HABER

Klasik müzikteki cinsel taciz skandalına yeni bir kurban daha

02.08.2018


Paylaş:

Amerikalı film yapımcısı Harvey Weinstein’ın 2017’de cinsel taciz-saldırıyla suçlanıp sahip olduğu her şeyi kaybetmesi sahne sanatları dünyasında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. ‘Weinstein etkisi’ denen olgu sinemayla sınırlı kalmayıp başka alanlara da sıçradı. Bu alanlardan biri de klasik müzikti. #MeToo (Ben de tacize uğradım) hashtag’iyle 2018 yılı başından itibaren dünya gündemindeki baş yerini koruyan ve ezici çoğunlukla tacize uğrayan kadınların internette ve sokakta seslerini yükselttikleri bu hareketin klasik müzik dünyasındaki yansıması beklenenden daha sarsıcı oldu. Global klasik müzik endüstrisi dışarıdan bakanlar için zararsız, naif, rafine bir dünya olarak görülür ama bu endüstrinin içinde profesyonel müzisyen ve yönetici olarak çalışanların iyi bildiği üzere aslında dışarıdan göründüğü kadar masum bir dünya değildir bu.
 
Nitekim öyle olmadığının ilk göstergesi James Levine skandalıydı. Amerikalı kudretli orkestra şefi Levine’ın yıllardır klasik müzik endüstrisindeki herkes tarafından iyi bilinen küçük yaştaki erkek çocuklara yönelik cinsel merakı ‘Weinstein etkisi’ ve #MeToo hareketi sayesinde bir anda ortalığa saçıldı. Mağdurlar çıkıp konuştu çünkü Weinstein gibi kendi alanında olağanüstü güçlü bir adamın bile yaptıkları karşılığında çok ağır bir bedel ödediğini görüp kendilerine bu muameleyi reva görenlerin de yanına artık kâr kalmayacağını anlamışlardı. Levine da Weinstein kadar olmasa bile benzer bir muameleye tabi tutuldu. Gerçi onun gibi hapse atılmadı ama on yıllarını verdiği Metropolitan Opera’dan kovuldu, saygınlığı uçup gitti. Levine kendisine yöneltilen suçlamaları hiçbir zaman kabul etmedi, hatta üste çıkıp mağdur edildiğini öne sürerek Metropolitan’ı dava etti, Metropolitan da Levine’a karşı dava açtı.


James Levine
 
Sular henüz durulmamıştı ki klasik müzik dünyasında bu kez Charles Dutoit skandalı patladı. Levine gibi ona da kimse şaşırmadı çünkü günümüzün en büyük şeflerinden biri olan, Martha Argerich’in eski kocası Dutoit kadınlara olan düşkünlüğüyle bilinirdi. Ona yöneltilen suçlamalar cinsel tacizle sınırlı kalmayıp tecavüze de uzanınca iş iyice tatsızlaştı ve büyük şef ‘toplum gözündeki temiz imajını korumak isteyen’ pek çok orkestranın kara listesine alındı, Decca’dan çıkan o muhteşem kayıtlarına radyo kanalları ambargo koydu. Dutoit, Levine gibi sağlık sorunlarıyla kıvranmıyordu, ilerlemiş yaşına rağmen hâlâ dünyanın her yerinde konserler yöneten meşgul bir şef olduğu için yaşadığı şok daha büyük olmalıydı. Levine’ı değil ama Dutiot’yı yakından tanıyan, sanatını takdir eden, onunla birlikte seyahat etmiş bir müzik yazarı olarak bu büyük şefin başına gelenler beni çok etkiledi ama geçmişte belli ki incittiği o kadınların yaşadığı travmanın acısını da içimde hissetmeden edemedim elbette.


