MAKALE

Venedik'te Ölüm: Richard Wagner

01.05.2013


Paylaş:

Müzik tarihinde yeni bir çığır açan besteci, orkestra şefi, şair ve yazar Richard Wagner (1813−1883), klasik müzik dünyasında halen en çok övülen ve en çok eleştirilen isimlerin başında geliyor. Besteci, 13 Şubat 1883 tarihinde eşiyle kavga ettikten sonra kalp krizi geçirerek Venedik'te yaşama veda etmişti.  

 
Yılancık hastalığı 
Çocukluk döneminde özellikle göz ve ağız çevresinde ağrılı, kırmızı lekeler oluşan Wagner, muhtemelen yılancık hastalığından muzdaripti. Birkaç yıl sonra kaybolan bu lekeler 1835 yılının Mart ayında yeniden ortaya çıkacak ve bestecinin hayatı boyunca en az 12 kez tekrar edecekti.(1,2)   
 
Mide ve göğüs ağrıları 
Wagner 1839'da alacaklılarından kurtulmak ve ün kazanmak için gittiği Paris'te önce soğuk algınlığına, sonra da neredeyse ölümcül sonuçlar doğuracak tifoya yakalandı. Otobiyografisinde yazdığına göre bu hastalığı zorlu bir mücadelenin ardından Homeopat Doktor Prutzer'in sayesinde atlattı.(2,3) 1843 yılında, ölümüne değin zaman zaman tekrar edecek olan şiddetli mide ağrıları başladı; birkaç yıl sonra da aşırı yorgunluk, kabızlık ve hemoroit şikâyetleri baş gösterdi. Tedavi için zaman zaman kaplıcalara gidiyor ve çok sevdiği köpeği ile uzun doğa yürüyüşlerine çıkıyordu. Doktorların tüm uyarılarına rağmen çalışmalarına ara vermedi. Başarı konusundaki aşırı hırsı Wagner'i insanüstü bir gayretle çalışmaya zorluyor ve sağlığını ihmal etmesine neden oluyordu.(4)   
 
Etkin bir rol oynadığı 1849 Dresden Ayaklanması'nın bastırılması ve hakkında tutuklama emri çıkarılması üzerine Wagner İsviçre'ye kaçtı. BU dönemde toplumsal ve sanatsal devrim üzerine kitaplar yazmaya yönelerek Sanat ve Devrim, Geleceğin Sanat Yapıtı, Opera ve Dram adlı çalışmalarını yayımladı. 1853 yılında kariyerinde istediği gibi ilerleyemediği saplantısına kapılarak depresyona girdi. Bir süre yeni besteler üretmekte zorlandı. Ülkesinden uzakta ve büyük bir maddi sıkıntı içinde olduğu bu dönemde yakın dostu Franz Liszt'e yazdığı 15 Ocak 1854 tarihli mektuptan, bu dönemde intiharı bile düşünecek kadar büyük bir hayal kırıklığı içinde olduğunu öğreniyoruz.(5) 1858 sonbaharında Wagner'in mide ağrıları yeniden başladı. Ertesi yıl beyin hummasına yakalandıysa da bu hastalığın bestecinin sağlığı üzerinde kalıcı bir etkisi olmadı.   
 
1864 yılı Wagner'in kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu: Besteci tahta yeni çıkan Bavyera Kralı II. Ludwig'in (1845−1886) desteği ile tüm borçlarını kapattığı gibi Kralın yaklaşık yirmi yıl devam edecek himayesinin henüz ikinci yılında Tristan ve İsolde operasını bitirdi.(6) Aynı yıllarda Franz Liszt'in kızı ve orkestra şefi Hans von Bülow'un eşi Cosima Bülow'la yaşadığı evlilik dışı ilişki, çevresinde tepkiyle karşılandı. (Wagner ile Cosima 1870 yılında evlendiler.) 1866'da mide sorunları yeniden ortaya çıktı. Bunun üzerine aralarında Josef Standhartner'in de bulunduğu birçok doktora muayene oldu. Doktorlar besteciye sıkı bir diyete başlayarak alkolden uzak durmasını ve entelektüel heveslerden mümkün olduğunca sakınmasını önerdilerse de Wagner bu son öneriye kulak asmadı. 1872'de göğüs ağrılarına kalp çarpıntıları da eşlik etmeye başladı. Ne var ki Wagner'in ergenlik yıllarından beri çektiği mide rahatsızlığı, bestecinin başvurduğu doktorları da yanıltmış ve kalp hastalığı belirtilerini sindirim sistemiyle ilişkilendirmelerine yol açarak tedaviyi bir hayli geciktirmişti.(4) Bu yıllarda bestecinin zihnini, sağlık sorunlarından çok Bayreuth'da kurmayı hayal ettiği Festival Tiyatrosu meşgul ediyordu. Binanın inşası Wagner'in sadık hayranı II. Ludwig'in desteğiyle beş yılda tamamlanacak ve 13 Ağustos 1876 gecesi bestecinin dört dev operasından oluşan Nibelung'ların Yüzüğü temsili ile resmen açılacaktı.   
 
