Konser-Opera

Yine bir Türk balesi ve yine kapalı gişe! Afife Jale dönemi geri gelmesin

01.02.2013


Paylaş:

Tiyatro tutkusu yasaklarla elinden alınan sanatçı, üzüntüsünden hasta olur. Bu acıyı uyuşturucu ile dindirmeye çalışır; ancak hayatı uyuşur. Bestesi Turgay Erdener'e koreografisi Beyhan Murphy'e ait olan Afife balesi, cesur tiyatro oyuncusu Afife Jale'nin (1902-1941) hayatını konu alıyor. Geçen 14 yıldan sonra ilk defa İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından Süreyya Operası'nda sahnelenen bale, 'ilk müslüman kadın tiyatrocu' olmanın zorluklarını dans/drama ile yaşattırıyor.   

 
Perde açık, bale başlamadan önce Adnan Öngün'ün tasarladığı dekoru inceliyorum… İlk bakışta yine Murphy'nin koreografisi olan Barbaros balesi'nin dekoruna benzettim. Geometrik şekiller, koyu renk tahta malzemelerden oluşan dekor, kaba ve Süreyya Operası'nın sahnesi için büyük göründü gözüme. Sanki dansçıların yeterli alanları kalmamış gibiydi; ancak sahnenin açılması ile birlikte yukarı doğru kalkan paravan ve arkaya doğru genişleyen sahne rahatlatıcı oldu.  
 
Afife Jale'nin hayatı dansçıların performanslarında; hayatına istediği gibi yön veremeyen Afife, balede özgürce dans edemeyerek simgeliyor engellerini. Karşısına çıkan yasaklar, yarıda kesilen adımlar ile anlatılırken dansın akışını etkiliyor. Tülay Yalçınkaya'nın canlandırdığı Afife Jale'nin hayatındaki dört dönemin, dört farklı dansçı tarafından (Zuhal Karaca- Altın Afife, Ebru Cansız Atay- Kırmızı Afife, Deniz Zirek- Mor Afife, İlke Kodal- Gümüş Afife) yorumlanması, balenin tazeliğini koruması açısından önemli bir rol oynamış. Dönemler arasındaki değişimlerin, sert geçişlerin ve iniş-çıkışların farklı yorumlar/karakterler tarafından anlatılması dansı tam anlamıyla beslemiş.  
 
Orkestranın nefesli çalgılar ile yaptığı dramatik girişten sonra sahne aydınlanıyor ve adımlar tekrarlanan notalar ile birleşiyor. Karışık ve hızlı bir tempo ile başlayan koreografi, ikinci perdede daha ağır ve net. Afife, tiyatro aşkı ile çakışan yasakları, kuzeni Ziya ve arkadaşlarının desteğiyle beraber ev tiyatrosu yaparak hafifletmeye çalışıyor. Bu bölümde Afife'nin kuzenini canlandıran Erhan Güzel ile Zuhal Karaca'nın eğlenceli pas de deux'sü ve Güzel'in başarılı pirouette'leri (dönüşler), güçlü zıplayışları ve dengeli liftleri teknik ve artistik açıdan başarılıydı.  
 
Makyaj masasının sönmeyen ışığı…  
 
Sahnenin içindeki 'sahne' Afife'nin hayat bulduğu nokta. Tiyatronun simgesi olan makyaj masası ise, koreografiye hem renk hem drama katmış. Profesyonel olarak tiyatro ile tanışıp kadroya girdiği dönem kırmızı renk ile simgeleniyor. Hem canlı, hem de tehlikeli olan bu renk Jale'nin hayatının dönüm noktası. Ebru Cansız Atay tarafından canlandırılan çelişkilerin ve sert iniş-çıkışların hakim olduğu bu dönemde, Nâzır Mehmet Ali rolündeki Berk Sarıbay, bale tekniğinin yanı sıra teatral yeteneği ile Afife'nin hayatındaki en güçlü engel olduğunu hissettiriyor. Yer yer dramanın ön plana çıktığı dans, hareketlerden çok mimikler ile anlatılmış.   
 
Koreografide liftler ağırlıkta; hayatı boyunca kendi ayakları üzerinde durmasına izin verilmeyen Jale'nin baledeki dengesi de diğer dansçıların sorumluluğunda. Özellikle de morfine başladığı dönemlerde ayakta durmakta güçlük çeken sanatçının mor dönemini canlandıran Deniz Zirek, mutsuzluğun hakim olduğu dansı ile kırılgan ve her an yere yığılacakmış gibi... Arpın yumuşak tınısı da bu kırılganlığı destekliyor, Zirek'in ince ama kuvvetli, kontrollü bacak hareketleri ile alt bedeninin hakim olduğu solosu, sahnedeki 'sahnenin' perdesinin açılması ile daha duygusal devam ediyor. Kendini her zaman sahnede hayal eden Afife'nin mor dönemi kendi kendine dans etmesi ile sona eriyor.  
 
Karanlık sahnelerden sonra araya sıkışan 'beyaz sahne' yumuşatıcıydı. Afife gelin ve sahnede uçuşan duvağı bütün dansçıları saracak kadar uzun. Yaşamı için bir ümit olan bu evliliğin mutluluğunu herkesle paylaşıyor. Kumaş oyunlarının fazla olduğu bu bölümde daha fazla dans görmek isterdim.   
 
Caner Can'ın içime işleyen kanun solosu eşliğinde son dönemini canlandıran İlke Kodal'ın Selahattin Pınar'ı canlandıran Arkın Zirek ile dans ettiği sert pas de deux, aşk ve acının hareketlerde canlanmasıydı. Akıcılığın yerini ters liftlerin, ani bacak değişimlerinin aldığı ikili dans daha çok pozlardan oluşuyor. Ayağında pointe olmasına rağmen parmak ucunda minimum dans eden Kodal, çaresizce yuvarlandığı yatağının üstünde parmak ucuna kalkınca şaşırdım ve heyecanlandım; yumuşak zeminde pointe'ye kalkma bölümünü sakatlanmadan başarı ile sergilediği için sevindim doğrusu.   
 
Ve giderek yükselen notalar ile zirvede bir bitiriş: Elşad Bagırov'un ustalıkla yönettiği orkestraya 19 kişilik soprano ve alto seslerden oluşan koro katılınca Afife'nin acısı kalbime ulaştı. Beş Afife de sahnede... Kuru yaprakların dökülmesi ile simgelenen sonbahar da sahnede. Makyaj masasının sönmeyen ışığı ise 'her ne olursa olsun Afife Jale kendini hep sahnede hayal ederek yaşadı!' diye haykırıyor.
 
Simge Burhanoğlu  

YORUMLAR


Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20