HABER

Fazıl Say'a uygulanan haksız ambargo artık kaldırılsın

10.07.2018


Paylaş:

Dünyaca ünlü piyanist ve bestecimiz Fazıl Say’ın 14 Ağustos akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda vereceği konserin iptal edildiği haberiyle uyandık bu sabaha. Fazıl Say sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımlarda bu nedensiz iptal kararı karşısında yine haklı olarak feryat ediyor ve son yıllarda hep yaptığı gibi, kendisini yok saymakta ısrar eden devlet yetkililerine yönelik ‘barış çağrısını’ yineliyordu.

Konserin organizatörlüğünü üstlenen Atlantis Yapım’ın tatsız haberi ilettiği Fazıl Say, bu sabah saatlerinde yaptığı paylaşımda şu sözlerle takipçileriyle dertleşti: ‘Hayatımın çok zor bir döneminde, annem yoğun bakımda ben de sağlık dertleri içindeyken beni bu tatsız durumun içine itenler dürüst bir şekilde düşünmelidirler, doğru mu yaptıkları? Bakın; güç müziktedir, hiçbir suçum yokken bu tarz yaralar açmalarına da izin veremem. Ben müziğimi yapıyorum, her fırsatta dostluk istiyorum.’

Fazıl Say paylaşımında haklı olarak hedef göstermekten kaçınıyor ama biz üzerimize düşeni yapıp bu iptal kararının arkasındaki merciyi açıklayalım: Söz konusu iptal kararını Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nun bağlı olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yöneticileri almıştır. Fazıl Say’a yönelik olarak devlet kurumları tarafından yıllardır sürdürülmekte olan bu anlamsız ve haksız ambargonun başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’nin üst sıralarında hâlâ bir karşılığı var mıdır yoksa alt kademedeki yöneticiler, ‘ne olur ne olmaz şimdi başımız ağrımasın’ deyip yani bir nevi emniyet tedbiri düşüncesiyle mi bu ambargo ve iptal kararlarını almaktadırlar, o konuda bilgi sahibi değiliz.

Her ne olursa olsun, Türkiye’yi yıllardır dünya çapında en üst seviyede temsil eden bir sanatçısının, sırf muhalif kimlik taşıdığı ve fikirlerini kamuoyuyla otosansür uygulamadan paylaştığı gerekçesiyle eserlerini devlet senfoni orkestralarına seslendirtmemek, sanatçımızı devlete bağlı sanat kurumlarına, sahnelere çıkartmamak haksızlıktır. Fazıl Say da her Türk vatandaşının sahip olduğu haklara sahip bir yurttaş olarak istediği mekanda ve istediği etkinlikte dinleyicileriyle bir araya gelme hakkına sahiptir.

Dilimizde tüy, parmaklarımızda derman kalmadı söylemekten ve yazmaktan. Devlet kurumları ve o kurumların yöneticileri sadece ve sadece halka hizmet etmekle mükelleftir. Devlet halk için vardır, halk devlet için değil. Devlet kurumları ve o kurumların yöneticileri yurttaşına kin gütmek, ona karşı kindar tavırlar takınmak, hoşuna gitmediği davranışlarından ötürü ondan öç almak, ona zarar vermeye çalışmak türünden davranışların içinde olamazlar. Bu tavırlar belki söz konusu yurttaştan hazzetmeyen bazı kesimleri memnun edebilir ama bu tip davranışlarla o yurttaşı seven, takdir eden, görüşlerini paylaşan diğer yurttaşlar da cezalandırılmış olmaktadır. Demokrasiyle idare edildiği iddia edilen bir ülkede bu kasıtlı tutum, anayasaya, yasalara, insan haklarına, demokrasiye, tüm çağdaş değerlere aykırıdır.

‘Bana oy vermiş veya vermemiş herkesin, 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım’ sözünü, yemin edip yeni görevine başladığı 9 Temmuz günü yeniden dillendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, bu ülkenin sanat alanında yetiştirdiği en önemli uluslararası değerlerden biri olarak gördüğümüz Fazıl Say’a reva görülen bu haksız tutuma artık el koymasını, Say'ın son yıllarda sergilediği uzlaşmacı ve barıştan yana tutumunu görüp, ''81 milyonun cumhurbaşkanı gibi davranarak'' elini sanatçımıza uzatmasını bekliyoruz.

Bu ülkede ne olur artık sanatçılar her şeyden önce ideolojilerine bakılarak daha baştan ayrımcılığa maruz bırakılmasınlar, bizim sanatçılarımız-sizin sanatçılarınız ayrımcılığından lütfen vazgeçilsin, sanatçılar düşünceleri ne olursa olsun daima el üstünde tutulsun, onurlarıyla oynanmasın, duyguları incitilmesin...

Serhan Bali

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20