13.08.2011

Wagner: Nibelungen Yüzüğü (Das Rheingold, Die
Walküre, Siegfried, Götterdammerung)
Bayreuth Festival Orkestrası ve Korosu/Joseph
Keilberth
Testament SBT 141412 (14CD)
CD
koleksiyonumun en vazgeçilmez kayıtlarından ikisi, uzun zamandır, Wagner'in
Nibelungen Yüzüğü dörtlemesinin iki yorumu olmuştur: Karl Böhm'ün Bayreuth'dan
canlı performansı (Philips) ile Georg Solti'nin Viyana Filarmoni ile yaptığı
kayıt (Decca). Wagner repertuvarının en ünlü solistlerinin söylediği,
başrollerde gerçek 'heldentenor'ların ve Theo Adam ile Hans Hotter gibi, savaş
sonrası dönemin en büyük Wotan'larının bulunduğu bu setlere olan inancım hiç
sarsılmamakla birlikte, 2006 ve 2007'de aralıklarla piyasaya sürülen ve
eleştirmenlerin büyük övgüsünü alan, 'İlk stereo ‘Yüzük' kaydı' olarak duyurulan
bu seti de merak etmiyor değildim. Joseph Keilberth'in Testament firmasından
çıkan bu kayıtları kısa süre önce bir set olarak bir araya getirildi de ben de
toplu olarak dinleme fırsatı buldum.
Şunu söyleyebilirim ki, tüm Wagner
hayranlarının raflarında bulunması gereken bu set, gerçekten de piyasadaki en
büyük Wagner yorumlarından birisi ve şimdiden birçok kişinin favori 'Yüzük'
kaydı olmaya aday; benim oldu bile…
Bayreuth Festival Orkestrası ile
1955'de gerçekleştirilen bu canlı kayıtlarda, Keilberth'in üstünlüklerini,
sadece görece dahi olsalar, şöyle saymak mümkün: Wotan rolündeki Hans Hotter,
hem Theo Adam'dan daha insancıl ve sıcak, hem de Solti'deki yorumuna göre daha
otoriter. 'Die Walküre'de, Solti'deki James King'in daha hafif tenorunun
yanında, Keilberth'te Ramon Vinay'ın olması büyük avantaj; bu açıdan Böhm'deki
Windgassen ile birbirlerinden farklılar ama Windgassen duygusallığı, Vinay ise
trajik yorumu ile değişik açılardan vurucular. Aynı operada Astrid Varnay,
Birgit Nilsson'a göre daha olgun ve felsefi, ancak onunki kadar, 'çelik gibi
güçlü' bir sese sahip değil. Josef Greindl'ın Fafner ve Hagen'i, Solti'deki
Böhme'nin Fafner'inden daha iyi, Gottlob Frick'in Hagen'ine göre ise daha vakur,
lakin daha hareketsiz…
Bu tip kıyaslamaları uzatmak mümkün olduğu kadar
aslında gereksiz de. Her üç kayıt da, bir dönemin en büyük Wagner yorumcularını
içermekle birlikte, Solti setinden yaklaşık 10 yıl önce yapılmış bu
kayıttakilerin ses olarak bir avantajı olduğu gibi, esas farklılık Keilberth'in
Solti kadar katı ve köşeli olmayan, ama onun kadar tutkulu ve heyecanlı olan
yorumunun üstünlüğü.
Her ne kadar Solti'nin stüdyo kaydının teknik
avantajları Keilberth'e göre daha iyiyse de, Keilberth'in Wagner okumadaki
derinliği daha üstün. Bu farklılık Böhm setinde daha da belirginleşiyor. Çok az
bir farkla olsa da Keilberth seti Solti'den daha iyi. Buna karşılık, her ikisi
de Bayreuth canlı kayıtlarından oluşan Böhm seti ile kıyaslandığında,
Keilberth'in kadrosunun yine az farkla, kayıt tekniği olarak ise belirgin bir
şekilde önde olduğunu belirtmeli.
'Nibelungen Yüzüğü'nün bu en iyi üç
yorumundan hangisinin sizin favoriniz olacağını keşfetmenin tek yolu, hepsini
dinlemek elbette. Ama ne yapıp edin, bu Keilberth setini dinlemeyi ihmal etmeyin
derim.

Tüm Yazarlar