MAKALE

Müziği en doğru şekilde duyabilmek (IV. bölüm)

09.01.2016


Paylaş:

Öncelikle tüm müzikseverlere ve hi-fi tutkunlarına sağlık, huzur, barış ve neşe dolu güzel bir yıl dilerim. Ekim ayında başlayan köşemizde hi-fi cihazlarının yerleşim detayları, yansıtcı, emici alanlar, oda reprodüksiyonu, dikdörtgen odanın kısa duvarına yerleşim, dikdörtgen odanın uzun duvarına yerleşim, kare oda yerleşimi konularına değinerek yerleşim konusundaki bilgilerimizi tamamlamıştık. Bu ay ise; basların ayarları, sahne imajını yoğunlaştırmak ve sık sorulardan biri olan bi-wire hoparlör kablolarına değineceğiz.

 

Basların ayarları

 

Pek çoğunuzun bildiği üzere en büyük sorunlardan biri de dinleme odasının akustik yapısından kaynaklanabilen bas frekanslarının yansıma ve uzama durumudur. İnce ayarları yapmadan önce hoparlörlerin doğru konumlandırılmış olması, en iyi performansı yakalamak için büyük önem teşkil eder. İdeal bas performansını yakalayabilmek amacıyla; gerekli olan doğru yerleşimi sağlamak için en hızlı, en bilinen ve en kısa yöntem muhtemelen karşılık ilkesidir. Bu ilkenin ana fikrini ise karşılıklı olarak hoparlörlerin ve dinleyicinin en doğru konumda olması şeklinde açıklayabiliriz. Tabii ki en ideal yerleşim hoparlörlerin ve dinleyicin odanın iki yanındaki duvarlara yakın olmasıdır ancak bu durum bas frekansların doğru şekilde yakalanmasını sağlarken, sağlıklı bir dinleme ortamı na izin vermez. Farklı türde müzikler ve bu müzikler içerisindeki enstrümanlara dikkat ederek odanızın içerisindeki hoparlörleri nereye yerleştireceğiniz konusunda fikir edinmeniz de ayrıca önem taşımaktadır.

 

Odanızın içerisindeki ekipmanların doğru konumunu bulduğunuzda ise, bu noktaları bir şekilde işaretlemenizi tavsiye ederim. Eğer yeterinden fazla bir bas ile karşılaşırsanız, hoparlörlerinizi duvardan uzaklaştırarak geri dönen bas dalgalarını azaltabilirsiniz. Bazı durumlarda bu yöntem mobilya yerleşimlerinden dolayı imkansız olabilir. Eğer böyle bir durum varsa, mobilyaların yerlerini asla değiştirmeniz mümkün değilse, hoparlörlerinizin yerini değiştirmek yerine odanın içinde daha doğru bir oturma konumu bulmak için çalışmanız gerekecektir.

 

Eğer oturma konumunuz tam olarak ideal dinleme üçgeninde değilse bundan sonra anlatacağımız bilgilere dikkat etmeniz gerekecek. Eğer baslar çok zayıf ise hoparlörlerinizi duvara yaklaştırmanız gerektiğini söylemeden de geçmeyelim.

 

Sahne imajını yoğunlaştırmak

 

 

Başlangıç yerleşim tamamlandığında çok çeşitli müzikler dinleyerek yerleşiminizin ince ayarlarlarını yapabilirsiniz. Her şeyden önce gelen en önemli konu ise kendinizi dinleme üçgeninde doğru yere konumlandırmanızdır. Aşina olduğunuz, kaydını iyi bildiğiniz ve kayıt kalitesine güvendiğiniz albümler ile bu testleri yapamanız ise oldukça önemlidir. Canlı orkestra kayıtları sahne yoğunluğu, vokal kayıtlar ise merkezi konumlandırma için faydalıdır. Kendinizi bir kaç albüm ile sınırlandırmayın, bilirsiniz ki her albüm farklı teknik ve mekanlarda kayda alınmakta ve tüm sonuçlar ise farklı dinleme deneyimleri yaşatmaktadır. Eğer dinlediğiniz her şey kulağınıza iyi geliyorsa hoparlörlerinizin yerleşimi artık tamamlanmış demektir.

