SÖYLEŞİ

İdil Biret ve Paul Hindemith

17.11.2013


Paylaş:

Paul Hindemith‘in piyano ve orkestra için eserlerini kaydetme projesi nasıl doğdu?  

 
2009 sonbaharında okul öğrencilerinden oluşan Yale Senfoni Orkestrası, Türkiye'deki Yale Üniversitesi mezunları tarafından Türkiye'ye konser vermek üzere davet edildi. Eşim Şefik Büyükyüksel mezunu olduğu bu okulun orkestrasına beni solist olarak önermesiyle başlayan müzik yolculuğunun Hindemith'in tüm piyano ve orkestra eserlerini kayıt etme projesine kadar uzanacağını ilk başta kendisi de tahmin etmemişti. 2010 yılında resital vermek üzere gittiğim Yale Üniversitesi'nde orkestranın şefi Toshi Shimada ve menajeri Brian Robinson ile gerçekleşecek konserlerin programı üzerine konuştuk. 1940-1953 yılları arasında Yale Üniversitesi'nde ders vermiş, 1930 yıllarda modern Türkiye'nin kuruluşunda müzik üzerine Ankara'da çalışmalarda bulunmuş besteci Hindemith'in bir eserinin de programa alınmasına karar verildi. Benim F.Chopin'in ikinci piyano konçertosunu seslendirdiğim konserde orkestra ikinci yarıda, Hindemith'in Weber'in teması üzerine Senfonik Metamorfoz isimli çalışmasını seslendirdi. Türkiye'de gerçekleşen konserlerin çok başarılı geçmesinin ardından New Haven'daki Woolsey Konser Salonu'nda 18 Şubat 2012'de, Hindemith'in piyano ve yaylı orkestrası için Four Temperaments'ı ve F. Liszt'in bir numaralı piyano konçertosunu seslendirmem kararlaştırıldı. Bunu takiben Hindemith'in iki eserinin de IBA etiketiyle yayınlanmak üzere kaydedilmesi öngörüldü. Görüntülü kayıtları da yapılan bu konserin ardından gercekleştirilen kayıtların üstün kaliteli olması üzerine, yakın zamanda Wittgenstein arşivinde bulunan sol el konçertosu dahil, diğer üç piyano konçertosunun da kaydedilerek 'Hindemith'in Bütün Konçertoları' olarak yayınlanması kararlaştırıldı. Hem Amerika, hem de Türkiye'de çok önemli çalışmalar yapmış olan bestecinin 50. ölüm yıl dönümünde Türk piyanist ve Amerikan orkestrası ile Aralık 2012 ve Ocak 2013'de bu kayıtlar gerçekleştirildi. Proje hakkında bilgi sahibi olan Klaus Heymann da bu kayıtların Naxos etiketi ile yayınlanmasını istedi. Ekim 2013'te 2CD olarak piyasaya çıkacak olan albüm Hindemith'in piyano ve orkestra için eserlerinin ilk defa bir arada toplandığı bu albüm olacağı gibi benim de 100. albümüm olacak.  
 
Albümünüzde bulunan ve Hindemith'in 1924 yılında bestelediği iki numaralı piyano, yaylı dörtlüsü ve üflemeliler oda müziği yapıtı aklımıza Alman besteci J.S.Bach'ın Brandenburg Konçertoları'nı getiriyor. Ayrıca ilk yıllarında bestelediği oda müziği yapıtlarında değişik çalgıları bir arada kullandığını görüyoruz. Piyano, üflemeli çalgılar ve iki arp için oda müziği yapıtını buna örnek verebiliriz. Sizce bu yapıtlarda yeni-klasik etkiler taşıyor mu? 
 
