02.09.2016

Değerli okurlar, genç klarinet virtüözümüz Ecesu Sertesen'i Tayvan'dan Türkiye'ye dönerken uçakta yakalayıp merak ettiklerimizi sorduk...
Sevgili Ecesu, şu an Taipei'den İstanbul'a dönmekte olduğunu öğrenince derhal bağlanalım istedik. Neden gittin ta oraya kadar? Temaslarını anlatır mısın?
Merhaba Serhan, Tayvan’a Taipei’de 4'üncüsü düzenlenen Buffet Crampon Clarinet Competition 2016’da jüri üyeliği daveti aldığım için gittim. Ardından iki farklı şehirde Kaohsiung ve Taichung’da masterclass’lar yaptım ve en son da Taipei’ye geri dönüp resitalimi gerçekleştirdim ve şu anda da uçakta dönüş yolundayım. Buffet Crampon markasının temsilcisi olarak oraya Asya satış müdürümüz ve fabrikamızın başkanının da isteği doğrultusunda davet edildim.
Buffet Crampon firmasının marka temsilcisi olmak, Seinway artisti olmak gibi bir şey, öyle değil mi? Nasıl kuruldu aranızdaki bu yakın ilişki?
Buffet Crampon sanatçısı olan çok fazla artist var ama şimdiye kadar Türkiye’den yoktu. 2012’de ben Fazıl Say’ın Hayyam Klarinet Konçertosu’nu icra edişimden itibaren hayatım yön değiştirdi ve hayallerime dokunmaya başladım diyebilirim. 18 yıldır enstrümanlarını çaldığım fabrika ile olan ilişkim de yaptığım müzik ile daha fazla alakadar oluşları sayesinde gelişti. 2014 yılının başında Buffet Crampon’un Türkiyedeki tek temsilci sanatçısı oldum. Beni performans artisti olarak internet sitelerinde tanıttılar. Ardından bir sene sonra Hong Kong’a orkestra ile bir solo konser vermek ve masterclass yapmak üzere davet edildim ve Asya yolculuğu da böyle başlamış oldu. Fabrikanın sanatçısı olmak demek onların size maddi manevi her desteği sunması demek. Hiç değilse Buffet Crampon için bu böyle.

Senden önce bu firmanın marka temsilcileri olan isimler kimlerdi? Aralarında Türk sanatçı da var mıydı?
Buffet Crampon’un şu anda marka temsilcileri var. Ben bunu tek başıma yürütmüyorum ancak aktif konser veren, dünyayı dolaşan, yarışmalarda markayı temsil eden ve direkt marka tarafından desteklenen belki de 20 klarinetçi arasındayım ve tek Türküm. Benim için büyük gurur. Florent Heau, Nicolas Baldeyrou, Philippe Cuper gibi isimlerle aynı listede olmak çok güzel bir duygu.
Nasıl bir ilgi vardı sana Tayvan'da? Bize orada geçirdiğin günlerden bahsetsen?
İlgi çok büyüktü. Masterclass’larıma olan katılım sayısı rekor seviyeye ulaşmış, öyle dediler. Dinleyiciler hem Kaohsiung’da hem de Taichung’da salondan taşıyordu. Aktif katılımcılar da çok alakalıydılar. Hatta masterclass’ta yer bulamayan öğrenciler özel olarak çalışmak istedi. İki gün boyunca on sekiz saat kadar ders verdiğimi söyleyebilirim. Şehirleri gezmeye pek vaktim olmadıysa da asistanlarım sayesinde hiç değilse bir yerden bir yere giderken durup azıcık sağa sola bakma imkanı bulabildim.




Yediğin içtiğin de sende kalmasın, onları da bizlerle paylaşır mısın? Tayvan mutfağından neler tattın?
Hong Kong’da Çin mutfağının içinde bir garip Ecesu’ydum şimdi Tayvan’da biraz daha tecrübe sahibiydim elbette. Kolay kolay yeni şeylere adapte olamadığım için ne yazık ki Tayvan’daki dostlarım da biraz damak tadım yüzünden hayal kırıklığına uğradı diyebilirim. Sürekli okyanus balıkları yemeyi tercih ettim. Boğazda yaşayan bir insan olarak 7 günde yediğim balığı burada 2 ayda tüketmemişimdir herhalde. O yüzden bir süre balık yemek hatta görmek bile istemiyorum diyebilirim. J
2016-17 sezonunda nasıl bir Ecesu Sertesen çıkacak karşımıza? Nerelerde konserleri olacak? Dinleyicilerin için hangi sürprizleri hazırlıyorsun?
Amerika’daki patronumuz Fransa seyahatim sırasında benim çalışmama şahit olup çok etkilenmişti, onun bir daveti var sanıyorum önümüzdeki kış New York Showroom’da bir tanıtım, masterclass ve konser gerçekleştireceğim. Bunun yanısıra Hong Kong’dan tekrar bir davet var. Asya'daki dostlarım beni bırakmak istemiyorlar. Ben de açıkçası onları şimdiden özledim. Ayrıca albüm kaydetmek istiyorum. Konser yapmaktan da öncelikli sırada yer alıyor benim için. İlk albüm çoktan kaydetmiş olduğumuz oda müziği albümümüz olarak çıkacak sonra da sürpriz belki aynı anda iki üç albüm bile yapabilirim. Şu anki hayalim ve planlarım bu yönde. Onun dışında operadaki bu sene program da şahane. Herkesi Stravinsky, Britten dinlemeye bekleriz!..
Söyleşi: Serhan Bali


Tüm Yazarlar