prelüd'den seçmeler (No. 1 Do majör, No. 2 La minör, No. 3 Sol majör, No. 4 Mi minör, No. 5 Re majör, No. 7 La majör, No. 8 Fa diyez minör, No. 10 Do diyez minör, No. 11 Si majör, No. 12 Sol diyez minör, No. 13 Fa diyez majör, No. 14 Mi bemol minör, No. 15 Re bemol majör, No. 16 Si bemol minör, No. 18 Fa minör, No. 20 Do minör, No. 22 Sol minör, No. 23 Fa majör, No. 24 Re minör)

 

Şevki Karayel, piyano

Meltem Cumbul, anlatıcı


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20