Ayrıca, Alman geleneksel müziğinden etkilenen Hindemith, 1934 yılında Nazi propaganda  sorumlusu tarafından 'atonal gürültücü' ilan edilmiş. A.Schoenberg'in de Hindemith ile aynı dönemde piyano konçertosu bestelediğini görüyoruz. Sizce konçertoları ne kadar atonal çizgiye yakın?  Büyük bir zekâ ile yazıldıkları için Hindemith'in eserleri iyi tınlar. İlk icrasından itibaren dinleyicilere yabancı gelmez. Ancak bu karmaşık bestelerin doğru anlaşılması hiç kolay değildir. Hindemith'in yazı tarzı hem geçmişi hem de yaşadığı zamanı hatırlatır. Yani Hindemith geçmişi inkâr etmeden zamanının da sözcüsüdür. Kullandığı kontrpuan yazı stili her tür ses karışımını mümkün kılar ve bu şekilde yepyeni bir tonalite fikrini bizlere sunar. Melodinin armoniye olan bağımlılığından kurtarıp kontrpuan yolu ile polifoni ve sesler arasında tam bir hareket özerkliğine ulaştırır. Bestecinin karışık stilini bu şekilde tarif edebilirim.  
 
2002 yılında bulunan sol el için piyano konçertosu da albümünüzde yer alıyor. Paul Wittgenstein'ın siparişi üzerine bestelenen yapıt yine kendisi için bestelenen S.Prokofiev'in Dördüncü Piyano Konçertosu gibi Wittgenstein tarafından hiç seslendirilmedi. Sizce bunun sebebi eserin teknik zorluğu mudur?  
 
Birinci Dünya Savaşında sağ kolunu kaybeden piyanist Wittgenstein Richard Strauss, Ravel, Hindemith, Prokofiev'e sol el konçertoları ısmarlıyor. Kabul etmek gerekir ki Paul Wittgenstein için bestelenen konçertoların hepsi ayrı güzelliktedir. Bu konçertoları icra etmek için belirli bir müzikal ve teknik seviyeye sahip olmak gerekir. Ancak Ravel'in sol el konçertosu piyano repertuvarının en özgün ve önemli eserlerinden biri olup ayrı bir yeri vardır. Bu nedenle Wittgenstein'in bu konçertoyu seçerek çalmasına şaşırmamak gerekir. Hindemith'in sol el konçertosunun ilk iki kısmında piyanonun daha fazla vurgulu bir çalgı gibi kullanıldığını görüyoruz. Özellikle birinci bölümdeki ritimler arada Karadeniz uzun havasını hatırlatıyor. İkinci bölüm ise daha lirik olup piyano ve İngiliz kornosu arasında geçen bir düetten oluşur. Üçüncü bölümde ise yine ritmik ve parlak elemanlar ön plana çıkıyor.  Haklarının tümü Wittgenstein'a ait oldugu için bu eser ne basılabildi ne de başka bir piyanist tarafından çalınmasına izin verildi. 2002'de Wittgenstein'in eşinin ölümü ile bestelendikten 81 yıl sonra ortaya çıkması ne kadar önemli ise, bunca yıl icracıların ve dinleyicilerin bu ilginç eserden mahrum kalmış olmaları da bir o kadar büyük talihsizliktir.  
 
1935-1937 yıllarında Hindemith'in Ankara'daki çalışmaları üzerine hazırladığı 3 rapor Almanya'da sizin girişimlerinizle yayımlandı. Sizce bu raporların Türkiye için önemini nedir? 
 
Sadece müzik ile ilgili yayımlarıyla Almanya'da ön plana çıkmış yayın evi olan Staccatto Verlag yayın evi bizzat Hindemith'in el yazması olan raporları yayımladı. Bu raporlar Cumhuriyet kadrolarının klasik müziğe verdiği önceliği göstermesi bakımından fevkalade önemlidir. Raporları okuduğumuzda hem Türklerin, hem Almanların yazıldığından 75 yıl sonra Cumhuriyetimiz 'in ilk döneminde yapılan kültür atılımlarını öğrenmelerine ve bugün içinde bulunduğumuz durum ile kıyaslamalarına imkân verecek olması nedeniyle önemsiyorum. 
 
 
Güray Başol

YORUMLAR


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20