ELEŞTİRİ

Frankfurt Müzik Fuarı'nda bu yıl öne çıkanlar, ödül alanlar

06.06.2018


Paylaş:

Yıllardır Avrupa’nın en büyük müzik fuarı olmasıyla bilinen Frankfurt Müzik Fuarı (Musikmesse Frankfurt) kapılarını bu yıl 11-14 Nisan günleri arasında açtı. Müzik Fuarı’nın kardeşi olan ve ağırlıklı olarak sahne ekipmanları dünyasını ağırlayan Prolight + Sound Fuarı ise aynı mekânda bu yıl 10-13 Nisan günleri arasında düzenlendi. 2017 yılında iki fuar toplamda 144 ülkeden 100 bin dolayında ziyaretçiyi Frankfurt’un şehir merkezi içinde yer alan devasa fuar alanına çekmişti. Son yıllarda müzik endüstrisinde yaşanan daralma ve can sıkıcı kan kaybı Musikmesse’yi de etkileyerek hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısının düşmesine sebep olmuş ve bu da fuar yönetimini bir dizi radikal karar almaya sevk etmişti. Bu sıkıntılar iki fuar arasından belki de en çok, her yıl dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda müzik enstrümanı yapımcısı ve satıcısını bir araya getiren Musikmesse’yi vurmuş ve fuar salonlarından bazılarını ya kapatmış ya da küçültme yoluna gitmişti. Musikmesse’yi 2003 yılından bu yana düzenli olarak takip eden bir müzik gazeteci-yazarı olarak bu önemli fuardaki kan kaybını ve son yıllarda yönetimce vurulmaya çalışılan -kimi gayet başarılı- neşterleri önceki yazılarımda okurlarımla paylaşmıştm.
 
Musikmesse’nin popüler müzik alanıyla uğraşanları daha çok çekmek amacıyla fuar alanının merkezinde oluşturduğu DJ-Ses-Kayıt platformu bu yıl da yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Yine aynı amaçla başlatılan Davullar-Perküsyonlar-Gitarlar-Ampliler seksiyonu ise, özellikle fuara davet edilen dünyaca ünlü davulcular ve gitaristlerin verdikleri ustalık sınıfları, atölye çalışmaları ve konserleri sayesinde ilgi gören alanlar oldu.


 
Beni bu yılki fuarda en çok sevindiren olumlu gelişmelerden biri de her yıl kan kaybı yaşadığına bizzat şahit olduğum konser piyanolarına bu yıl yine ayrı bir salon tahsis edilmesi oldu. Son yıllarda elektronik piyanolar-orglarla birlikte aynı salonda teşhir edilen konser piyanoları bu yanlış konumlandırmanın sıkıntısını yaşamış ve fuara katılmaktan vazgeçer olmuşlardı. Üreticilerin tepkisini gören fuar yönetimi bu konuda geri adam atarak, çoğu Avrupa’nın birkaç asırdır faaliyet gösteren konser piyanosu üreticilerini fuara yeniden çekmenin yolunu, onlara eskiden olduğu gibi ayrı bir salon açmakta görmüş. Böylece elektronik piyano-org standlarından yükselen volümden etkilenmeyen alıcı ve satıcılar bu salonda daha rahat ve huzurlu bir ortamda iş görebiliyorlar. Fazioli, Schimmel, Blüthner, Grotrian Steinweg, Steingraeber, Petrov, Kawai, Casio gibi köklü markalar bu tavır değişikliği sonrası geniş standlarıyla bu yılki fuarda temsil edildiler. Yamaha imparatorluğunun bir parçası olan Bösendorfer piyanoları ise bu yıl yine Yamaha’ya ayrılan büyük salonda sergilendi.



 
Akustik enstrümanlara bu yıl da ayrı bir salon ayrılarak yaylı, mızraplı ve vurmalı enstrümanların hepsi ortak bir alanda sergilendi. Akustik olmakla birlikte ürettikleri yoğun ses nedeniyle tahta ve bakır üflemeliler bu salona bitişik daha küçük bir salonda değerlendirilmişti. Musikmesse’nin bu yıl daha fazla önem verdiğini gözlemlediğim bir diğer alan da ‘müzik eğitimi’ idi. Önceki yıllarda bebeklikten ergenliğe uzanan küçük yaştakilere yönelik ‘Music4Kidz’ adında özel bir salonun kurulduğu fuarda (Ben bile kendimi tutamayıp bu salona yerleştirilen vurmalı çalgılar üzerinde her yıl ‘denemelere’ giriştiğimi bilirim) bu yıl müzik eğitimi alanına da geniş bir yer ayrılmıştı. Müzik bilgisi ve beğenisinden yoksun gençlerin toplumda sayıca artmamasına yönelik yapılmış bir karşı atak olarak yorumlamak mümkün Musikmesse’nin bu tavrını. Bugüne kadar 140 bin çocuk ve gence ulaşıldığı bilgisi verilen Music4Kidz salonunun adı ise bu yıldan itibaren ‘Discover Music’ olmuş.  


 
Musikmesse’nin bir uluslararası platform olduğunu her ne kadar ifade etsek de fuarda müzik eğitimi alanında yapılan çalışmaların çok doğal olarak Alman çocukları ve gençlerine yönelik olduğunu ve bu yönüyle fuarın bir lokal etkinliği olduğu gerçeğinin altını çizmeliyiz. Ama yine gençlerin hedeflendiği European Songwriting Award (Avrupa Şarkı Sözü Yazarlığı Ödülü) öyle değil. Yamaha ve Terminal 5 GmbH adlı Alman firması tarafından ortaklaşa olarak bu yıl ilk kez düzenlenen bu yarışma dünyanın bu alanda yeteneğini sergilemek isteyen tüm gençlerine açık. Bu yıl seçilen 5 finalist Yamaha standında toplanan jüri önünde şarkılarını canlı olarak icra etme olanağı buldu. Yamaha firması birinci gelene profesyonel stüdyoda kayıt ve tanıtım yapma olanakları sunuyor.