Charles Dutoit
 
Son olarak, Washington Post gazetesi klasik müzik eleştirmeni Anne Midgette’in yazısından öğrendik ki, yine benim de çok takdir ettiğim ünlü İtalyan şef Daniele Gatti de geçmişte bir-iki kadın müzisyene cinsel yönden gereğinden fazla yaklaşmış. Gatti’nin de şu sıralar başı epey ağrıyor, açıklama yapıp varsa bugüne kadar incittiği bütün kadınlardan özür dileyen Gatti bakalım paçayı kurtarabilecek mi? Görev yaptığı Amsterdam Concertgebouw Orkestrası’nın olağanüstü saygınlığını düşündüğümde Gatti’nin bu orkestranın başındaki geleceğinden yana pek ümitli olamıyorum. Midgette’in ABD’nin klasik müzik kurumlarında tacize uğrayan kadınların ifşaatlarına yer verdiği sarsıcı makalesi hakikaten deprem etkisi yarattı, öyle ki, yazıda ismi sıkça geçen Cleveland Orkestrası’nın başkemancısı geçenlerde görevinden alındı.


Daniele Gatti
 
Aslında yine klasik müzik endüstrisindeki herkesin çok iyi bildiği üzere, şimdiye kadar ortaya çıkanlar buzdağının sadece üstteki kısmı. Kadına ve erkeğe yönelik cinsel taciz sadece orkestralarda, opera kurumlarında yaşanmıyor, bu işin bir de konservatuvarda öğretmen-öğrenci arasında yaşanan türü var ki orası, arada bir kapağı açılsa da hâlâ kapalı bir kutu. Bu büyük şeflerin icraatları ortaya dökülmeden önce Avrupa ve ABD konservatuvarlarında yaşanan cinsel taciz vakalarını okumuyor muyduk? Andante’de de haberleştiriyorduk bazılarını. Weinstein’dan çok önce ortaya çıkan ünlü İngiliz erken dönem müziği şefi Robert King vakasını da unutmayalım. King cezasını çekip klasik müziğe yorumcu olarak çoktan geri döndü. 20. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış pek çok büyük yorumcunun, şefin bugün yaşasalardı ‘Weinberg etkisi’nden kurtulamayıp hapsi boylayacaklarını düşünmek pekâlâ mümkün zira o yıllarda bu ‘yaramazlıklar’ eşyanın tabiatına uygun görülüyordu ve bu âlemde de yükselmenin anahtarıydı.
 
İşin içinde olanlar başka ünlülerin de topun ağzında olduğunu söylüyor. Benim de tahminim, önümüzdeki günlerde klasik müzik dünyasında ünlü-ünsüz başka isimlerin de geçmişte fütursuzca yapıp ettiklerinden dolayı manşet olacakları yönünde… Bekleyip göreceğiz…

Serhan Bali
İstanbul


Hâmiş: Daniele Gatti'nin hakkındaki iddiaların açığa çıkmasından sonra Amsterdam Concertgebouw Orkestrası'nın başında durmasını beklemediğimi ifade ettiğim yukarıdaki yazımdan sonra beklentim ne yazık ki gerçekleşti ve Concertgebouw 2 Ağustos günü yaptığı kamuoyu açıklamasında birinci şefleri Gatti'yle tüm ilişkilerini bitirdiğini açıkladı. Orkestranın internet sitesinden yapılan açıklamadan anlıyoruz ki, Gatti Concertgebouw'da da maalesef ''uslu durmamış
'' ve orkestranın bazı kadın üyelerine ''birinci şef konumuyla bağdaşmayan'' davranışlarda bulunmuş. Kadın üyeler Midgette'in malum yazısından sonra konuşma kararı almışlar. Concertgebouw gibi dünyanın en önemli senfonik kurumlarından birinin müzisyenleriyle, yönetimiyle, dinleyici kitlesiyle ve hisse sahipleriyle bu tür nahoş iddiaların gölgesinde uzun süre kalması mümkün değildi. Orkestrayla bugüne kadar çok iyi bir ilişkiye ve iletişime sahip olduğunu gözlemlediğimiz, orkestra şefliği alanının günümüzdeki en büyük isimlerinden birinin başına gelenler dünyadaki ve Türkiye'deki tüm müzisyenlere ders olmalıdır diye düşünmeden duramıyoruz. 

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20