Konser-Opera

İDOB'dan son derece başarılı bir Don Kişot

20.11.2018


Paylaş:

19 Ekim akşamı İstanbul Devlet Balesi’nden son derece başarılı bir Don Kişot izledik. Tüm ekip dinamik bir sahnelemeyle hazırlanmıştı. Sadece baş rollerin değil, kadroda yer alan herkesin teknik ve artistik üstünlüğünü ortaya koyduğu coşkulu bir geceydi.

Kitri ve Basilio rollerinde, Berfu Elmas ve Betur Büklü’yü birlikte izlemek, güç, zarafet ve tutkuyu bir arada görmek demek! Ve bu çok nadir rastlanır mükemmellikte bir kombinasyondur. Her ikisi de solo bölümlerinde, pas de deux ve grup danslarında olağanüstü bir teknik performans sergilediler. Berfu, Kitri’nin tutkulu, coşkulu ve muzip yanlarını ortaya çıkarırken, Batur bugüne kadar gördüğüm en asil Basilio oldu.

Orkestradan senkronize ve ihtişamlı bir eşlik dinledik fakat birden çok sahnede tempo ihtiyaçlarından fazla yükseldi ve dansçıların işini zorlaştırdı. Özellikle grup danslarında bu hız farkı diğer detayların daha çok göze çarpmasına sebep oldu. Küçük sahnede dekor, gösterişli renkler, jestler, dinamik koreografiyle bir araya geldiğinde, orkestranın eşliği pastanın üzerindeki krema gibi oluyor. Örneğin, koreografi içerisinde kızların ve erkeklerin birbirini takip ederek yere düşmesinin tekrar ettiği bölüm -dansçıların aynı anda ve aynı şekilde düşüyor olmalarına rağmen- aşırı hızlı olmasından dolayı göz doldurucu olmak yerine göz yorucu durdu. Ya o bölümün koreografisi sadeleşmeli ya dansçı sayısının azaltılmalı ya da daha sakin bir eşlik düşünülmeli.

Çingene Kadın Ebru Cansız muhteşem bir dansçılık sergiledi. O kadar güçlü ve etkiliydi ki her bir notanın beden bulmuş hâliydi diyebilirim. Amor rolünde Eda Yeker sahneye çıktığı ilk andan itibaren sadece Don Kişot’u değil izleyici de büyüledi. Nasıl hafif ve net adımlardı onlar öyle! Su gibi bir sunum… Bayıldım! Asena Ökte, Merve Topaldemir mükemmel bir uyum ile tekniklerini ve dansçılıklarını sahnelediler. Onların sahnede olduğu her an kadronun enerjisi adeta bir çıta daha yukarı yükseldi. Espada rolündeki Oliver Spence müziği, jestlerinin her bir saniyesinde hisseden bir dansçı; izlemek çok keyifliydi. Mercedes’te Özde Eren, Don Kişot’ta Egemen Kement, Sancho’da Panza Ürün İndere eserin tüm dinamiklerini titizlikle ve coşkulu bir anlatımla doldurdular.

Rüya sahnesinde bir anda bir gerilim ve stres hâkim oldu dansçıların yüzüne ve vücuduna. Teknik olarak her şey yolunda gözüküyor olmasına rağmen koreografiyi takip etmekte herkes çok tedirgindi. Klasik bir çizgide kalmanın ya da senkronize olmaya çalışmanın verdiği bir heyecan mıydı? O bölüm başlamadan önce kuliste bir şey mi olmuştu ya da provalardan bu yana devam eden bir durum mu vardı? Belki de rüya sahnesi olmasından ötürü daha ifadesiz, doğa üstü bir anlatım kullanılmak istenmişti? Tedirginliğin arkasındaki sebep her ne ise, bu bölümdeki hissin kesinlikle biraz daha yumuşak bir dokunuşa, daha tatlı bir sahnelemeye ihtiyacı var.

Eserde bir Gamache rolü var ki keyifli bir profesyonellikle canlandırıldığı takdirde eserin bel kemiği olur, hikâyeyi altın tepside seyirciye sunar. 19 Ekim Cuma akşamı izleyicileri olarak işte biz bu kadar şanslıydık çünkü Gamache’yi canlandıran Onur Tunay tek kelimeyle müthişti!

Dekor, kostüm ve ışık birbiriyle son derece uyumluydu. İsmail Dede, Gizem Betil ve Önder Atık harika bir iş çıkarmışlar. Orkestra şefi Roberto Gianola ve tüm ekibe eşlikleri için teşekkürler. Kadıköy’ün göbeğinde bu kadar dansçı müzisyen ve sanatçının sizler için muhteşem bir eser sahnelemesi kıymeti bilinmesi gereken ve içerisinde yüksek derecede emek ve sevgi barındıran bir durum. Ne mutlu ki o akşam Süreyya’da bir tek boş koltuk yoktu ve İstanbullular bu deneyimin keyfini sonuna kadar yaşadı!

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1 Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20