 

Bi-wiring bağlantı

 

Bi-wiring bağlantının ana amacı kabloların taşıdığı bas, orta/yüksek frekanslar arasındaki etkileşimi elemine etmektir ve iki tip bi-wiring bağlantı şekli mevcuttur: Gerçek bi-wiring ve içsel bi-wiring.

 

“Gerçek bi-wiring” bağlantıda iki ayrı setten oluşan kablonun herbiri kendi kılıfı içerisinde işlem görür. Bu şekildeki bağlantıda tüm kablolar kendi yatağı içerisinde ya da banana plug ile sınırlandırılır. “İçsel bi-wiring” bağlantıda ise kabloyu oluşturan teller kablonun ceketi içerisinde elektriksel olarak izole edilmiş iki kısımda olup her bölüm kendine ait banana plug ile sınırlandırılmıştır.

 

Demet halindeki teller, elektriksel olarak izole edilmiş bu tarz bi-wiring bağlantı sayesinde direkt olarak birbirlerinden en minimum ölçekte etkilenirler. (aynı ceket içerisindeki demetlerden akım geçerken, herbir demet birbirine daha da yaklaşmaktadır). “Gerçek bi-wiring” bağlantı hem direkt hem elektro-manyetik etkileşimi minimize ederken; “içsel bi-wiring” bağlantı yalnızca elektro-manyetik etkileşime izin vermektedir. Uzun lafın kısası, “gerçek bi-wiring” bağlantı, bi-wiring bağlantı konseptinin tüm avantajlarını sunmaktadır. “Gerçek bi-wiring” bağlantı tüm bu özellikleri dolayısıyla “içsel bi-wiring” bağlantıdan çok daha üstündür.

 

Bi-wiring bağlantı, yüksek performanslı kablolar için muhteşem çözümler sunar; ancak bu noktada unutmamamız gereken bir bilgiyi hatırlamak gerekir: Yüksek performanslı bir kablonun single-wiring bağlantı sonucu, düşük performanslı bir kablo ile yapılan bi-wiring bağlantının sonucundan herzaman iyidir!

 

“Gerçek bi-wire” konfigürasyonunda her hoparlörlün 4 adet terminal girişi bulunmaktadır ve herbiri ayrı kablo ile girişe izin verir. Bu durumda her iki yanda 4 ayrı kablo bulunur ve bu yöntem ses için en iyi sonucu sağlar. Ancak görsel olarak bu durum hoşunuza gitmeyebilir ve bu dört ayrı kabloyu spiral hale getirip; kalın, tek bir kablo gibi kullanabilirsiniz.

 

Eğer amplifikatörünüzün her iki taraf için dört ayrı giriş terminali yoksa (bi-wiring bağlantı için), iki adet spade kullanarak, tek bir terminal girişinden bağlantı yapabilirsiniz. Ancak bu durum mümkün değilse, bir set banana plug kullanabilirsiniz. Bir diğer opsiyon ise bu durum için özel olarak üretilmiş çatal uçları olan kablolar kullanmanızdır. Ancak unutmayınız ki standart dışı kullanacağınız her şekil size ekstra maliyetler getirebilir.

 

Bi-wire bağlantı sırasında unutmamanız gereken en önemli konu ise girişlerin hemen altında bulunan köprüleri çıkarmaktır.

 

Banana plug’lar

 

 

 

Sağlam çatal uçların sunduğu muhteşem performans sonuçlarından bu yana, banana plug kullanımını aslında pek tavsiye etmiyoruz. Ancak kullanılan sistem çatal uçlara izin vermiyorsa elbette uygulayacak başka bir yöntem de kalmıyor gibi düşünsek de, bir başka alternatif ise sıkıştırılabilir banana tipi soket kullanmaktır.

 

Kabloların yanma süreci

 

 

Kabloların da tüm sistemler gibi yanma süreçleri vardır, sonuçlar 9-10 günlük yoğun kullanımdan sonra belirginleşmeye başlar. Toplamda 200-300 saatlik kullanım sonunda kablo tam performansı ile iletkenliğine kavuşur.

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20