
13.10.2014

Bir dönem Osmanlı sarayında yaşamış Leh asıllı Ali Ufkî'nin derlediği eserlerin Polonya ve Türk dünyasını buluşturduğu konserde Capella Cracoviensis ve Pera Ensemble izleyicileri 17. yüzyıla doğru bir yolculuğa çıkardı. İzleyiciyi derin düşüncelere sevk eden müzikler, evrensel mesajlar veriyordu...
10 Ekim akşamı Cemal Reşit Rey konser salonuna gelenler; gerek iç, gerekse dış gündemin siyasî gerginlik ve çatışmalarına tezat oluşturacak nitelikte bir deneyim yaşadılar. Pera Ensemble'ın Doğu, Polonyalı erken dönem müziği topluluğu Capella Cracoviensis'in ise Batı enstrümanlarını bir araya getirerek söyleştikleri konser, Türkiye ve Polonya arasında diplomatik ilişki kuruluşunun 600'üncü yılı kutlaması olduğu için daha uygun biçimde kurgulanamazdı. Konserin 'Saz ü Söz - Sarayda Bir Polonyalı' başlıklı olmasının sebebi, bu konser projesinin fikir sahibi, Capella Cracoviensis'in müzik danışmanı ve program editörü olan müzikolog ve tarihçi Jakub Puchalski'nin 17. yüzyılda Osmanlı sarayında yaşamış Leh asıllı Ali Ufkî ya da Polonya'daki adıyla Wocjiech Bobowski'nin saray müziklerini derlediği Hâzâ Mecmûa-i Sâz ü Söz adlı kitabından ilham alınmasıydı. Bünyesinde iki kültürü de barındırdığından dolayı bu etkinlik için sembol olarak seçilen Ali Ufkî Polonya doğumlu, 18 yaşındayken Tatarlara esir düşen ve çok sayıda dil bildiği için Osmanlı sarayına tercüman olarak alınarak orada bulunduğu süre içerisinde 600'den fazla Türk müziği eserini kayda geçiren ve kendisi de Türk müziği türünde eserler veren çok önemli bir tarihî kişilik. Bu projede Puchalski ile birlikte çalışan Pera Ensemble kurucusu udî Mehmet Yeşilçay, çalınacak eserlerin orijinal transkripsiyonlarının okunup düzenlenmesi görevini üstlendi. 11 Ekim akşamı da Ankara'da MEB Şura Salonu'nda verilen konser, Polonya Dışişleri Bakanlığı'na bağlı kültür ajansı Adam Mickiewicz Enstitüsü tarafından finanse edildi. Her iki konserie girişler de ücretsizdi.
Ali Ufkî'nin, Hâzâ Mecmûa-i Sâz ü Söz'deki bestecilerin ve 17. yüzyılda Polonya'da yazılmış eserlerin yer verildiği konserin ilk yarısında açılışı Marcin Mielczewski, Tarquinio Merula ve Andrea Gabrieli'nin eserleriyle yapan Capella Cracoviensis'e daha sonra Ali Ufkî'nin eserleriyle Pera Ensemble'ın katılmasıyla Doğu ve Batı kültürlerinin diyaloğunu dinlemeye başladık. Polonyalı topluluğun içten gelen bir tavırla, aynı anda nefes alarak ve hassas müzikalitesiyle icra ettiği müzik, Pera Ensemble'ın ustalıkla işlediği melodilerle buluşunca muhteşem bir sentez ortaya çıktı. Capella'dan soprano Jolanta Kowalska'nın, Derviş Frenk Mustafa'nın Murabba'sında söylemesi izleyiciler üzerinde büyük bir etki yarattı ve Kowalska büyük bir alkış aldı. Ali Ufkî'nin ilahilerine eşlik eden Fransız besteci Goudimel'in dinî melodilerinin öne çıktığı ikinci yarı programında yine Doğu ve Batı melodilerini kaynaştıran toplulukların özellikle hep birlikte çaldıkları pasajlar çok etkileyiciydi. Sözleri Sultan III. Murad'a ait, Ali Ufkî'nin bestelediği Uyan Ey Gözlerim ise konserin sonlarında seslendirilen dikkat çekici eserlerden biriydi.
Bu konserin ifade ettiği anlam her iki ülke için de çok büyük. İki toplum arasında oluşmuş bağların kuvvetlendirilmesi adına kullanılabilecek en müstesna araç olarak sanat, siyasetin çarpıtılmış ortamında olduğundan daha fazla evrensel değer hatırlatıyor. Puchalski'nin de belirttiği gibi, Ali Ufkî, eserleri ve kişiliğiyle farklı kültürlerde yetişmiş insanlar arasında bir köprü kurarak bu evrensel değerleri çağrıştıran çok önemli bir sembol.
Ayşegül YILDIRIM