 
Fuarın son yıllarda endüstriyel boyutta yaşandığını söyleyebileceğimiz kan kaybını önlemeye dönük karşı ataklarından bir diğeri de, fuarı son yıllarda canlı müzik performansları yönünden güçlendirmek olmuştu. Bir başka yerinde karar olarak görülebilecek bu politika değişikliğinin, ‘müzik’ gibi performans boyutu olmadan asla düşünülemeyecek bir alan için yaşamsal önem taşıdığı bu yıl bir kez daha görüldü. Musikmesse Festival 2018 adıyla bu yıl üçüncü kez düzenlenen konser akşamları katılımcılardan ilgi gördü.   
 
Fuar kapsamında verilen ve sahiplerinin kim olacağı her yıl merakla beklenen Alman Müzik Enstrümanı Ödülü bu yıl 28’inci kez düzenlendi. Bu prestijli ödül bu yıl yapımcılar Steffen Friedel ve Gebrüder Mönnig’e takdim edildi. Steffen Friedel Streichinstrumentenbau firması Wappenbratsche Viyola (Escutcheon Viola) ile ödülü kazanırken Gebrüder Mönnig Holzblaseninstrumente firması GmbH Model 155 AM Obua ile ödüle ortak oldu. Ödüllerin verilme gerekçesi olarak, yoğun bir el işçiliğiyle üretilen bu enstrümanların çıkardığı üstün ses kalitesi, özel tasarımı ve çalım kolaylığı gösterildi.



 
Wappenbratsche Viyola, sadece etkileyici işçiliği ve fiziksel güzelliğiyle değil; çalıma uygunluğu, her türlü şarta verdiği olumlu tepki, açık sesi, yüksek volümü ve tınısal renkliliğiyle karar vericileri hayli derinden etkiledi. Viyolanın güzelliği kadar yapımcısı Steffen Friedel’in bu işe başlama öyküsü de gayet sıra dışı. Friedel metal endüstrisinde yıllarca mekanik uzmanı olarak çalıştıktan sonra 2009 yılında ‘yüreğinin sesini dinleyip’ keman yapımcılığı alanında eğitim almaya karar veriyor. Bir yıl sonra atölyesini açan Friedel 2016 gibi çok yakın bir tarihte yaylı çalgı yapımcılığı bölümünden mezun oluyor. Geleneksel İtalyan stilinde kemanlar, viyolalar ve çellolar yapan Friedel 41.5 cm uzunluğundaki Wappenbratsche Viyola’sının ön yüzünde Tirol ladini ve arka yüzünde Bosna akçaağacı kullanmış.


 
Müzisyenlerce aynı ölçüde beğeni kazanan Gebrüder Mönnig yapımı Model 155 AM Obua ise, özellikle pes rejisterde sergilediği güzel tını, geniş bir spektrumda yansıttığı volüm ve karşılık vermekteki üstünlüğü gibi nitelikleriyle öne çıktı. Steffen Friedel’in aksine Gebrüder Mönnig geçmişi 19’uncu yüzyılın başına kadar uzanan köklü bir firma. Öyle ki, 1950’li yıllara kadar dünyanın obua üretimi alanında en iyi, klarnet ve fagot üretimi alanında ise en iyilerinden biri olarak görülen Mönnig firması o yıldan sonra kaybettiği itibar ve pazarı günümüzde yeniden kazanmış gözüküyor.



Alman Müzik Enstrümanı Ödülü 2019 yılında çelik telli gitar ve si bemol trompet alanında verilecek. Ödülün sadece Almanya sınırları içinde faaliyet gösteren enstrüman yapımcılarına yönelik olduğunun yani uluslararası çapta olmadığının, güdülen amacın Alman enstrüman yapımcılarına uluslararası alanda tanınırlık şansı vermek olduğunun ise altını çizelim. Ödül sahipleri madalya kazanmanın yanı sıra ürünlerini kazandıkları bu unvanla tanıtmak hakkına sahip oluyor ve ayrıca enstrümanları fuar süresince açılan özel sergide binlece ziyaretçi önünde teşhir ediliyor. Almanya’da yaşayan enstrüman yapımcılarımıza buradan bir not olarak iletmiş olalım.
 
Frankfurt Müzik Fuarı’nın doğrudan dağıttığı değil ama onunla ilişkilendirilen en önemli ödüllerden bir tanesi de Uluslararası Alman Piyano Ödülü. 2011 yılından beri her yıl verilen bu ödülün önceki sahipleri arasında Misha Namirovsky, Yekwon Sunwoo, Eric Lu ve Lukas Geniusas da bulunuyor. Uluslararası Piyano Forumu tarafından verilen bu ödülün değeri 20.000 Avro gibi yüksek bir rakama ulaşıyor. Ödül sahibi fuarın düzenlendiği günlerden birinde şehrin ikonik konser salonu Alte Oper’de düzenlenen şatafatlı bir konserde orkestra eşliğinde sahneye ve dolayısıyla ‘görücüye’ çıkıyor. 2018 yılı ödülü Hans H. Suh’un oldu. 1990 Seul doğumlu olan Güney Koreli yetenek Suh’un şimdiye kadar elde ettiği önemli yarışma başarıları bulunuyor.

Serhan Bali
Frankfurt

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20