HABER

Şef Orhun Orhon ve Başkent Akademik Orkestrası

25.02.2019


Paylaş:

Bir orkestra ile onu yöneten şef arasındaki kimya ve birliktelik her notada kendini gösterir. Bundan dolayı değil midir ki Batıda, çoğunlukla diyelim, orkestraların daimi şefleri vardır, birlikte nefes alırlar, bu da ruh hallerine, çalışmalarına, icraatlarına yansır. Uyumun öneminin iyi bir örneğini geçtiğimiz akşam genç, yetenekli şef Orhun Orhon yönetimindeki Orkestra Akademik Başkent, Cumhurbaşkanlığı Konser Salonu’ndaki konseriyle verdi.  
 
Programın ilk yapıtı Joseph Haydn’ın 42 Numaralı Senfonisi'ydi. Senfoninin Babası Haydn’ın 1766-1774 arasında bestelediği 53 numaralı senfonisi dışında, 41 ila 60 numaralı yirmi senfonisinden re majör tonalitedeki, oldukça neşeli No. 42 ile ilgili olarak şef Orhon bazı açıklamalarda bulunduktan sonra, Orkestra öylesine bir giriş yaptı ki, doğrusu nefes kesti.

O dönem senfonileri arasında daha ünlüleri sayılan ve daha sıklıkla çalınan 44, 45, 56 ve 49 numaralı senfonileri kadar bilinmese bile, Haydn’ın inceliklerle dolu yazım özelliklerini taşıyan senfoniyi Orkestra Akademik Başkent kusursuz icra etti dense, yeridir. Yaylıların mükemmel beraberliği, nefesli çalgıların titizliği, orkestral tınının zenginliği; Andantino e cantabile (ılımlı ağırlıktan biraz hızlıca ve şarkı söyler gibi) ikinci bölümde yaylılardan çıkan tınıların zarif biçimde akışı; Final bölümünde tüm orkestranın zengin, canlı ve de rafine biçimde eseri sonlandırması etkileyiciydi. Orkestra, şefiyle öylesine bir uyum sağlamıştı, çalışmaları o denli verimli olmuştu ki, Orhun Orhon zaman zaman kollarını kıpırdatmadan, salınarak durdu, meydanı orkestraya bıraktı.  
 
İkinci eser yine az çalınan, W. A. Mozart’ın Dört Nefesli Çalgı için yarattığı Konçertant Senfonisi'ydi. Obua, fagot, korno, klarnet ve yaylı çalgılar için Mozart’ın 1778 bestelediği eserin solistleri, ülkemizde artık iyice tanınan, yetenekli, faal mi faal beş “usta çalgıcıdan” dördü, obuada Ufuk Soygürbüz, klarnette Kıvanç Fındıklı, kornoda Hüseyin Uçar, fagotta Ozan Evruk tarafından seslendirildi. Sevimli bir eser: Şef Orhon’un da belirttiği gibi, pasajlarında başka yapıtlarından temaların duyulduğu, yirmi iki yaşında bir ustanın elinden çıkmış olan bu şakacı eser, şaşırtıcı bir yoğunluğa ve sağlam bir yapıya sahip.  



Mozart çalgıcılara ustalıklarını gösterme imkânını bol bol vermiş. Nitekim Ufuk Soygürbüz’ün (obua) sololarındaki netlik, yumuşaklık, aynı şekilde Kıvanç Fındıklı’nın (klarnet) solo pasajlarındaki pırıl pırıl tınılar, çeşitlemelerle dolu son bölümde Ozan Evruk’un fagotuyla obuaya, diyalog kurarcasına, kusursuzca eşlik etmesi, aynı temayı kıvrak klarnetin ele almasından sonra, yine pes sesli çalgısıyla Hüseyin Uçar’ın (korno) ona refakat etmesi, hepsinin birlikte, obuanın girdiği ana temayı çalış tarzı, virtüozitelerini yansıtıyordu. Orhun Orhon burada da seçkin orkestrayla ve de solistlerle olan ruh birlikteliğini yansıttı, orkestra ile solistler arasında durmasına rağmen, aralarında hiçbir aksama olmadan, uyumlu ve çok güzel biçimde çaldılar.  

Bir de güzel bir sürpriz yaşandı, Anadolu Nefesli Beşlisi’nin beşinci “ustası” flütçü Cem Önertürk sahneye gelerek, encore parçalarında arkadaşlarına katıldı. Bu vesileyle güzel bir Kâtibim düzenlemesiyle, yine çok iyi bir Piazzola ( bestecinin en popüler eserlerinden Adios Nonino’nun uyarlaması)  dinledik.  

Gençlerin etkinliklerini izlemek gerek, kendilerini tanıtmış olanlar, zaten salonları dolduruyorlar. Ama dolduramayan bir o kadar iyi müzisyen de var, onların da bir kez dinlenmesi yeterli, alışkanlık yaratıyorlar. 

BENZER HABERLER

    YORUMLAR


    Akçaağaç Sok. Görhan Apt. No: 1/1A Acıbadem Üsküdar / İSTANBUL | T: 0216 325 27 13 | F: 0216 326 39 20