Son yılları… 
Wagner son yıllarını sağlık sorunlarıyla mücadele ederek geçirdi. 1877 yazında sinirsel yorgunluk, bağırsak tembelliği, karında şişlik şikâyetleri nedeniyle kaplıcaya tedaviye gitti. Aynı yıl miyopi teşhisi kondu ve gözlük takması önerildi. Bu dönemde baş ağrıları, uykusuzluk gibi şikâyetleri de artmış, uzun süre çalışmakta zorlanır olmuştu. İki yıl sonra kısa süreli baygınlıklar geçirmeye başladı. 1880 yılının Ocak ayında yüzündeki kırmızı lekeler 20 yıl aradan sonra tekrar nüksetti. Nisan ve Haziran aylarında bu durum birkaç kez daha tekrar etti.(4)   
 
1881 yılıyla birlikte sağlığı ciddi biçimde bozulmaya başladıysa da Wagner çalışmalarına ara vermeden devam ediyordu. Bayreuth gazeteleri için Din ve Sanat (1880), Kahramanlık ve Hristiyanlık (1881) gibi makalelerini yazdı. Şiddetlenen göğüs ağrılarına rağmen son operası olacak Parsifal'i tamamladı. 14 Eylül 1882 tarihinde kışı geçirmek için ailesiyle birlikte Venedik'teki Palazzo Vendramin'e doğru hareket etti. Uzun süreden beri ilk kez opera dışında yeni eserler vermeyi planlıyordu.(6,7)  
 
Son sözü: 'Saatim!..'  
13 Şubat 1883 sabahını endişeli bir halde karşılayan Wagner, hizmetçisi Georg'a 'Bugün kendime dikkat etmeliyim,' dedi. Fakat bu uyarısına kulak asmayarak Cosima'yla kavga etti. Kavganın nedeni Parsifal'in hazırlık süreci sırasında adının aşk söylentilerine karıştığı genç soprano Carrie Pringle'dı. Kavganın yatışmasının ardından Wagner çalışma odasına geçerek birkaç gün önce yazmaya başladığı bir makale üzerinde çalışmaya koyuldu. Öğle yemeği için de sofraya inmedi.(7,8)   
 
Öğleden sonra saat 14.00 sularında Wagner'in inilti seslerini duyan hizmetçisi içeri girdiğinde onu göğüs ağrıları içinde, masasının üzerine kapanmış halde buldu. Wagner, hizmetçiden eşine ve doktora haber vermesini istedi. Vakit kaybetmeden odaya gelen Cosima, hizmetçi Georg'un da yardımcıyla Wagner'i bitişik odadaki bir koltuğa taşıdı. Bu esnada bestecinin cebinden Cosima'nın hediye ettiği saati düştü. Bunu fark eden Wagner nefes almakta güçlük çekmesine rağmen son bir gayretle 'Saatim!..' dedi. Bu onun son sözü olacaktı. Cosima önceki ataklarda yaptığı gibi bir süre eşinin göğsünü ovdu. Az sonra eve gelen Dr. Friedrich Keppler ise son bir umutla Wagner'in vücuduna içeriği bugün bilinmeyen bir sıvı enjekte ederek vücuduna masaj yapmaya başladı, ancak tüm çabalara rağmen sonuç alamadı. Richard Wagner ölmüştü.(8)  
 
Ertesi gün Dr. Keppler ve Prof. Hofmann tahnit işlemlerini gerçekleştirdiler. Bu işlemler yapılırken Wagner'in kalp krizinden öldüğü bilgisi de kesinleşmiş oldu. Bestecinin naaşı 16 Şubat'ta Viyana'dan özel olarak getirtilen bir bronz tabutun içine kondu. Yakın dostu ve meseni Bavyera Kralı II. Ludwig'in naaşın Venedik'te herhangi bir tören düzenlenmeden, derhal Almanya'ya gönderilmesi için belirttiği ısrarı üzerine gondolla tren istasyonuna, buradan da Bayreuth'a getirildi.(8)  
 
Wagner'in cenazesi vasiyetine uyularak Bayreuth'daki Wahnfried ('Yanılsamadan Kurtuluş') adını verdiği evinin arka bahçesine, çok sevdiği köpeği Russ'un mezarının yakınına defnedildi. Yakın dostu ve kayınpederi Franz Liszt, Wagner'in ardından, bestecinin onun en çok sevdiği eseri olan Orpheus senfonik şiirinden alıntılarla örülü Am Grabe Richard Wagners başlıklı bir eser yazdı. Cosima Wagner eşinin ölümünden sonra Bayreuth Müzik Festivalini devam ettirdi. Sonraki yıllarda bu geleneği çocukları ve torunları üstlenerek festivalin I. ve II. Dünya Savaşlarının neden olduğu kesintiler dışında her yıl gerçekleşmesini sağladılar.(4,6) 
 
 
Kaynaklar
(1) GOULD, GM. 'The Ill-Health of Richard Wagner,' JAMA, 41(5), (1903): 368-72.  
(2) WAGNER, R. My Life. Teddington: The Echo Library, 2007.  
(3) Homeopati, hastalık belirtilerini ortaya çıkarabilecek çeşitli maddelerin hastaya çok düşük dozlarda verilmesi esasına dayanan bir alternatif tedavi yöntemidir. İlk olarak Samuel Hahnemann (1755−1843) tarafından uygulanmaya başlanan bu yöntem özellikle 19. yüzyıl Avrupa'sında oldukça popülerdi. 
(4) LEWIS, JW. What Killed the Great and Not So Great Composers? Bloomington: AuthorHouse, 2010. 
(5) WAGNER, R., LISZT, F. Correspondence of Wagner and Liszt. Vol. 2. Teddington: The Echo Library, 2006.  
(6) ERTAYLAN, İH. Richard Wagner – Hayatı ve Eserleri. Ankara: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1969.  
(7) KERNER, D. Grosse Musiker – Leben und Leiden. Wiesbaden: Marixverlag, 2006. 
(8) BARKER, JW. Wagner and Venice. Rochester: University of Rochester Press, 2008.  


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0532 343 9328 | F: 0216 326 39 20